Ana içeriğe geç

Yıllardır kullanılmıyorlardı: İran'ın gizli milyarları şimdi ne olacak?

Dünya genelinde milyarlarca dolarlık İran varlığı, hukuki ve siyasi gerekçelerle kilitli halde bekletiliyor. Tahran yönetiminin ekonomik kriz karşısında serbest kalmasını hedeflediği bu fonlar, küresel finans sisteminde hem stratejik bir pazarlık kozu hem de diplomatik bir baskı aracı.

Yıllardır kullanılmıyorlardı: İran'ın gizli milyarları şimdi ne olacak?
Yeniçağ
16

İran’ın uzun yıllardır erişim sağlayamadığı yurt dışındaki varlıkları, ülkenin ekonomik geleceği açısından büyük önem arz ediyor. Hürriyet Gazetesi’nden İsmail Sarı’nın yazısına göre Tahran hükümeti, farklı ülkelerdeki dondurulmuş kaynaklarının toplam değerinin en az 100 milyar dolar olduğunu ileri sürerken, uluslararası finans uzmanları bu miktarın daha düşük seviyelerde olabileceğini öngörüyor. Bu miktarın önemli kısmı, İran’ın petrol ihracatındaki gelirlerden oluşuyor.

İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) araştırmacılarından Oral Toğa, rakamsal farklılıkların tanım çeşitliliğinden kaynaklandığını belirtiyor. Tahran yönetiminin petrol gelirleri, Merkez Bankası rezervleri, ticari alacaklar ve eski gayrimenkulleri tek bir kalemde topladığını ifade eden Toğa, uzmanların ise yaptırımlarla bloke edilen nakit parayı, kanalı tıkalı varlıkları ve tahsil edilmemiş alacakları birbirinden ayırdığına dikkat çekiyor.

Toğa, “Buna bir de siyaset giriyor. Rakam hem pazarlık kozu hem de iç politika malzemesi. 2015'te de aynısını yaşadık. Tahminler 20 milyar ile 180 milyar arasında geziyordu. Hatta Obama önce 100 milyar dedi, sonra 50-60 milyara çekti." İfadelerini kullandı

BLOKE FONLARIN TEMELİ VE ABD YAPTIRIMLARI

Bloke edilen fonların büyük bir kısmı, İran'ın Çin, Hindistan, Güney Kore ve Japonya gibi Asya ülkelerine yaptığı petrol ihracatından elde ettiği gelirlerden oluşuyor. Sorunun temelinde, ABD başkanı Donald Trump'ın nükleer anlaşmadan çekilerek İran'a yönelik kapsamlı ekonomik yaptırımları yeniden yürürlüğe koyması yer alıyor. Bu hamleyle birlikte İran'ın petrol gelirleri, uluslararası bankacılık sistemi içerisinde küresel ölçekte donduruldu. Küresel petrol ticaretinin ağırlıklı olarak ABD doları üzerinden yapılması, ABD Hazine Bakanlığına (OFAC) yaptırımları ihlal eden finans kuruluşlarını dolar sisteminin dışına çıkarma yetkisi vererek Washington'ın elini güçlendiriyor.

FONLARIN SERBEST KALMASININ EKONOMİYE ETKİSİ SINIRLI

Ekonomik darboğaz yaşayan İran, ilk etapta yaklaşık 24 milyar dolarlık varlığın aşamalı olarak serbest bırakılmasını hedefliyor. Uzman Oral Toğa, olası bir döviz girişinin kısa vadede beklentiler üzerinden Merkez Bankası rezervlerine nefes aldıracağını, paralel piyasaya müdahaleyle riyalin bir miktar toparlanacağını aktarıyor. Ancak Toğa, bu durumun kalıcı bir ekonomik iyileşme getirmeyeceğini, enflasyonun kökenindeki bütçe açığı ve para basma sorununun tek seferlik bir stok gelirle çözülemeyeceğini vurguluyor. Kalıcı rahatlamanın nakit girişinden ziyade; yaptırımların askıya alınması, petrol satışının normalleşmesi ve uluslararası bankacılık bağlantılarının yeniden kurulmasıyla mümkün olabileceğini ifade ediyor.

Toğa, “Üstelik para kademeli veriliyor ve nükleer uyuma bağlı. Snapback riski masada. Haziran ortasındaki karşılıklı vuruşmalar da işin ne kadar kırılgan olduğunu gösterdi. Sonuç olarak kısa vadede gerçek ama mütevazı bir döviz yastığı. Geniş normalleşme tutmazsa şeker etkisi olur, sonra eski seviyeye döner.” İfadelerini kullandı.

ÜLKELERE GÖRE DONDURULAN İRAN VARLIKLARI

İran fonlarının ülkelere göre dağılımı ve mevcut durumları şu şekilde sıralanıyor:

Çin: En büyük payın 20 milyar dolar ile 50 milyar dolar arasında bir tutarla Çin'de olduğu tahmin ediliyor. Çin, ABD baskılarına rağmen petrol alımını tamamen durdurmayarak bu fonların bir kısmının makine, sanayi ekipmanı ve otomotiv yedek parçası takasında kullanılmasına izin veriyor; ancak doğrudan nakit akışı sağlanamıyor.

Irak: Enerji altyapısı nedeniyle İran'dan elektrik ve doğalgaz ithal eden Irak'ta yaklaşık 15 milyar dolarlık İran kaynağı bulunuyor. Ancak ödemeler ABD yaptırım mimarisiyle engelleniyor.

Hindistan: 2018 öncesinde önemli bir alıcı olan Hindistan'da yaklaşık 7 milyar dolarlık varlığın bloke edildiği iddia ediliyor. Yeni Delhi yönetimi, ABD finans sistemine erişimini korumak amacıyla yaptırımlara uyuyor.

Güney Kore: Güney Kore bankalarında biriken yaklaşık 7 milyar dolarlık fon, daha sonra yapılan esir takası anlaşması kapsamında Katar’a transfer edilerek uluslararası denetim altında kısıtlı kullanıma sunuldu.

Diğer Ülkeler: Japonya, Umman, Lüksemburg ve ABD’de de finans çevrelerinin tahminlerine göre toplamda 8 milyar dolar civarında varlık yer alıyor.

Uzmanlar, borçlu ülkelerin aslında ödemeye istekli olduğunu ancak üçüncü taraflara yönelik ABD yaptırımlarından çekindiklerini belirtiyor. Gelecekte dondurulan varlıkların tamamen çözülmesi yerine, nükleer uyuma bağlı olarak parça parça ve belirli muafiyet mekanizmalarıyla kısıtlı bir erişime izin verilmesi bekleniyor.

Yine de Çin ve Hindistan özelinde tercih mekanizmasının da kısmen devreye girdiğini belirten Toğa, “Çin’deki para teknik olarak dondurulmuş değil, kısıtlı. Pekin İran ticaretini zaten dolar dışında, Yuan ve takasla çeviriyor. Burada hem mekanizma sorunu var hem de Çin’in tercihi. Çin serbest çevrilebilir sert parayı vermek yerine kozu elinde tutmak istiyor. Hindistan’da ise sorun engelleme değil, paranın serbestçe çevrilememesi. Somut çözüme gelince, Cenevre çerçevesi tutarsa kısmi bir mekanizma mümkün. Kore-Katar örneğindeki gibi belirli dilimleri hareket ettiren bir muafiyet yapısı. Ama havuzun tamamının çözülmesini beklememek lazım. Erişim nükleer uyuma bağlı ve geri alınabilir. Mahkemeye takılı ve çevrilemez kısımlar zaten kilitli kalır. Yani temiz bir çözülme değil. Daha çok emanet ve muafiyet temelli, parça parça bir erişim göreceğiz diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler