İran’ın iç cephesinde kargaşa yaratmaya çalışan kuvvetler psikolojik savaşta vites yükseltti ve İran'ın altıncı Cumhurbaşkanı Ahmedinejad’ı "MOSSAD’ın güdümüne giren bir figür" olarak tarif etti.
The New York Times’ın bahsi geçen haberi “planın başarısız olduğu” yönünde bilgiler içerse de, zihinlere Ahmedinejad’ın MOSSAD güdümünde olduğu yönünde kanaat oluşturma amacı güdüyor.
Batı basınındaki her bilgiyi doğru kabul eden Türk basınından bazı kurumlar hızla bu haberin etkisi altına girdi. Onlara göre “ayrıntı sayısı” haberin doğruluğunun kanıtlarından biriydi.
Oksijen gibi liberal yayın organları birinci sayfalarından The New York Times’ın “ayrıntılı haberini” vererek şüphe tohumlarının yayılmasına aracılık etti.
Oysa amaç belli: ABD ve İsrail basını, uzun süredir, İranyönetimindekibirliği, İran halkının da özgüvenini ve kararlı duruşlarını, eski cumhurbaşkanlarını lekeleyerek zaafa uğratmaya çalışıyor.
Kendini "demokrasinin dördüncü kuvveti" olarak pazarlayan küresel medya tekelleri, söz konusu Batı Asya veya Latin Amerika'dakimazlum ulusların kurtuluş mücadelesi olduğunda, anında birer dezenformasyon aparatına dönüşüyor. Bunu en açık bir şekilde Filistin'de gördük.
Ahmedinejad hakkındaki iddiaları hiçbir somut belgeye, hiçbirbağımsız ve gerçekçi kaynağa dayandırmadan manşetlerine taşıyan bu medya organları gerçeği araştırma sorumluluğu taşımıyor. Bu duruma gazetecilikte "kaynağa angaje olma" deniyor.
Araştırma çabasına girmeden, kulağa fısıldananların cilalanıp manşetlerden aktarılması gazetecilik değildir. Batı basınında vicdan ve sorumluluk sahibi aydınlar bunu "Stenografik Gazetecilik" (dikta gazeteciliği) adını taktılar.
Silahların konuştuğu zamanlarda, yani savaş haberlerinde kaynağı gizlemek, habere gizem ve sözde bir derinlik katarak okura sunmak aslında bizzat okurun hedef alınması amacıyla yapılır. Okurun muhakeme yeteneği böyle hedef alınır.
Haberi yapan gazeteci masasına konulan notu doğrudan yayınlar. Kaynak gizli olduğu için, yalan patladığında hiç kimse hesap vermez. Fatura "yanıltıcı istihbarata" kesilir ve "haberlere" devam edilir.
Batı'nın silah tekelleriyle bağlantılı siyasileri, saldırıları meşrulaştırmak istediğinde böyle gazetecilere koşar. Kaynak fetişizmi işte bu işleyişte ortaya çıkıyor.
İstihbarat ağlarının onayından geçmeden böyle haberleri yazamadıkları için de İran basınında çıkan karşı yöndeki bilgilere gözlerini kapatıyorlar.
İranlı gazeteciler, yönetime muhalif olanlar da dahil, Batı basınının tek taraflı Ahmedinejad haberlerini alaycı bir şekilde ele aldı ve olguları alt alta sıralayarak gazetecilik dersi verdi. MOSSAD başarısız oldu haberinin içindeki sinsi MOSSAD propagandasını anında yakaladılar...
ABD ve İsrail'in sadece güdümlü füzeleri yok. Güdümlü yalan haber makinaları da var. Onlar masa başında üretiyor, liberal yayın organları da sorgulamadan aktarmayı gazetecilik gibi takdim ediyor. Görüldüğü gibi “Oksijen” bazen bilinç bulanıklığına da yol açabiliyor…
Mustafa İlker Yücel
Odatv.com