Altın vatandaşın ve şu anda devletin de en çok önem verdiği yatırım aracı. Ancak 2025 yılında olağanüstü bir performans sergileyerek yıl boyunca 50'den fazla rekor kırarak yüzde 60 yükseliş ile tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşan altın sonrasında 4 bin doların altına bile indi.
Peki altını zirvesinden yüzde 25 düşüren neydi? Tabii ki başta savaş. Normalde savaş gibi jeopolotik risklerin yükseldiği dönemlerde altın tırmanır. Ancak bu kez ezberlerimiz bozuldu. Çünkü ABD-İran arasındaki savaş petrol fiyatlarını yükseltip enflasyon ve doğal olarak başta ABD Merkez Bankası FED olmak üzere faiz artırımlarını göndeme getirince işin rengi değişti. Güçlü dolar, ABD tahvil faizlerindeki yükseliş, altın ETF'lerinden para çıkışı ve merkez bankaları da dahil yükseliş sonrası kâr satışlarının hızlanması altını yere serdi.
ÜÇ BANKADAN OLUMLU RAPOR
Şimdi merak edilen bunun böyle gidip gitmeyeceği. Kısa süre içinde üç dev bankanın yayımladığı analizler altında düşüş trendinin artık sona erdiği görüşünü destekliyor. Altın yatırımcısınnı yüreğine su serpiyor. HSBC, UBS ve Saxo Bank yayımladığı son analizlerde altındaki geri çekilmenin bir çöküş değil, bir düzeltme ihtiyacı olduğunu söylüyor. HSBC, güçlü dolar ve yüksek faiz gibi altını baskılayan gelişmelerin büyük ölçüde fiyatlara yansıdığını, mevcut görünümün de düşüşten çok dengelenme sürecine işaret ettiğini kaydediyor. Saxo Bank'a göre de altın, kalıcı bir düşüş trendine girmek yerine yeni yükseliş öncesinde taban oluşturuyor. İsviçreli bankacılık devi UBS ise mevcut geri çekilmeyi büyük bir yatırım fırsatı olarak görüyor. Banka, altının önümüzdeki 12 ay içinde yaklaşık yüzde 28 değer kazanabileceğini öngörüyor.
TABANA SADECE 4 PUAN KALDI
Bankaların söylemlerini tarihsel veriler destekliyor. Dünya Altın Konseyi çalışmasına göre 1971'den bu yana altının rekor yüksek seviyeye ulaştıktan sonra yüzde 20'den fazla düştüğü sekiz olay yaşandı. Bu 8 olayda ortalama düşüş yüzde 36, medyan düşüş ise yüzde 29 oldu. Şu anda altın fiyatı rekor yüksek seviyesinin yaklaşık yüzde 25 altında bulunuyor. Yani ortalama düşüşe sadece 4 puan var.
Diğer yandan ABD-İran çatışmasıyla birlikte altında fiyat oynaklığı yüzde 50'nin üsütne çıktıktan sonra yüzde 30'un altına düştü. Ancak yine de 20 yıllık ortalaması olan yüzde 17'nin hala çok üstünde seyrediyor. Altın fiyatındaki oynaklık tarihsel olarak ani yükselişlerden sonra ortalamaya geri dönüyor.
MERKEZ BANKALARI ALIMLARI DEVAM EDER
Diğer yandan altını yukarı çekmesi beklenen dinamikler de hala mevcut. Eğer ekonomik büyüme yavaşlarsa ve faiz oranları düşerse, altın orta düzeyde bir yükseliş görebilir; artan küresel riskler ciddi bir durgunluğa yol açarsa, altın güçlü bir yükseliş yaşayabilir.
Altında önemli başlıklarnı başında merkez bankalarının altın alımları geliyor. Altın Konsiye'nin son verilerine göre merkez bankalarının altın alım hızlarının düştüğü görülürken bankalar altın konusunda olumlu beklentilerini sürdürüyor. Uzmanların yüzde 89'u küresel merkez bankası altın rezervlerinin önümüzdeki 12 ay içinde artacağına inanıyor.
ETF'LER GERİLEDİ AMA YILLIK OLARAK ARTIŞ VAR
Altıın fiyatını belirleyen diğer etken ise yatırımcı talebi. Veriler küresel yatırımcıların Haziran ayında altın ETF'lerindeki varlıklarını daha da azalttığını gösteriyor. Fiziksel olarak desteklenen altın ETF'lerinden ay boyunca 8,9 milyar dolar çıkış yaşandı.
Haziran ayındaki kayıplara rağmen, küresel altın ETF'lerine girişler yılın ilk yarısında 8 milyar doları ile pozitif seviyede kaldı. Asya, küresel girişlere hakim oldu ve bölgenin tarihindeki en güçlü ilk yarıyılı yaşadı; Kuzey Amerika ise kayıp yaşayan tek bölge oldu. Küresel altın ETF'lerinin varlık yönetimi (AUM) ilk yarıda %6 azaldı; bu da pozitif girişlere rağmen altın fiyatındaki düşüşü yansıtıyor. Toplam varlıklar ise 18 tonluk hafif bir artış gösterdi.
İlginç bir şekilde, gün içi analiz, altının hareketlerinin büyük kısmının Asya ve ABD işlem saatlerindeki aktiviteyle bağlantılı olduğunu gösteriyor. Geri çekilmelerin çoğu ABD saatlerinde gerçekleşirken, tersine, altının toparlanmaları genellikle Asya saatlerinde meydana geliyor. Bu durum, Asyalı yatırımcıların (ve tüketicilerin) fiyat keşfi ve yönlendirmesinde giderek daha önemli bir rol oynadığını ortaya koyuyor.
HİNDİSTAN ETKİSİ
Altın filyatının gerilemesinde Hindistan da etkili. ABD-İran çatışması Hindistan'ın petrol arzını ve enerji fiyatlarını etkilediğinden, hükümet, Hindistan rupisi üzerindeki artan baskı karşısında döviz rezervlerini korumak için müdahale etmek zorunda kaldı. Nisan başından bu yana, altın ithalatını azaltmayı amaçlayan bir dizi önlem aldı. Bunlar arasında gümrük vergisinde keskin bir artış (yüzde 6'dan yüzde 15'e) ve altın alımlarını kısıtlamayı hedefleyen tüketiciye yönelik mesajlar yer alıyor. Ülkenin ithalat vergilerindeki yüzde 10'luk artışın altın filyatını yüzde 2 aşağı çektiği hesaplanıyor.



