Ana içeriğe geç

İsrailli uzmanlar: İran karşısında çaresiziz!

İran’ın İsrail’e yaptığı son saldırılar Tel Aviv cephesinde tartışma yarattı. İsrailli uzmanlar bunun yeni bir doktrin başarısı olduğunu vurguluyor. Operasyonlar, ‘İran’ın caydırıcılığı bitti!’ tezlerinin çöküşü olarak değerlendiriliyor.

İsrailli uzmanlar: İran karşısında çaresiziz!
Aydınlık
16

İran ve Lübnan cephelerinde yaşanan askeri hareketlilik ile ABD’nin bölgeye yönelik müdahaleleri, İsrail askeri ve siyasi kanadında derin bir belirsizlik ve stratejik kriz yarattı. İsrail’in önde gelen yayın kuruluşlarından Kanal 12, düzenlediği özel oturumda, askeri ve siyasi uzmanların çarpıcı itiraflarını ekranlara taşıdı. Analistler, İsrail’in İran karşısında çaresiz kaldığını ve Lübnan operasyonunun hedefsiz bir çıkmaza girdiğini vurguladı.

‘İRAN İLE LÜBNANI AYIRMA STRATEJİSİ ÇÖKÜYOR’

Kanal 12’nin Askeri Analisti Nir Dvori, sahada yaşanan mevcut belirsizliğin doğrudan ABD Başkanı Donald Trump’ın baskısından kaynaklandığını belirtti. Washington ile Tahran arasında nükleer anlaşma görüşmelerinin son aşamaya geldiğini hatırlatan Dvori, Trump’ın İsrail’in askeri adımlarını “frenlediğini” iddia etti.

Dvori, İran’ın Beyrut’u net bir kırmızı çizgi olarak belirlediğini ve buraya yapılacak herhangi bir saldırıya müsamaha göstermeyeceğini Washington’a dikte ettiğini söyledi. Trump’ın baskısıyla dün itibarıyla İran’a yönelik operasyonların durduğunu belirten Dvori, şu kritik soruyu sordu: “Beyrut üzerindeki bu belirsizlik, İran’ı denklemin merkezine yeniden mi taşıyacak? Temel sorunlar çözülmeden kaldı ve yeni çatışma dalgaları kapıda. İsrail’in İran ile Lübnan’ı birbirinden ayırma stratejisi çökmek üzere.”

İsrailli uzmanlar: İran karşısında çaresiziz! - Resim : 1

DOKTRİN: HİZBULLAH VURULURKEN İZLEMEYECEĞİZ

Kanalın Filistin ve Arap Dünyası Analisti Ohad Hemo ise İran’ın sahada yeni bir askeri doktrin kurmayı başardığını belirtti. Hemo, “Artık İsrail’in Hizbullah’ı vurduğu ve İran’ın kenarda sessizce oturduğu o eski dönem kapandı. Sahada tam olarak bunu görüyoruz” dedi.

Tahran’ın dün saldırıları durdurma şartı olarak sadece Beyrut’u değil, Güney Lübnan’ı da masaya koyduğunu belirten Hemo, İsrail’in Güney Lübnan’a yönelik saldırıları sürerken İran’ın sözünde durup durmayacağı sorusuna, “İran şu ana kadar ne söz verdiyse askeri olarak yerine getirdi. Bu yüzden krizin bittiğini söylemek için henüz çok erken.” yanıtını verdi.

‘2025’TE DURMALIYDIK’

Siyasi Analist Dana Weiss ise İsrail Hükümeti’nin stratejik vizyonsuzluğunu sert bir dille eleştirdi. İsrail’in Haziran 2025’teki savaş seviyesinde durmuş olması halinde durumun bugün çok daha iyi olacağını savunan Weiss, Tel Aviv’in şu an İran ile sonu gelmez bir yıpratma savaşı döngüsüne sıkıştığını vurguladı.

Lübnan’a yönelik Mart 2026’da başlatılan askeri operasyonun hiçbir net hedefi olmadığını itiraf eden Weiss, “İsrail, Lübnan’da neyi amaçladığını bilmeden bir sürece girdi. Mevcut askeri operasyonun Hizbullah’ı tamamen çökertme kapasitesi var mı? Cevap koca bir hayır.” diyerek hükümetin askeri politikasının başarısızlığını vurguladı.

İran’ın, İsrail’in Beyrut’un güney banliyölerine (Dahiye) yönelik saldırılarına karşılık işgal altındaki topraklara düzenlediği füze operasyonunun geçici bir askeri hamle olmanın ötesinde olduğu kaydedildi.

‘TEL AVİV LÜBNAN’A SALDIRMANIN RİSKİYLE YÜZLEŞECEK’

İran’ın yarı resmi ajansı Mehr’de yayımlanan bir analizde ise yeni stratejik doktrine vurgu yapıldı. Analizde İran’ın son operasyonları, caydırıcılık denklemini kökten değiştiren çok katmanlı bir stratejik mesaj olarak nitelendi. Yakın zamanda yaşanan 40 günlük savaşın ardından Tel Aviv ve Washington merkezli çevrelerin yaymaya çalıştığı “İran’ın caydırıcılık gücü zayıfladı.” algısının, yapılan bu kitlesel füze fırlatmalarıyla tamamen çöktüğü belirtildi.

Ayrıca yazıda İran’ın Hizbullah ile bağlarının sarsılmaz olduğunun bir kez daha gösterildiği ve İsrail’e, Lübnan’a yönelik her askeri adımının Tel Aviv’in güvenliğini tehlikeye atacağı gerçeğiyle yüzleşeceği mesajının verildiği vurgulandı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler