Ana içeriğe geç

Depremin yaralarının sarılmasında ön saftaydılar: Gerçek kahramanlar

AHBAP rezaleti, her felakette millete omuz veren dernek ve sivil kuruluşların önemini ortaya çıkardı.

Depremin yaralarının sarılmasında ön saftaydılar: Gerçek kahramanlar
Türkiye Gazetesi
16

AHBAP rezaleti, her felakette millete omuz veren dernek ve sivil kuruluşların önemini ortaya çıkardı.

Başta 6 Şubat depremleri olmak üzere tüm afetlerde vatandaşlara yardım ulaştırmak için devletin yanında yer alan sivil toplum kuruluşlarının (STK) gerçek değeri AHBAP Derneği rezaletiyle net bir şekilde görüldü.

STK’ların yanı sıra şef Ebru Baybara Demir, aktivist Gamze Özçelik gibi ünlü isimlerin yanı sıra binlerce isimsiz vatandaş da kendi güçlerince felaketin ilk gününden itibaren depremzedelerin yanında oldu. Deprem bölgesinde öne çıkan STK’ların başında gelen İhlas Vakfı’nın Mütevelli Heyet Başkanı Mahmut Kemal Aydın, “Tüm felaketlere sırf Rabbimizi razı etme adına koşuyoruz. İsim, nam, çıkar için değil. Peygamberimiz Muhammed aleyhisselama layık bir ümmet olma şuuru bizi harekete geçiren temel motivasyon” dedi.

İYİ NİYETE İHANET EDİLEMEZ

Depremin ilk anlarından itibaren organize olup 18 tır yardım konvoyuyla sahaya indiklerini anlatan Aydın, şunları söyledi:

“O gün orada millî ve manevi değerleri önceleyen insanlar, kurumlar âdeta canlarını feda ederek mücadele etti. O süreçte bağışlardan 4,5 milyon lira artmıştı. Hiç tereddüt etmeden kalan meblağı AFAD hesabına yatırdık. Bugün gördüğümüz bazı nahoş olaylar maşerî vicdanda ciddi yaralar açıyor. Kumbarasından yardım amaçlı kuruluşlara para gönderenlerin iyi niyetlerine ihanet edilemez. Yine tüm sel, yangın, depremlerde olduğu gibi darbede de en ön safta ülkemizi yakmak isteyenlere karşı ön safta olduk. İslami camia bu konuda çok özel bir niteliğe sahip. İslami STK’lar BM ve benzeri kuruluşların çok üzerinde işler yapıyor ve çok şükür İslami camiada hiçbir istismar yaşanmadı”

BİNLERCE İSİMSİZ KAHRAMAN

İHH Yönetim Kurulu Üyesi Osman Atalay, yardım faaliyetlerinde bulunan kurumlar açısından şeffaf ve güvenilir olmanın önemine vurgu yaptı.

Atalay, şöyle konuştu:

6 Şubat depremi İslami STK’ların yüz akı ile çıktığı zorlu bir sınavdı. Türk STK’lar hemen her coğrafyada rakipsiz yardım faaliyetleri yürütüyor. Ve destan yazıyorlar. Bu işin tetikleyici unsuru iyilik et Allah’a bırak ve sağ elin verdiğini sol el duymasın anlayışıdır. İslami hassasiyet taşıyan dernek ve vakıflar üzerindeki kıyafeti kardeşine gönderen bir hamiyetperverliğe ihanet edilemeyeceğinin idrakinde. İHH ve diğer kurum ile kuruluşlarda mevzu iyilikse gerisi teferruat diyen binlerce isimsiz kahraman var. Ve işleri bittiğinde sessizce köşesine çekilip hiçbir beklenti içerisine girmeyen kişiler.

İslami yardım dernek ve vakıflarının çatı kuruluşu niteliği taşıyan Millî İrade Platformu Genel Sekreteri Hüseyin Kader ise hem 6 Şubat hem de diğer kritik eşiklerin aşılmasında İslami hassasiyet sahibi yapıların oynadığı kritik role vurgu yaptı.

Sahada devlet-millet bütünlüğü anlayışı ile hareket ettiklerini kaydeden Kader, “11 ilde yaklaşık 500 vakıf, dernek, sendika, STK, birlik vesair devletimizin tüm kurumlarıyla milletimize hizmet etmek için zamanla yarıştı. Canhıraş çalışmalarının canlı şahidiyim. Onlar sosyal medyada yayılan yalanlara inat devlet-millet birlikteliğinin canlı timsali oldular ve iyilik yapmanın, ahlaklı olmanın, hayırda bulunmanın, ne kadar paha biçilmez bir erdem olduğunu anlattılar dünyaya” dedi.

Deprem sürecinin etkili kurumlarından Özgür-Der Başkanı Rıdvan Kaya, insanları silahsız hâlde tankların karşısına diken de, enkazların içerisine girip yaralılara ulaşmayı göze aldıran temel iki unsur vicdan ve iman tespitinde bulundu. Rıdvan Kaya “İslami hassasiyet taşıyan kişi ve kurumlar dışındaki cılız girişimler de süreklilikten kuşatıcı olamaktan çok uzak. Dar alana sıkıştığından dolayı da AHBAP Derneği - Haluk Levent örneğinde de görüldüğü üzere istismara da son derece açık niteliğe sahip” diye konuştu.

Önce İnsan Derneği Başkanı Nuray Canan Songur ise özellikle son dönem yaşanan Ahbap-Haluk Levent olayına dikkat çekti ve şunları söyledi:

Biz de Önce İnsan Derneği olarak ekip arkadaşlarımızla birlikte deprem bölgesine koştuk. Bizim gibi yüzlerce sivil toplum kuruluşu ve binlerce gönüllü de hiçbir karşılık beklemeden sahada çalıştı. Ancak sahada izi emaresi olmayan AHBAP isimli yapı bir anda ön plana çıkarıldı. Devleti suçlayarak depremzedelere ulaştırılması gereken yardımların önemli bir kısmı bu kişi ve kurumlara aktı. Sırf ünlü diye ön plana çıkarılan kişilerin yol açtığı istismar şimdilerde gün yüzüne çıkıyor. Ben bir başka perspektifle iyiliği istismar eden bu tip kişi ve kuruluşların siyonist odaklarla da ilintili olduğuna inanıyorum” değerlendirmesi yaptı.

İDDEF Genel Başkanı Mehmet Turan’ın da “Birilerinin onca yalan ve kara propaganda faaliyetine rağmen devletimizin ilgili kurumlarıyla tam koordinasyon içerisinde çalıştık. 623 yardım tırı, 5 lojistik merkez, günlük 20 bin kişilik sıcak yemek hizmeti ve 610 görevlimizle deprem bölgelerinde tüm imkânlarımızı seferber ettik” dedi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler