Ana içeriğe geç

Japonya'da erkek veliaht sıkıntısı: Kadın imparator yasağının geçmişi neye dayanıyor?

Japon parlamentosu, imparatorluk ailesinin giderek küçülen yapısına ilişkin endişeler nedeniyle imparatorluk veraset kurallarını gevşeten bir yasa tasarısını onayladı.

Japonya'da erkek veliaht sıkıntısı: Kadın imparator yasağının geçmişi neye dayanıyor?
BBC Türkçe
16

Japon parlamentosu, imparatorluk ailesinin giderek küçülen yapısına ilişkin endişeler nedeniyle imparatorluk veraset kurallarını gevşeten bir yasa tasarısını onayladı.

Meslisten geçen yasa tasarısı, imparatorluk ailesinin 15 yaşından büyük uzak erkek akrabaları aileye kabul etmesine izin veriyor.

Tasarıyla kadınların kraliyet ailesi dışından biriyle evlendikten sonra da kraliyet statülerini korumalarını sağlıyor.

Ancak kadınların tahta çıkmasını engelleyen yasayı değiştirilmedi.

Kadın bir imparatora yönelik güçlü kamuoyu desteğine rağmen, mevcut imparatorun tek çocuğu olan Prenses Aiko hâlâ tahta çıkma hakkına sahip değil.

Japonya, 2.600 yılı aşkın bir geçmişe uzandığına inanılan, dünyanın kesintisiz devam eden en eski kalıtsal monarşisine sahip.

Fakat BBC Dünya Servisi'ne konuşan Japon gazeteci Mayu Yoşida, kadın imparator yasağının görece yakın bir tarihte, yaklaşık 130 yıl önce yasaya geçirildiğini söylüyor.

O tarihten önce, ülkenin kadın imparatorları da olmuştu.

Şu anda taht sıralamasında ilk olarak, imparatorun küçük kardeşi olan 60 yaşındaki Fumihito bulunuyor.

Fumihito'nun 19 yaşındaki oğlu Prens Hisahito ise ikinci sırada yer alıyor.

Taht için uygun son aday olan imparatorun 90 yaşındaki amcası üçüncü sırada bulunuyor.

Yasada herhangi bir değişiklik yapılmaması durumunda, Prens Hisahito'nun erkek çocuğu olmazsa veraset hattı sona erecek.

Ancak yeni yasayla birlikte, eski imparatorluk kollarından 11'inin erkek torunları yeniden aileye kabul edilebilecek.

Bu aile kolları İkinci Dünya Savaşı'nın ardından imparatorluk ailesinden çıkarılmıştı.

Geniş aile

Bu değişikliğin yapılmasında, kraliyet görevlerini yürütebilecek aile üyesi sayısının 16'ya düşmesi etkili oldu.

Fakat BBC Dünya Servisi'ne konuşan Japonya'daki Seişin Joşi Üniversitesi'nden iletişim profesörü David McNeill, 2. Dünya Savaşı'nın ardından kraliyetten çıkarılmış kişilerin torunlarının bugün kraliyet görevleri üstlenmeye istekli olmayabileceğini, kraliyet ailesindeki hayatın ve kuralların son derece kısıtlayıcı hissedilebildiğini ekliyor.

Tasarıyla imparatorluk ailesinin kadın üyeleri de halktan biriyle evlenseler bile kraliyet statülerini koruyabilecek.

Daha önce unvanlarından vazgeçmek ve ailelerinden ayrılmak zorunda kalıyorlardı.

Prenses Mako da 2021 yılında üniversitede tanıştığı sevgilisiyle evlenebilmek için ünvanlarından vazgeçmişti.

Bu değişiklik, saray törenlerine katılmak ve kamuoyu önüne çıkmak gibi resmî görevleri sürdürebilecek daha geniş bir kraliyet ailesine olanak tanıyor.

Ancak kadın üyelerin halktan kişilerle olan evliliklerinden doğan çocuklar yine de tahta geçemeyecek.

Japonya'nın imparatorluk sisteminde uzun zamandır gerçekleştirilen en büyük reform olan bu yasa, İmparatorluk Hanedanı Yasası'nın ana metninde 1949'dan bu yana yapılan ilk değişiklik oldu.

İmparatorluk ailesindeki erkek varis eksikliği uzun süredir kamuoyunda endişe yaratıyor.

Bununla birlikte, kadınların tahta çıkmasına izin verilip verilmemesi konusunda da tartışmalar sürüyor.

Başbakan Sanae Takaichi ve diğer muhafazakâr siyasi liderler, bunun imparatorluğun meşruiyeti açısından önemli olduğunu savunarak yalnızca erkeklerin veraset hakkına sahip olduğu kuralları desteklediklerini ifade etti.

Ancak kamuoyu yoklamaları, kadın bir hükümdara yönelik güçlü desteği ortaya koyuyor.

Mainichi Shimbun gazetesinin Haziran ayında 2.000'den fazla kişinin katılımıyla yaptığı bir araştırmada, katılımcıların %70'inden fazlası kadın bir imparatoru desteklediklerini söyledi.

Kyodo News tarafından yapılan bir başka ankette ise katılımcıların %83'ünün bir kadının tahta çıkmasına izin verilmesinden yana olduğu görüldü.

Prof. David McNeill bu konunun tekrar gündeme gelmesinde, Japon toplumundaki cinsiyetçilik üzerine tartışmaların da etkili olduğunu söylüyor.

Orijinali İngilizce olan bu makalenin çevirisinde yapay zekadan yararlandık. Yayınlanmadan önce çeviriyi bir BBC gazetecisi kontrol etti. Yapay zekayı nasıl kullandığımız hakkında daha fazla bilgi burada.

Kaynağa Git