Evrensel Gazetesi yazarları Kavel Alpaslan ve Ertan Erol, “Patria Grande – Latin Amerika Gündemi” programında Peru ve Kolombiya’daki seçim süreçlerini değerlendirirken, Bolivya’da büyüyen sokak hareketlerini ve derinleşen siyasi krizi ele aldı.
Latin Amerika son haftalarda seçimler, siyasi krizler ve kitlesel protestolarla sarsılıyor. Peru’da seçim tartışmaları sürerken, Kolombiya yeni devlet başkanını belirlemeye hazırlanıyor. Bölgenin önemli lityum üreticilerinden Bolivya’da ise ekonomik krizin derinleşmesiyle birlikte sokak hareketleri büyüyor.
Peru’da sağın adayı Keiko Fujimori ikinci tur seçimlerini kaybetmiş olsa da, Fujimori hareketi ülke siyasetindeki etkisini koruyor. Eski Devlet Başkanı Alberto Fujimori’nin kızı olan Keiko Fujimori’nin liderliğindeki siyasi çizgi, parlamentodaki gücü ve devlet kurumları üzerindeki etkisi nedeniyle ülke siyasetinin belirleyici aktörlerinden biri olmaya devam ediyor.
Kolombiya ise devlet başkanlığı seçimlerinin ikinci turuna hazırlanıyor. İlk turda aşırı sağcı aday Abelardo de la Espriella sandıktan birinci çıkarken, solun adayı Ivan Cepeda ikinci sırada yer aldı. ABD Başkanı Donald Trump’ın açık biçimde de la Espriella’ya destek vermesi dikkat çekti. 21 Haziran’da yapılacak ikinci tur seçimleri yalnızca Kolombiya’nın siyasi geleceği açısından değil, Washington’un bölgedeki politikaları bakımından da kritik bir sınav olarak görülüyor.
Öte yandan Bolivya’da siyasi ve ekonomik kriz derinleşiyor. Dünyanın en büyük lityum rezervlerinden bazılarına sahip olan ülkede artan enflasyon, yakıt sıkıntısı ve ekonomik durgunluk hükümete yönelik tepkileri büyüttü. Sendikalar ve yerli örgütleri Devlet Başkanı Rodrigo Paz’ın istifasını talep ederken, ülkenin farklı bölgelerinde yol kapatma eylemleri, işgaller ve kitlesel protestolar düzenleniyor.
Latin Amerika’da son dönemde yaşanan gelişmeler, bölgenin yalnızca seçimlerle değil, aynı zamanda derinleşen toplumsal ve ekonomik krizlerle de şekillendiğini gösteriyor. Peru’da Fujimoriciliğin etkisi sürerken, Kolombiya’da ikinci turun sonucu merakla bekleniyor. Bolivya’da ise toplumsal hareketlerin önümüzdeki haftalarda siyasi dengeleri nasıl etkileyeceği yakından izleniyor.