Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kredi kullanan kişinin Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) kesintisinin iadesi istemiyle açtığı davada, yerel mahkemenin iade kararını taraflar arasındaki sözleşme hükümleri nedeniyle sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozdu.
Resmi Gazete'de yer alan karara göre, bir kişi, bankadan 6 ayrı kredi kullandı. Banka, kişinin kullandığı krediler için yaklaşık 5 bin lira BSMV tahsil etti. Kullanıcı, ilgili tutarın iadesi için icra takibi başlattı. Bankanın itirazı üzerine icra takibinin durdurulması üzerine kullanıcı, icra takibinin devamı adına dava açtı.
Yargılamayı yapan Antalya 3. Tüketici Mahkemesi, bankanın itirazının haksız olduğuna hükmederek, icra takibinin devamına karar verdi.
Kararın kesinleşmesinin ardından Adalet Bakanlığı, yasal düzenlemeler uyarınca yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle kanun yararına bozma isteminde bulundu.
Temyiz incelemesini yapan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, sonuca etkili olmamak üzere yerel mahkeme kararını kanun yararına bozdu.
Kararın gerekçesinden
Dairenin kararında, Gider Vergileri Kanunu uyarınca banka ve sigorta şirketlerinin Finansal Kiralama Kanunu'na göre yaptıkları işlemler hariç olmak üzere, yaptıkları işlemlerin Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi'ne (BSMV) tabi olduğu ifade edildi.
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca, haksız şartın, tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye dahil edilen ve tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde dürüstlük kuralına aykırı düşen haller olduğu belirtilen kararda, kredi verenin tüketiciye, teklif ettiği kredi sözleşmesini makul bir süre önce vermesi gerektiği bildirildi.
Dava konusu kredi kullanımı öncesi taraflar arasında düzenlenen sözleşmede, "tüketicinin giderleri ödeyeceğinin açıkça yazdığı" tespitine yer verilen kararda, mevcut durumda kredi kullanana BSMV yansıtılmasının mümkün olduğu belirtildi.
Dairenin kararında, "Taraflar arasındaki sözleşmelerde yer alan düzenlemelerin haksız şart niteliğinde olmadığı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olup Adalet Bakanlığının bu yöne ilişen kanun yararına temyiz isteminin kabulü gerekmiştir." ifadelerine yer verildi.