Ana içeriğe geç

Abdullah Gül, Bülent Arınç ve Haşim Kılıç’tan Yargıtay’da ‘Özel’ mesai

Türk Devleti’nin Atlantik’in iktidar planlarına darbe vurduğu ‘mutlak butlan’ kararına karşı dışarıdan eller uzanmaya başladı. AK Parti’de kenara itilen Batıcı isimlerin, Yargıtay’dan Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel lehine karar çıkması için çalışma yürüttüğü öğrenildi.

Abdullah Gül, Bülent Arınç ve Haşim Kılıç’tan Yargıtay’da ‘Özel’ mesai
Aydınlık
16

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)’ndeki Atlantikçilerin devlet müdahalesiyle görevden alındığı mutlak butlan kararının Yargıtay’dan döndürülmeye çalışıldığı öğrenildi.

Aydınlık’ın ulaştığı kaynaklar, Abdullah Gül, Bülent Arınç ve Haşim Kılıç’ın devreye girdiğini kaydetti. Kaynaklar, bu üç ismin Yargıtay’a baskı yaparak mutlak butlan kararını Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu lehine kaldırtmaya çalıştığını bildirdi.

2014’ten sonra AK Parti içinde yaşanan Millici-Batıcı ayrışmasında Millicilerin karşısında yer alan Gül, Arınç ve Kılıç’ın bugün de Atlantik’in Özel ve İmamoğlu üzerinden yürüttüğü iktidar planlarına destek verdiği görülüyor.

Arınç ve Kılıç, butlan kararının ardından hızla açıklamalar yaparak tepki göstermişti. Gül cephesinde henüz sessizlik olsa da İmamoğlu hakkındaki davalarla ilgili “Endişeyle takip ediyorum.” açıklamaları hatırlanıyor.

ARINÇ’TAN ÜST ÜSTE İKİ ÇAĞRI

Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, mutlak butlan kararının ardından 26 Mayıs’ta sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, kararı “hukuken yanlış bulduğunu” ve bunun “konjonktürel bir karar” olduğunu söylemişti. Yargıtay’ın CHP’deki kaosu bitirmesi gerektiğini söyleyen Arınç, tedbir kararının kaldırılması çağrısında bulunmuştu.

Arınç, 3 Haziran’da ikinci bir çıkış daha yaparak Yargıtay’ın “konuyu bir an önce çözüme kavuşturması gerektiği” çağrısında bulunmuş ve şöyle devam etmişti:

“Kendi tecrübemle söylemek isterim ki bu tür müdahaleler siyasi partilerden daha çok başta siyaset kurumu olmak üzere kurumların işlevsiz kalmasına ve demokrasinin yolunun kesilmesine sebebiyet verir.”

‘ONANIRSA CİDDİ SORUNLAR ÇIKAR’

Eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç da 7 Haziran’daki açıklamasında mutlak butlan kararını şaşkınlıkla karşıladığını belirtmiş ve “(CHP) Keşke kapatılsaydı daha iyi olurdu. Kapatılma kararından çok daha ağır bir kararla karşı karşıya kaldık. Tabii bu Türk demokrasisi adına çok üzücü bir gelişme. Bundan sonra hiçbir parti güven içinde faaliyetlerini sürdüremeyecek.” demişti.

Kılıç, kararın Yargıtay süreciyle ilgili de şunları ifade etmişti:

“Bence esas turpun büyüğü daha geride. Eğer Yargıtay bunu onaylarsa çok daha ciddi sorunlar ve tartışmalar çıkacak. Tartışmaların önüne geçmek için bu YSK’ya verilmiş. Bu siyasi partiler kanunun 21. maddesinde de bu açık ifade ediliyor. Ama buna rağmen bir asliye hukuk hakimi bunu görev kabul ediyor ve İstinaf mahkemesi de böyle bir karar veriyor.”

İMAMOĞLU PROJESİNİ AK PARTİ’DE SAHİPLENENLER

Eski AK Parti Milletvekili Metin Külünk de 8 Haziran’da T24’ten Cansu Çamlıbel’e yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çevresindeki bazı AK Partililerin mutlak butlan kararının ardından CHP’yi Özgür Özel’e teslim etmek istediğini söylemişti.

Külünk, bu AK Partili isimlerin İngiltere merkezli kuruluş Chatham House’la bağlantılı olduğunu vurgulayıp şu ifadeleri kullanmıştı:

“Sayın Cumhurbaşkanımızın çevresinde, AK Parti’nin içerisinde Londra-Tel Aviv hattından beslenen bir akıl, Sayın Erdoğan sonrasını, hatta sandıkta bir Erdoğan yenilgisinin üretilmesinin zeminini hazırlıyor. İmamoğlu projesinin asıl sahiplenicilerinden önemli bir hat AK Parti’de var. Ve şu anda aynı akıl, ‘mutlak butlan’ kararından sonra Özgür Özel’e CHP’yi teslim etmek için ilgili kurumlara müdahale ederek ya da iletişim kurarak ilerliyor.

“Sayın Cumhurbaşkanımızın çevresinde AK Parti’nin içinde bir hat var ki bu projeye “evet” diyor. Ve bu projeye “evet” dedikleri için Sayın Cumhurbaşkanımızın, bana göre bilgisinin dışında, özellikle 2024 seçimlerinden sonra Ekrem İmamoğlu projesinin gerçekleşebilmesinin önünü açacak ciddi hazırlıklar yaptılar. İş dünyası da bunun içinde.”

‘GÜL LONDRA’YI TEMSİL EDİYOR’

Metin Külünk, Abdullah Gül’ün Londra bağlantılarına da işaret etti. Gül’ün Londra’yı temsil ettiğinin altını çizen Külünk, şöyle devam etti:

“Nisan ayında Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Atina’da bir toplantıya katıldı. Orada Türkiye’nin de içinde olduğu yeni bir hattan bahsedildi. Avrupa Birliği, Yunanistan ve Türkiye’nin Rusya’ya karşı konumlandırılmasından.

“Abdullah Gül’ün konuştuğu her yerde Kraliyet’in izlerini arayacaksın. Onları kim adına söylüyor? Ben rahat söylüyorum. Bunu daha 2014’te ‘Kraliçenin Gülleri’ diye tarif etmiştim. Bakın, İngiliz Kraliyet Ailesi’nin her ülkede bir mutemedi vardır, Abdullah Gül odur. Bunları söyletiyorlar çünkü Sayın Erdoğan’ın Türkiye’nin kendi çıkarları doğrultusunda ve kendi ekseninde ilerlemesini önceleyen duruşu rahatsız etti. Türkiye’yi Ukrayna’da savaşa zorladılar. İran’da savaşa zorladılar? Türkiye’yi Amerika’nın, İsrail’in yanında durmaya zorladılar.”

‘CUMHURBAŞKANIMIZI HANÇERLEMEK İSTİYORLAR’

Eski Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan da Özel ve İmamoğlu cephesinin yeni parti çalışmasına AK Parti içerisinden destek verenlerin olduğunu belirtti. Önceki gün Süper Haber’e konuşan Sayan, şu değerlendirmede bulundu:

“Bu büyük bir FETÖ projesidir. Bu projenin içinde şu anda AK Parti’de görevde olan ve AK Parti’den ayrılan bazı insanlarda bu projenin içinde. Bunların bütün amacı Sayın Cumhurbaşkanımızı devre dışı bırakmak, kendi amaçlarına ulaşmak için Cumhurbaşkanı’nı engel görüyorlar. Türkiye’nin gidişatını durdurmak, Türkiye’nin yükselişini durdurmak. Bunlar aynı merkez tarafından yönetiliyor.

“Cumhurbaşkanımıza ihanet eden var. Cumhurbaşkanımızı arkadan hançerlemek isteyenler var. Bu Demokrasi Platformu adı altında yapılan bütün toplantıların ben iyi niyetli olduğuna, belki içinde bazı iyi niyetli insanlar var ama, iyi niyetli olduklarına inanmıyorum. Bunların tamamı Özgür’le bağlantılı gruplardır. Marjinal gruplarla bağlantılıdırlar. Gezi kalıntılarıyla bağlantıları var. MİT krizi yapanlarla bağlantıları var. 17-25 Aralık’ı alkışlayanlarla bağlantıları var. Bütün bunlar birleşmişler.”

Kaynağa Git

İlgili Haberler