İran’ın dini lideri Mücteba Hamaney’in, ABD ile aylar süren müzakerelerin ardından 19 Haziran’da imzalanan mutabakata “Prensip olarak farklı bir görüşe sahiptim” sözlerini kullanarak verdiği onay, anlaşmanın ‘zafer’ olarak sunulduğu Tahran’da yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.
Hamaney’in kullandığı ‘prensip olarak’ ifadesi, mutabakata onay verenlerle vermeyenleri karşı karşıya getirdi.

MESAJ MI VERDİ?
İngiliz The Telegraph’ın haberine göre Hamaney, mutabakatı onayladığını duyurduğu mesajında, “Prensip olarak farklı bir görüşe sahiptim. Ancak Cumhurbaşkanı’nın (Mesud Pezeşkiyan) verdiği taahhüt nedeniyle bu izni verdim” demişti.
Farsça kaleme alınan açıklamada, Arapça “alal-usul” (prensip olarak) ifadesi, imzaların üzerinden iki hafta geçmesine rağmen Tahran’da tartışmaların odağına yerleşti.
Bir kesim, Hamaney’in ekonomik kriz ve yaptırımların gölgesinde diplomasiye gönülsüz de olsa yeşil ışık yaktığı görüşünü savunurken; diğer kesim ise bu ifadeyi, ‘İran’ın yeni tavizler vermek yerine direniş hattını koruması gerektiğine yönelik örtülü bir mesaj’ olarak değerlendirdi.

MESELE HALİNE GELDİ
İranlı yetkililer de Hamaney’in kullandığı ifadenin yönetim içinde ciddi bir belirsizlik yarattığını savundu. Bir yetkili, “Özellikle sahadaki komutanlar, sürece şüpheyle bakmaya başladı. Hameney’in iradesi dışında kendisine bir şeylerin dayatıldığını düşünüyorlar” dedi.
KALİBAF’IN RÖPORTAJI KESİLDİ
Hamaney’in sözlerinin yol açtığı tartışmaların son adresi ise devlet televizyonu oldu.
İran devlet televizyonu IRIB, baş müzakereci Muhammed Kalibaf’ın önceki gün anlaşmaya ilişkin değerlendirmelerde bulunduğu röportajını aniden kesti. Kalibaf’ın konuşması sırasında ekranın karardıktan sonra kanalın başka bir programa geçtiği görüldü.

KRİZ DERİNLEŞİYOR
Kesintinin Kalibaf’ın sertlik yanlısı çevrelerin eleştirilerine yanıt verdiği bölümde yaşandığı belirtilirken, IRIB daha sonra röportajın ikinci bölümünün ertesi gün yayımlanacağını savundu.