Ana içeriğe geç

Evrensel: Emeğin sesi, gerçeğin habercisi

Evrensel, yaygın olandan farklı bir gazeteciliği teşvik ediyor. Bu tercih sadece bir içeriğin diğeriyle yer değiştirmesiyle ya da iktidar güdümündeki medya tekellerine karşı konumlandırılmış bir gazetecilik hedefiyle sınırlı değil.

Evrensel: Emeğin sesi, gerçeğin habercisi
Evrensel
16

Bolşeviklerin Rusya’da iktidara geldiği günlerde, dünyanın dört bir yanında olduğu gibi İtalya’da da bu konuda haber kıtlığı yaşanıyordu. Rusya’daki devrimin ilk haftasında İtalyan sağının Gazzetta del Popolo gazetesinde, bir grup başıbozuğun Kışlık Saray’ın şarap mahzenlerine girip sarhoş olduğu, sonra oradan güç kullanılarak atıldığı yazıldı. Tarihin akışını değiştiren bir devrim bu haberde basit bir yağmacılığa, serseriliğe indirgenmişti. Burjuva basınının çarpıtma ve algı yönetimi faaliyeti, günümüzde olduğu gibi o dönemde de siyasal alanın ayrılmaz bir parçasıydı.

İtalyan devrimci Antonio Gramsci, Rusya’da önemli bir dönüşümün yaşanmakta olduğunu sezmekteydi ve Rusya’da olup bitene ilişkin çarpıtma ve sansüre müdahale gerekliliğinin farkındaydı. O haberin yayınlanmasından iki hafta sonra Il Grido del Popolo (Halkın Çığlığı) ismini taşıyan ve Torino’da yayınlanan işçi gazetesinde yer alan Boris Souvarine’nin makalesinin altına şu kısa notu yazdı: “Rus Devrimi hakkında son gelişmelerle ilgili güvenilir bilgi alamıyoruz. Bir süre daha böyle bir bilgi alamayabiliriz. Il Grido del Popolo, öngörmenin zor olmadığı gibi, Rus Devriminin Kerensky aşamasında kalamayacağını öngörmüştü. Sovyet Devrimi devam ediyordur ve edecektir.”

Gramsci’nin burjuva basınının çarpıtma gayretlerine, ideolojik bakış açısıyla beslenen sezgileri üzerinden verdiği cevap devrimci bir işçi gazetesinin işlevine ilişkin çarpıcı örneklerden biridir. Bu özgün işçi sınıfı gazeteciliği örneğinde Gramsci, 1917 yılının ilk aylarından itibaren başta Çarın devrilmesi olmak üzere Rusya’da yaşanan gelişmeleri ve Lenin önderliğindeki Bolşeviklerin siyasal çizgisini dikkate alarak şekillendirdiği öngörüsüyle “Sovyet Devrimi devam ediyordur ve edecektir.” diyerek sansürün ve çarpıtmaların boş bıraktığı yeri sezgisiyle doldurmuş, bir gazeteci olarak İtalyan işçi sınıfını bilgilendirme görevini yerine getirmişti.

Gazetecilik sadece haber vermekle sınırlanamaz

Sosyalist bir gazete sadece haber vermekle yetinmez. Bir işçi gazetesinin işlevini kapitalist sistemin adaletsizliklerini göstermekle, ülkenin ve dünyanın dört bir yanında gerçekleşen mücadeleleri haber vermekle sınırlayan bakış, yanlış olmasa da eksiktir.

Günümüzde hem dünyada hem de ülkemizde neyin ‘haber’ olduğuna büyük sermayenin kontrolündeki medya tekelleri karar veriyor. Bu güç odakları sadece erişebileceğimiz haberi seçmekle, neyi görmemiz, okumamız veya dinlememiz gerektiğini söylemekle yetinmiyor; onları nasıl anlamamız gerektiğine de karar vermek istiyor. Egemenlerin çıkarını önceleyen bu tutum, “nesnel” ve “bağımsız” gazetecilik yapıldığı iddiasıyla açıklanmak isteniyor. Tarafsızlık kılıfı içinde sürdürülen gazetecilik faaliyeti tabii ki olanı yansıtmıyor.

32 yaşındaki Evrensel’in anlamı

Evrensel’e emek verenler de nesnel bir duruşla haber yapıyor. Ancak burada nesnellik iddiası ısrarla sürdürülen bir taraflılıkla soyut bir iddia olmaktan çıkarılıyor. İşçi sınıfı taraflılığıyla tamamlanıyor. Gazetede bu duruş, ‘Emeğin Sesi’ olarak tanımlanıyor.

Evrensel, yaygın olandan farklı bir gazeteciliği teşvik ediyor. Bu tercih sadece bir içeriğin diğeriyle yer değiştirmesiyle ya da iktidar güdümündeki medya tekellerine karşı konumlandırılmış bir gazetecilik hedefiyle sınırlı değil. Yeni bir gazetecilik biçimi yaratma yollarını araştırıyor. Algı yönetiminin zirve yaptığı bir dönemde gerçekliği mürekkeple buluşturup, ekranlara getiriyor; saklanmak istenileni görünür kılmaya çalışıyor. Gazete bu duruşunu da ‘Gerçeğin Habercisi’ sloganı ile tanımlıyor.

Evrensel, tahakkümün, tek yönlü bir gazeteciliğin değil, sınıf mücadelesine davet ve onu güçlendirme odaklı bir etkileşimin peşinde. Kapitalist güç ve çıkar ilişkileri içinde yurttaşları doğdukları andan itibaren şekillendirmeye odaklanmış bir sistem içerisinde, "bağımsız basın" ve "tarafsızlık" gözbağlarına gazeteciliğin sınıfsal karakterini öne çıkararak karşı duruyor.

Evrensel, kendi yaptığını ‘profesyonel gazetecilik’, düzene teslim olmayanın yaptığını ‘militan/ aktivist gazetecilik’ olarak tanımlayan ayrımcılığa iyi gazetecilik örnekleri vererek, gazeteciliği bir meslek olarak savunarak karşı çıkıyor. En önemlisi bunu medya tekellerinin muazzam ekonomik gücüne ve erişim imkânlarına karşı müthiş bir özveri ve gönüllülükle yapıyor. Ağır bir yükün altındayken dahi çeşitliliğe saygı gösteren bir diyalog modelini kurmaya özen gösteriyor ve bunu büyük bir nezaketle yapıyor. Ancak diyalog arayışı ve dayanışma pratikleri işçi sınıfı çıkarlarını savunanlarla sınırlı. Bunun dışındakilerle muhataplık ilişkisini her zaman bir iktidar mücadelesi içerisinde kuruyor. Sistemi tutarlılıkla sorguladığı için ekonomik yaptırımlardan, siyasal baskılardan payını alıyor. Dışlama ve hatta yok etme çabalarının muhatabı oluyor.

Evrensel yıllardır zorlu bir toplumsal ortamda, baskıcı bir siyasal iklimde yüreği işçi sınıfından yana atanlara anahtarlar sunuyor. Emekçilerin kendi hayatlarını belirleyen dinamikleri ve güç ilişkilerini anlamalarına yardımcı olan, insanlara cesaret veren bir habercilik yapıyor. Burjuva basınının insanların zihinleri üzerindeki egemenliğini sürdürmek için kullandığı araçlara karşı panzehir sağlıyor. Emekçilerin özgürleşmesi hedefine yönelik haber, anlam çerçevesi ve enerji sunuyor.

Nice yıllara, Evrensel!

Kaynağa Git

İlgili Haberler