DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında gündemdeki siyasi ve hukuki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Kamuoyunda “12. Yargı Paketi” olarak anılan kanun teklifinin taslak metninin bazı mecralarda yer aldığını belirten Koçyiğit, söz konusu düzenlemeye yönelik eleştirilerde bulundu.
DEM Parti’den Belediye Kanunu'nda “eş başkanlık sistemi tanınsın” çağrısı
Taslağın içeriğinin kadın haklarından çocuk haklarına, basın özgürlüğünden temel hak ve özgürlüklere kadar birçok alanda geriye gidiş anlamına geldiğini öne süren Koçyiğit, düzenlemenin hukuk devleti ilkesi açısından da ciddi sorunlar barındırdığını savundu.
Koçyiğit, “12. Yargı Paketi ile kadın haklarına müdahale edildiğini, çocukların ‘suçun ve cezanın konusu’ yapılmaya çalışıldığını, basın ve dijital mecraların sınırlandırıldığını, temel hak ve özgürlüklerin ‘budanmaya çalışıldığını’” iddia etti.
Taslağın genel yaklaşımını da eleştiren Koçyiğit, “Siyasallaşmış bir yargı ve tamamını ceza mantığı üzerinden almış bir hukuk rejiminin inşa edilmeye çalışıldığını bize gösteriyor. Burada adaletin olmadığını ifade etmek gerekiyor.” dedi.
NAFAKA DÜZENLEMESİ TARTIŞMASI
Basın toplantısında Anayasa Mahkemesi’nin “süresiz nafaka” düzenlemesini iptal etmesine ilişkin kararına da değinen Koçyiğit, söz konusu tartışmanın kadınların ekonomik ve sosyal koşulları dikkate alınarak ele alınması gerektiğini söyledi.
Koçyiğit, kararın kadınların boşanma süreçleri ve sonrasındaki yaşam koşulları üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceğini savunarak şu değerlendirmede bulundu:
“Bu tartışmayı kadınlar açısından değerlendirdiğimizde şunu görüyoruz, burada kadınların boşanma süreçlerini zorlaştırmaya çalışan, kadını şiddet yaşadığı evlilik bağının içinde kalmaya zorlayan, boşandıktan sonra yoksulluğa düşmesine yol açabilecek çok yapısal bir değişime gidiliyor. Bu, kadının bağımsızlığına, boşandıktan sonra yaşamını idame ettirmesine dönük bir müdahaledir.”
Ailenin bakım yükünün büyük ölçüde kadınların üzerinde olduğunu belirten Koçyiğit, kamunun bu yükü azaltmaya yönelik yeterli sosyal politikaları hayata geçirmediğini ileri sürdü.
Kadınların ekonomik güvencelerinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Koçyiğit, nafaka tartışmalarının mevcut sosyal koşullar dikkate alınmadan yürütüldüğünü savundu.
DEM Parti: Öcalan gazetecilerle görüşmek istiyor
“ÖMÜR BOYU NAFAKA” İDDİALARINA TEPKİ
Nafaka tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerini sürdüren Koçyiğit, kamuoyunda sıkça dile getirilen “ömür boyu nafaka” söyleminin gerçeği yansıtmadığını öne sürdü.
Nafakanın süresiz şekilde uygulanmadığını ve belirli koşullara bağlı olduğunu belirten Koçyiğit, bu konuda yapılan bazı açıklamaların kamuoyunu yanlış yönlendirdiğini savundu.
Koçyiğit, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“ Sosyal devletin yükümlülüklerini yerine getirmediği koşullarda, kadınlara özel bir politikanın, boşanmış kadınlar açısından özel istihdam politikalarının ve özel koruma mekanizmalarının hayata geçirilmediği bir ortamda, gelip gidip nafakayı gündem yapmak ve üstelik de ödenmeyen ve tahsil edilmeyen nafakayı gündem yapmak tam da kadın karşıtı politikaların ete kemiğe bürünmüş halidir.”
CHP KURULTAYINA İLİŞKİN “MUTLAK BUTLAN” KARARINI DEĞERLENDİRDİ
Koçyiğit, basın toplantısında CHP kurultayına ilişkin istinaf mahkemesinin verdiği “mutlak butlan” kararına da değindi.
Kararın yalnızca CHP’yi ilgilendiren bir mesele olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Koçyiğit, son yıllarda yargı ve siyaset ilişkisi ekseninde yaşanan tartışmaların yeni bir örneğiyle karşı karşıya olunduğunu söyledi.
Koçyiğit, “Türkiye'de son yıllarda yaşanan birçok gelişme gibi CHP kurultayına ilişkin mutlak butlan kararı da yargının siyasal mücadelenin merkezine yerleştirilmesi tartışmalarının en çarpıcı örneklerinden birisini oluşturuyor.” dedi.
Kararın seçim sisteminin güvenceleri bakımından da değerlendirilmesi gerektiğini savunan Koçyiğit, konunun yalnızca bir siyasi partinin iç meselesi olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti.
“HALK İRADESİNE YÖNELİK MÜDAHALELERE KARŞIYIZ”
DEM Parti’nin geçmişte kayyum uygulamalarına ve seçilmişlerin görevden alınmasına karşı çıktığını hatırlatan Koçyiğit, benzer şekilde siyasi partilerin yargı yoluyla şekillendirilmesine de karşı olduklarını söyledi.
Koçyiğit, “Biz DEM Parti olarak, dün kayyumlara, seçilmişlerin görevden alınmasına, halk iradesine yönelik her türlü müdahaleye, gasba karşı çıktığımız gibi bugün de siyasal partilerin yargı eliyle dizayn edilmesine karşı çıkıyoruz.” ifadelerini kullandı.
“TERÖRSÜZ TÜRKİYE” SÜRECİ İÇİN YASAL DÜZENLEME ÇAĞRISI
Gündemdeki bir diğer başlık olarak “Terörsüz Türkiye” sürecine değinen Koçyiğit, sürecin ilerleyebilmesi için gerekli yasal düzenlemelerin yapılması gerektiğini söyledi.
Koçyiğit, açıklamasının sonunda söz konusu sürece ilişkin hukuki altyapının oluşturulmasının önem taşıdığını belirterek, gerekli düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.