EVRİM KÜÇÜK
ABD-İran arasında ateşkes sürecinin ardından Hürmüz Boğazı’ndan petrol akışının yeniden hızlanması, İran ihracatının toparlanması ve fiziki piyasadaki zayıf talep petrol fiyatlarında geri çekilmeye yol açıyor. Brent petrolünün varil fiyatı 71 doların altına inerken, ABD tipi ham petrol (WTI) da 68 dolar seviyesinin altını gördü. Her iki gösterge de Şubat sonundan bu yana en düşük seviyelerine geriledi. Fiyatlardaki düşüşün temel nedeni, Hürmüz Boğazı’ndan petrol sevkiyatlarının yeniden artması oldu. ABD’li yetkililere göre boğazdan geçen günlük ham petrol akışı yeniden 10 milyon varilin üzerine çıktı. Birleşik Arap Emirlikleri’nin ihracatı savaş öncesi seviyelere yaklaşırken, ABD deniz ablukasının kaldırılmasıyla İran’ın petrol ihracatı da yeniden 40 milyon varilin üzerine yükseldi. Aynı dönemde Rusya’nın yüksek sevkiyatları da küresel arzı destekledi. Buna ek olarak Washington ile Tahran arasında dolaylı müzakerelerde ilerleme sağlandığı yönündeki açıklamalar da piyasadaki jeopolitik endişeleri azaltarak satış baskısını güçlendirdi.
Düşüşün arkasında sadece İran yok
Analistlere göre fiyatlardaki gerileme yalnızca arzın toparlanmasından kaynaklanmıyor. Fiziki petrol piyasasında talebin beklenenden zayıf seyretmesi de düşüşü hızlandırıyor. Özellikle Çin'de rafinerilerin düşük alım yapması, birçok ithalatçının daha düşük fiyat beklentisiyle stoklarını eritmeye yönelmesi ve stratejik petrol rezervlerinden piyasaya devam eden satışlar fiyatlar üzerinde ilave baskı oluşturuyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) üyesi ülkelerin koordineli şekilde piyasaya sürdüğü 412 milyon varillik stratejik rezerv de arzı destekleyen önemli unsurlar arasında yer alıyor. Bunun yanında küresel petrol talebindeki yavaşlama beklentileri de yatırımcıların temkinli hareket etmesine neden oluyor. Analistler, Çin ekonomisindeki zayıf tüketimin küresel talep görünümünü aşağı çekmeye devam ettiğini belirtiyor.
Normalleşme beklentisi fazla iyimser olabilir
Buna karşın birçok piyasa uzmanı, mevcut fiyatlamanın fazla iyimser olduğu görüşünde birleşiyor. Değerlendirmelere göre piyasalar, ABD-İran arasında varılan geçici mutabakatı kalıcı bir anlaşma gibi fiyatlıyor. Oysa nükleer program başta olmak üzere temel sorunlerin çözülmesi için müzakerelerin henüz başlangıç aşamasında olduğu belirtiliyor. Uzmanlar ayrıca Hürmüz Boğazı’ndan geçen tanker trafiğinin önemli bölümünün savaş sırasında bölgede bekleyen gemilerden oluştuğunu, yeni giriş yapan tanker sayısının ise daha sınırlı kaldığını vurguluyor. Bu nedenle mevcut sevkiyat artışının sürdürülebilir olup olmayacağı önümüzdeki haftalarda daha net ortaya çıkacak. Diğer taraftan küresel petrol stoklarının savaş sürecinde önemli ölçüde eridiğine dikkat çekilirken, üçüncü çeyrek boyunca piyasanın halen sıkı kalabileceği ifade ediliyor. Bu nedenle mevcut fiyatların jeopolitik riskleri neredeyse tamamen göz ardı ettiği değerlendirmesi yapılıyor.
Ekonomistler, 2026 fiyat tahminlerini ilk kez aşağı çekti
İran savaşının başlamasından bu yana ilk kez analistler 2026 petrol fiyatı beklentilerini aşağı yönlü revize etti. Reuters’ın 31 ekonomist ve analistle gerçekleştirdiği ankete göre, Brent petrolü 2026 ortalama beklentisi 84,50 dolar/varil seviyesine indi. Önceki tahmin 90,44 dolardı. WTI için 2026 beklentisi 79,49 dolar/varile geriledi. Önceki tahmin 84,63 dolar olmuştu. Brent’in üçüncü çeyrekte 84 dolar, yıl sonunda ise 79 dolar civarında seyretmesi bekleniyor. 2027 ortalarında fiyatların yeniden 70 doların ortalarına gerileyeceği öngörülüyor. Küresel petrol talebi artışının günlük 1-2 milyon varil bandında yavaşlaması beklenirken, zayıf Çin talebi en önemli risk olarak gösteriliyor.