İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında 3 şüpheli daha gözaltına alındı.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca, Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin başlatılan soruşturma sürüyor.
Soruşturma kapsamında, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekiplerince 3 şüpheli daha yakalandı.
Böylece gözaltındaki şüpheli sayısı 8'e yükselirken, zanlıların emniyetteki işlemleri sürüyor.
Ne olmuştu?
Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kimliği belirsiz kişilerce kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.
Ekiplerin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.
Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 12 şüpheli gözaltına alınmış, şüphelilerden 6'sı tutuklanmış, 6'sı adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
Soruşturmanın devamında Kocaeli'de ormanlık alanda bulunan villaya düzenlenen operasyonda 5 zanlı daha gözaltına alınmış, şüphelilerden 4'ünün olay günü kaçırma organizasyonunun içinde bulunduğu tespit edilmişti.
Erhan Karaal'ın ifadesi
Gasp Büro Amirliği tarafından yapılan soruşturmada Erhan Karaal’ın ifadesi tedavi gördüğü hastanede alındı. Erhan Karaal ifadesinde "Sahile gidecektik. Bu nedenle aşağı indim. Onu beklerken, yanıma yaklaşan kişiler beni zorla bir otomobile bindirdiler. Bu kişileri daha önceden tanımıyorum. Beni otomobile bindirdikten sonra başımı yere eğerek etrafı ve araçta bulunan kişileri görmemi engellediler. Birkaç otomobil değiştirdik. Tam olarak sayısını hatırlamıyorum" dediği öğrenildi.
"500 kilo altın nerede"
Şüphelilerin kaçırıldığı süre boyunca kendisini sürekli darbettiğini anlatan Karaal'ın ifadesinin devamında "Bana 'Sen Kültür A.Ş.nin başındaki kişisin, sende çok para vardır' diyerek önce 300 kilo daha sonra 500 kilo altın istediler. Bana bu altınların yerini sordular. Onlara böyle bir miktarda altının bende olmadığını söylediğimde inanmayarak beni sürekli dövdüler. Beni öldürecekler diye çok korktum" dediği öğrenildi. Erhan Karaal’ın ifadesini alan polislere zorla tutulduğu sırada duyduğu konuşmalardan şüphelilerin yakın zamanda kendisini öldürmeye hazırlandıklarını tahmin ettiğini söylediği de belirtildi.
"Polis olduklarını, Vatan Emniyet'e götüreceklerini söylediler"
Erhan Karaal polise verdiği ifadesinde, "Kayınvalidemin evine gittim bu süre zarfında hiç takip edildiğimi hissetmedim ve evime geri döndüğümde ikametimin önünde bir şahıs önümü kesti ve arkamdan da birkaç kişi geldi. Bu kişiler bana polis olduklarını ve beni Vatan emniyete götüreceklerini söyleyerek zorla araç içerisine soktular. Ben o an hangi araca bindiğimi göremedim. Araç içerisinde kafamı bacaklarımın arasına kadar bastırdılar. Beni bir süre götürdükten sonra aracın yanına sıfıra sıfır bir araç yanaştırıp beni o araca taşıdılar. Beni bir süre gezdirdikten sonra yine bir aracı sıfıra sıfır yanaştırarak beni o araca taşıdılar. Ben bütün araçlarda kafam bacaklarımın arasında olduğu için yüzlerini göremedim ve beni hiç konuşturmuyorlardı. Aynı zamanda kafam sürekli bacaklarımın arasına bastırdıkları için yolları göremiyordum ancak iki kez Avrasya tünelinden geçtik. Ben geçtiğimizi teyibten gelen sesli anons sayesinde öğrendim. İlk Avrupa Yakası'na geçtiğimizde aracı Iraklı şoför kullanıyordu. Orada beni sarnıç gibi bir yere götürdüler. Buraya girdiğimde benim üzerimden gözlüğümü, cüzdanımı ve telefonumu aldılar. Burada 7-8 kişi vardı. İçeride beni sopalarla döverek, Serdal Taşkın isimli eski İBB müdürünün ve Ekrem İmamoğlu‘nun kasası olduğumu söyleyerek benden 300 kilo altın talep ettiler" dedi.
"Altınları vereceksin' diyerek dövdüler"
Karaal, "Ben Serdal Taşkın‘ı İBB‘de çalışmaya başlayınca tanıdım ve kendisiyle iş dışında herhangi bir bağım bulunmamaktadır. Bu durum ben öyle bir paranın bende olmadığını söylediğimde bana işkence ederek o parayı vereceksin dediler ve sonradan Serdal Taşkın‘ın Erzincan ‘da sakladığı 500 kilo altını vereceksin diyerek dövmeye devam ettiler. Ben bu sırada benim çocuklarım için biriktirdiğim 2-3 milyon param var onu size vereyim deyince o paramı biz sana 2 milyon verelim diyerek dövmeye devam ettiler. Orada kendi aralarında Bilgisayar getirtelim ve parayı hesabımıza atsın dediler ancak sonradan bilgisayar getirmediler. Daha sonra oradan beni bir araca bindirerek Avrasya tünelinden geçirdiler. Beni lağım gibi bir yere götürdüler ve dövmeye devam ettiler. Orada gözlerimi ve ellerimi bağlayarak bir aracın bagajına koydular ve beni polislerin bulduğu yere götürdüler. Orada 3-4 kişi vardı. Sürekli başımda 2 kişi bekliyordu. Benim tırnaklarımı çekip sopa ve demirlerle beni dövmeye devam ettiler" dedi.