ABD ve Kanada arasında süregelen gerginlik, ABD Başkanı Trump’ın gümrük vergilerinde keskin bir artış kararını vermesiyle yeni bir safhaya girdi.
İki ülke arasındaki ticari ve siyasi dengeyi Eski Kanada Dışişleri Bakanı Christina Freeland kaleme aldı.
ABD, gümrük vergilerinin 30 gün içinde yürürlüğe gireceğini açıkladı. Kanada'ya geniş bir ürün yelpazesinde %50 oranında gümrük vergisi uygulama tehdidi, riskleri artırıyor ve Kanada'nın taviz vermemesinin sonuçlarını gösteriyor.
Misillemenin işe yaradığını savunan Freeland, "Örneğin Çin, yıllarca kritik tedarik zincirlerini kontrol ederek jeopolitik nüfuzunu dikkatlice inşa etmişti. Aynı şekilde Kanada'nın alkol boykotu da çoğunlukla tüketici tercihi ve bazı içki şirketlerinin ABD alkolünü satın almama kararıyla desteklendi. Bu sebeple ABD'nin Kanada'ya alkol ihracatı 2024'ten 2025'e kadar %70 oranında azaldı ve bu da ABD endüstrisi için 536 milyon dolarlık bir kayıp anlamına geliyor" dedi.
ABD'nin çelik ve alüminyuma uyguladığı ilk gümrük vergilerine, Avrupa Birliği ve Meksika ile koordineli olarak, 2018 yılında bire bir misilleme ile karşılık verdiklerini ve sonraki 11 ayın acı verici olduğunu söyleyen Freeland, "Ama biz kararlı durduk ve bir yıldan kısa bir süre sonra gümrük vergileri kaldırıldı” ifadesini kullandı.
Freeland, ABD'nin planlama konusunda da kötü olduğunu savunuyor:
"Gümrük vergilerinin ilk kuralı, ara mallara değil, nihai ürünlere uygulanmasıdır. Bugün eyalet tarafından yürütülen alkol boykotu da aynı prensibi izliyor. Ontario şarabı satışlarında %44'lük bir artışa yol açtı."
Dünyaya etkisi ne olur?
Freeland'e göre Kanadalılar dışında ticaret cezalarıyla, egemenliğe yönelik saldırılarla karşı karşıya kalan diğer tüm ortaklar; son seksen yıldır ittifaka liderlik eden ülke tarafından derin bir ihanete uğramış hissediyorlar. Birçoğu ABD'ye tekrar tam olarak nasıl güveneceğinden emin değil.
Kimileri bu kopuşun Amerikan yüzyılının sonu ve ABD sonrası dünyanın başlangıcı anlamına geldiğine inanıyor. Dünyanın otokratları yükselişte ve birleşmiş durumdalar. Çin, İran ve Kuzey Kore'nin Rusya'nın Ukrayna'yı işgalini desteklemesi tesadüf değil.
Dünya demokrasiyi ABD olmadan da sürdürebilir, ancak en büyük ekonomiye ve en güçlü orduya sahip olan ülke olmadan daha zayıf olur.