Ankara, sol, sosyalist ve demokrat kesimlerin geniş katılımıyla gerçekleşen "Birleşik bir muhalefet yolunda yan yana geliyoruz" forumuna ev sahipliği yaptı. MMO Eğitim ve Kültür Merkezinde düzenlenen buluşmada, tek adam rejimine karşı ortak mücadele zeminleri tartışıldı. Eski TMMOB Başkanı Emin Koramaz'ın açılışını yaptığı forumda, işçi sınıfının örgütlenmesi vurgusuyla birleşik mücadele önerileri ön plana çıktı.
Koramaz: Ancak birleşik mücadeleyle durdurulabilir
BirGün'ün haberine göre Emin Koramaz konuşmasında Türkiye'nin kökten bir rejim dönüşümünden geçtiğini belirtti. "Karşımızdaki, sıradan bir iktidar değil; tüm kurumları tek bir kişinin iradesine teslim eden, hukuku hiçe sayan, cumhuriyetin laik, bilimsel ve kamucu ruhunu sistematik olarak tasfiye eden bir tek adam rejimidir" diyen Koramaz, "Tek adam rejimi ancak birleşik mücadeleyle durdurulabilir" değerlendirmesinde bulundu.
Özkan Atar: Nasırlı ellerimizle eşit ve özgür bir ülkeyi inşa edeceğiz
Beyazıt İlhan, Fatoş Erol ve Fevziye Sayılan kolaylaştırıcılığında yapılan forumda konuşan Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Başkanı Özkan Atar, işçi sınıfı ve emekçilerin yaşadığı ağır baskı ortamına dikkat çekti.
Atar, ülkedeki ekonomik ve sosyal adaletsizliklerin temelinde "örgütsüzlük" olduğuna vurgu yaptı. İşçilerin en masum hak arayışlarında bile devlet şiddetiyle karşı karşıya kaldığını belirten Atar, mücadelenin mevcut hakları savunma aşamasının ötesine geçmesi gerektiğini ifade etti.
Atar, "Biz artık var olan haklarımızı savunmaktan ziyade, eşit, özgür, adil bir ülkeyi yeniden inşa edebilmek, sömürgecilerden kurtarmak için ayağa kalkmak durumundayız. İşçi sınıfımızı alın terini, emeğini ve geleceğini kendi ellerimize almak için bu mücadeleyi vermek durumundayız" dedi.
Mücadelenin fabrikalarda, emekçi semtlerindeki komitelerde tabandan örgütlenmesi gerektiğini vurgulayan Atar, "Örgütlenme hakkımızın elimizden alınmadığı, grevlerimizin yasaklanmadığı, sokağa çıktığımızda en temel anayasal haklarımızı kullandığımızda devlet şiddetiyle karşı karşıya kalmadığımız, eylem yapma ihtimaliyle sabaha karşı evlerimizden alınmadığımız, özgür, eşit ve herkesin insanca yaşadığı bir ülkeyi inşa edeceğimize, nasırlı ellerimizle bunu sağlayacağımıza yürekten inanıyoruz" dedi.
Gökhan Günaydın: Artık inşayı örgütlemek zorundayız
CHP Grup Başkan Vekili Gökhan Günaydın ise konuşmasında Türkiye’ye ve çevre coğrafyaya ABD Büyükelçisi Tom Barrack'ın deyimiyle "hayırsever monarşi" elbisesi giydirilmek istendiğini belirterek, "Türkiye ya bu elbiseyi giymeyi kabul edecek, ya da onurlu bir şekilde ne olursa olsun buna hayır diyecek. Buna hayır diyen insanlarla bir aradayız" dedi.
Baskılara ve yargı operasyonlarına karşı toplumsal muhalefetin direniş hafızasını hatırlatan Günaydın, muhalefet cephesinin artık sadece "hayır" diyen bir pozisyonda kalmaması gerektiğinin altını çizdi. Günaydın, "İtirazı örgütlemek çok güzel. O onurlu duruş çok kıymetli. Ama bunun yanında artık inşa süreçlerini örgütlemek zorundayız. Arzu ettiğimiz ve beklediğimiz Türkiye'yi nasıl kuracağımızı, hangi yollarla buna varacağımızı, neredeyse ortak ve basit bir temel program çerçevesinde kurabilmeliyiz" diye konuştu.
Günaydın, dayanışma mesajı vererek, "Renklerimizin canlılığını ve çeşitliliğini kaybetmeden, ortak taleplerimizi sağlam bir inançla ve kararlılıkla bir araya getirmenin büyük bir önem taşıdığını düşünüyorum. Öfkemiz büyük. Zaman öfkeyi umuda dönüştürme, umudu örgütleme zamanı" dedi.
Ali Ekber Çakar: Bu irade dalga dalga büyüyecek
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar da yan yana gelmenin tek başına yeterli olmadığını vurguladı; halkın sorunlarına temas eden birleşik ortak mücadelenin, kalıcı ve örgütlü olması gerektiğini söyledi.
Çakar, "Geleceğimiz emeğiyle yaşayanların, kadınların, gençlerin, emeklilerin ve köylülerin ortak sözü, iradesi ve mücadelesiyle kurulmalıdır. Mesleki birikimimizi bu ülkenin yağmalanması için değil, halkın eşit, özgür ve insanca yaşayacağı bir gelecek için kullanacağız. İnanıyorum ki bu salonu dolduran, bu ülkenin ilerici, demokrat yurtsever birikimi, eşit ve özgür yarınlarımızı kuracak iradenin ta kendisidir. Bu irade buradan dalga dalga büyüyecek, gerici iktidarın dayatma politikalarını hep birlikte mutlaka yeneceğiz" dedi.
Burcu Sarı: Çok umutluyum
Akademisyen Burcu Sarı ise umut vurgusu yaptığı konuşmasında, "Bu memleket bize çok fazla umut veriyor. Bugün burada olduğum için çok umutlu, çok mutluyum. Ne yapacağımızı biliyoruz. Mesele sadece komşumuzu, arkadaşımızı, öğrencimizi, çocuklarımızı da buraya getirme meselesi" dedi.
Seyhan Erdoğdu: Söylemde yumuşak, eylemde ilkeli ve güçlü…
İktisatçı Seyhan Erdoğdu da forumda yaptığı konuşmasında, yan yana duruşun "Söylemde yumuşak, eylemde ilkeli ve güçlü" olması gerektiğini belirtti.
Erdoğdu, "Siyasi görüşleri bizim görüşlerimize uymayan, inançları bizim dünyaya bakışımıza uymayan, değerleri bizim değerlerimize uymayan geniş emekçi yığınlarıyla, işçilerle bir arada olacağımızı, yan yana duracağımızı düşünmemiz lazım. Bu yan yanalık sadece bir sol yan yanalık değil, geniş emekçi yığınlarının demokrasi güçlerinin yan yanalığı" dedi.
Fatih Erdoğan: Gençliğin siyaseti yok edilemeyecek
ODTÜ öğrencisi Fatih Erdoğan ise, "Tek adam rejimine, sisteme karşı olan her kitleye ses vermek, birbirleriyle dayanışacak ağları kurmaya yardım etmek bir sorumluluk ve gençlik bu konuda üzerine düşeni yapıyor. Yargının, polisin ya da provokatör aparatların müdahalesi gençlik siyasetini yok edemiyor ve edemeyecek" diye konuştu.
Şenal Sarıhan: Kolları sıvamak zorundayız
Yurttaş Birlikteliğinden Şenal Sarıhan da "Uzun süredir şunu kullanmak istiyoruz: Ya hep beraber ya hep beraber. Çünkü mutlaka mücadele etmek, kolları sıvamak zorundayız" dedi.
İlhan Cihaner: Yan yana durmak tarihsel sorumluluğumuz
CHP Parti Meclisi Üyesi İlhan Cihaner de "Eğer bu iktidardan kısa sürede çıkılmazsa, hem bu rejimin tahkim edildiği, kalıcılaştırıldığı, hem de sonrasının garanti altına alındığı bir süreci yaşayacağız. Onun için bizim tarihsel sorumluluğumuz yan yana durmak, omuz omuza gelmek. Umarım herkes bu sorumlulukla davranır" ifadelerini kullandı.
Selçuk Candansayar: En geniş cepheyi kuracağız
Türkiye Psikiyatri Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Selçuk Candansayar da "Yeni bir şey keşfetmeyeceğiz. Çok belli. En geniş cepheyi kuracağız. Slogan son derece uygun, yan yana duracağız. Bir kesişim kümesi bulmak zorundayız. Bu yüz yıl önce 8 saatlik iş günüydü" dedi.
Zeynel Abidin Ergen: Teslim olmayacağız
Tüm Emeklilerin Sendikası Genel Başkanı Zeynel Abidin Ergen de "Demokratik haklarımızı, örgütlenme özgürlüğümüzü bu sistemin sınırları içerisinde hapseden bir anlayışa teslim olmayacağız. Birleşik bir muhalefet yolunda yan yana geliyoruz ifadesi çok anlamlı" diye konuştu.
Kayıhan Pala: 'Koşul budur' diyebilmek önemli
CHP Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, "Hangi örgütten geldiğimiz, nasıl bir çerçeveden geldiğimiz meselelerini en azından bir süre için bir kenarda tutup, 'Yan yana durmanın koşulu budur' diyerek yola çıkabilmek çok önemli" ifadelerini kullandı.
Oğuzhan Müftüoğlu: Seçim kazanmakla bitmeyecek
BirGün yazarı Oğuzhan Müftüoğlu da "20 yıl önceki Türkiye'de değiliz" diyerek şunları kaydetti: "Ordu olsun, istihbarat olsun, yargı olsun, devletin bütün kurumları karşı tarafın eline geçmiş durumda. Sadece bir başkan seçmenin, parlamento seçimlerini kazanmanın yetmeyeceğini bilmek lazım. Seçim kazanmakla bitmeyecek, seçimden sonra da amaçlarımıza ulaşmak için mücadelenin süreceği zor bir dönem var önümüzde."