İran destekli milis gücü Husiler'in Kızıldeniz'de iki Suudi petrol tankerini vurmasının ardından petrol fiyatları yeniden yükselişe geçti.
Husiler hafta başında bölgede abluka uygulayacağını duyurmuş, bu gelişme savaşın Kızıldeniz'e yayılacağı endişesi yaratmıştı.
Saldırıların ardından brent petrol fiyatı yüzde 2 artarak varil başına 96 dolara kadar ulaştı.
İran savaşının ilk günlerinde 110 dolar seviyelerine kadar yükselen petrol fiyatları, takip eden dönemde ateşkes umuduyla gerilemişti. Ancak Washington'la Tahran arasındaki çatışmaların yeniden alevlenmesiyle petrol ay başından bu yana yüzde 30 değer kazandı.
Yemen'deki Husiler yaptıkları açıklamada, operasyonun seyir füzeleri ve insansız hava araçlarıyla gerçekleştirildiğini belirterek, iki geminin de "nokta atışı"yla vurulduğunu ve saldırılar sonucu gemilerde yangın çıktığını öne sürdü. Husiler, Suudi Arabistan'a yönelik deniz operasyonlarının süreceğini de ifade etti.
Ayrıca Yemen silahlı kuvvetlerinin yaklaşık 10 gemiyi "geri dönmeye ve rotasını değiştirmeye zorladığını" iddia ettiler.
Husiler, Yemen'e yönelik herhangi bir askeri müdahale ya da gerilimin tırmandırılması halinde Suudi Arabistan topraklarının "derinliklerinde" büyük çaplı operasyonlar düzenleyecekleri uyarısında bulunarak, tarafları daha fazla tırmanıştan kaçınmaya çağırdı.
İngiltere Deniz Ticareti Operasyonları Kurumu (UKMTO) ise Suudi Arabistan kıyılarının yaklaşık 70 deniz mili açığında meydana gelen bir olaya ilişkin ihbar aldığını açıkladı. Kuruma göre bir petrol tankerinin mürettebatı, geminin kaynağı henüz belirlenemeyen bir cisimle vurulduğunu bildirdi.
Babülmendep Boğazı, İran'ın ABD ve İsrail ile yürüttüğü savaş sırasında Hürmüz Boğazı'nı kapatmasının ardından Suudi Arabistan'ın Asya'ya yaptığı ham petrol ihracatı açısından kritik bir geçiş noktası haline geldi.
Suudi Arabistan, ham petrolünü Kızıldeniz kıyısındaki Yenbu Limanı'na ulaştırmak için doğu-batı boru hattını kullanıyor. Enerji veri şirketi Kpler'in verilerine göre krallık, bu liman üzerinden günlük yaklaşık 4,9 milyon varil ham petrol ihraç ediyor.
AB: Husiler eylemlerine son vermeli
Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, "Husiler, uluslararası deniz taşımacılığını ve denizcilerin hayatlarını tehlikeye atan tüm eylemlere son vermelidir." ifadesini kullandı.
Kallas, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan'a deniz ablukası uygulama yönündeki son tehditlerinin bölgesel istikrara yönelik doğrudan bir tehdit oluşturduğunu ve tehlikeli bir tırmanmaya yol açtığını belirtti.
Kızıldeniz'de bir petrol tankerine düzenlenen saldırının kabul edilemez olduğunun altını çizen Kallas, bunun yasa dışı ve bölgede zaten kırılgan olan durumu daha da kötüleştiren bir eylem olduğunu vurguladı.
Kallas, "Hem Hürmüz Boğazı'nda hem de Kızıldeniz'de seyrüsefer serbestisi engellenmeden sağlanmalıdır. Husiler, uluslararası deniz taşımacılığını ve denizcilerin hayatlarını tehlikeye atan tüm eylemlere son vermelidir." değerlendirmesinde bulundu.
Husilerin, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'nin yanı sıra Yemen'e ilişkin 2216, seyrüsefer özgürlüğüne ilişkin 2722 ve 2826 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararlarında yansıtıldığı üzere uluslararası hukuka uyması gerektiğine dikkati çeken Kallas, "AB'nin deniz operasyonu ASPIDES, savunma amaçlı görevi ve Operasyon Planı doğrultusunda, Kızıldeniz ve çevresindeki uluslararası sularda herkes için seyrüsefer özgürlüğünü koruma konusundaki kararlılığını sürdürmektedir." ifadelerini kullandı.
Husilerin, Suudi Arabistan'a "deniz ablukası" tehdidi
Husilerin sözcüsü Yahya Seri, 20 Temmuz'da yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan'ı Yemen'e karşı abluka uygulamakla suçlamış ve ablukaya "karşı ablukayla" karşılık vereceklerini duyurmuştu.
Yemen'de İran destekli Husiler, Eylül 2014'ten bu yana başkent Sana, Kızıldeniz'e açılan limanlara sahip Hudeyde kenti ve diğer bazı bölgelerin denetimini elinde bulunduruyor.
Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri ise Mart 2015'ten bu yana Husilere karşı Yemen hükümetine destek veriyor.