Ankara'da 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi çerçevesinde gerçekleştirilen Türkiye-ABD Savunma Sanayii İş Birliği Yuvarlak Masa Toplantısı'nın ardından Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak yazılı bir açıklama yayımladı.
ŞİRKETLER ZİRVESİ: 8 ABD'Lİ, 12 TÜRK FİRMA MASADA
Toplantının katılımcı profili hakkında detaylar veren Olpak, zirvenin Milli Savunma Bakan Yardımcısı Salih Ayhan, ABD Savunma Bakan Yardımcısı Michael Duffey, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu / Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) Başkanı Murat Özyeğin, American-Turkish Business Roundtable (ATBR) Başkanı General James Jones ve Amerikan Şirketler Derneği (AmCham) Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Emre Karter’in iştirakiyle yapıldığını belirtti.
Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) en büyük 8 savunma şirketi ile Türkiye'nin en yetkin 12 firmasının bir araya geldiğini aktaran Olpak, iş dünyasının önde gelen temsilcilerinin katıldığı bu dinamik buluşmada küresel tedarik zinciri problemlerinin çözümü ve işbirliği engellerinin kaldırılmasına dair somut önerilerin tartışıldığını kaydetti.
YERLİLİK ORANI YÜZDE 80'İ AŞTI
Nail Olpak, Türk savunma sanayisinin son yirmi yıllık süreçte yerlilik oranını yüzde 80 seviyesinin üzerine taşıdığına dikkat çekerek, ülkenin NATO müttefikleriyle teknoloji geliştirme, ortak üretim ve tedarik zinciri entegrasyonu bakımından kritik bir kapasiteye ulaştığını ifade etti. Olpak, toplantıda sundukları ortak vizyonu şu sözlerle aktardı:
"Türkiye'nin gelişmiş üretim kabiliyetlerini, çevik üretim tabanını ve kanıtlanmış savunma sanayi uzmanlığını, Amerikan savunma ekosisteminin teknolojik liderliği ve tedarik ihtiyaçları ile bir araya getirmenin büyük bir değer taşıdığına inanıyoruz. Türk savunma firmaları üretimi hızla ölçeklendirme, güvenilir tedarik zinciri çözümleri sunma, zorlu askeri standartlarda üretim yapma ve operasyonel gereksinimlere özel ürünler geliştirme yeteneklerini kanıtlamış durumda."
JEOPOLİTİK RİSKLER VE GÜVEN ORTAMI
İki ülke savunma sanayilerinin karşılıklı güven zemini üzerinde ilerlediğini aktaran DEİK Başkanı, açıklamalarına şöyle devam etti:
"Türkiye ve ABD savunma sanayileri, uzun yıllara dayanan iş birliğini karşılıklı güven temelinde daha da ileri taşıma konusunda önemli bir mesafe katetti. Küresel belirsizliklerin ve jeopolitik risklerin arttığı bir dönemde, bu güven ortamı stratejik bir avantaj niteliği taşıyor."
Olpak ayrıca, "Bugün aynı masada bir araya gelen Türk ve Amerikan şirketleri ile ortaya konulan ortak vizyon ve projeler, işbirliğinin önümüzdeki dönemde daha da derinleşeceğine işaret ediyor" diyerek, bu görüşmelerin endüstriyel bağları güçlendirecek bir platform görevi göreceğini umduklarını vurguladı.
YENİ DÜNYA DÜZENİ VE TİCARİ DİPLOMASİ
Ankara'daki 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin sadece diplomatik bir etkinlik olmadığını; teknoloji, uluslararası yatırım, savunma sanayisi ve ekonomi bağlamında da belirleyici sonuçlar doğuracağını belirten Olpak, güvenliğin artık siber güvenlik, enerji, kritik mineraller, yapay zeka ve altyapıların korunmasını içeren çok boyutlu bir yapıya büründüğünü kaydetti. Bu nedenle Türkiye'nin coğrafi avantajının aynı zamanda ticari ve ekonomik bir kazanca dönüştüğünü savundu.
Savunma sanayisinin ulusal güvenlik ile ekonomik politikaların kesişim noktası olduğunu ifade eden Olpak, NATO Zirvesi'nin yeni ekonomik mimarinin tartışıldığı bir alan olacağını belirterek sözlerini şöyle noktaladı:
"Küresel ticaret ve ekonominin kurallarının yeniden yazıldığı yeni dünya düzeninde geleneksel rekabet unsurları olan fiyat, kalite, hız gibi kavramlara güven rekabeti de eklendi. Artık firmalar ve ülkeler güven rekabeti ekseninde de stratejiler geliştiriyor. DEİK olarak biz de bu yeni dünya düzeninde oyunun yeni adının ticari diplomasi (business diplomacy) olacağını görüyor ve buna göre stratejiler geliştiriyoruz. Bu kapsamda, zirvenin Türkiye'nin uluslararası diplomaside önemini artıracağının farkında olarak biz de bu sürece ticari diplomasi faaliyetlerimize katkı vermenin gayreti içerisindeyiz."