Arnavutluk’taki Edi Rama hükümeti tarafından, ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Kushner’in şirketine verilen Zvërnec bölgesini korumak amacıyla başlayan halk protestoları sürüyor. Arnavutluk Komünist Partisi de yaptığı açıklama ile “Arnavutluk Komünist Partisi, üyelerine ve sempatizanlarını, Zvërnec’i savunmak için sıradan vatandaşların başlattığı halk protestosunu desteklemeye çağırıyor” dedi.
Sosyal medyada yayımlanan açıklamada protestolara katılanların özel polisin “vahşi, barbarca ve faşist” şiddetiyle karşılanmasına tepki gösterilen açıklamanın öne çıkan bölümleri şöyle:
Protestoların talepleri siyasidir
“Zvërnec bölgesinin, yerli ve yabancı kapitalist oligarşilerin zenginleşme hırsından korunması için düzenlenen protesto, büyük boyutlara ulaştı ve hâlâ büyümeye devam ediyor. Çeşitli sosyal ve sınıfsal geçmişlere sahip, özellikle öğrenciler ve gençler olmak üzere, farklı siyasi görüşlere sahip insanlar protestoya katılmaktadır.
Bu protestonun organizasyonu ise sözde ‘sivil toplum’ tarafından üstlenilmiştir. Bu eylemin organizatörleri, eylemin ‘siyasi bir niteliği olmadığını’, bunun yerine ‘çevreci bir niteliği’ olduğunu, ‘barışçıl bir eylem’ olduğunu vb. belirtiyorlar ve halktan destek istiyorlar. Organizatörler, siyasi güçlere ve diğerlerine gösteriye katılmamaları çağrısında bulunuyorlar.
Çoğu öğrenci ve gençlerden oluşan binlerce protestocu ise, Tiran’daki hükümet binası önündeki meydanı doldurarak, Edi Rama yönetimindeki Arnavut burjuva devletinin halk ve ulus düşmanı politikasını kınıyor ve istifasını talep ediyor. Protestocular ayrıca Sali Berisha liderliğindeki neo-faşist burjuva muhalefetin halk ve ulus karşıtı politikasını da kınıyorlar. Protestocuların başlıca sloganları şunlardır: 'Arnavutluk satılık değildir', 'Rama hapse, Berisha hapse'.
Protestocular, Edi Rama’nın başındaki burjuva Arnavut devletini, Arnavutluk’un varlıklarını yabancı oligarklara satmakla, halkın yoksulluğunun ve sefaletinin artırmakla, işsizliği, yolsuzluğu, ekonomik göçü ve gençlerin ülkeden ayrılmasını artırmakla suçluyorlar. Tüm bu suçlamalar tartışmasız gerçeklerdir. Protestocular şunları talep ediyor: Tüm hükümetin istifası, stratejik yatırımlar yasası ile dağ paketi yasasının yürürlükten kaldırılması, Zvërnec’teki projenin durdurulması. Dolayısıyla, Zvërnec’i korumak için yapılan halk protestosu, tamamen siyasi niteliktedir. Protestoya katılan toplumsal sınıf güçleri, protestoyu yönetenler ve siyasi talepleri göz önüne alındığında, bu halk protestosu kapitalist çerçeve içinde demokratik bir halk hareketi niteliği taşımaktadır.”
"Devrilmesi gereken sadece mevcut hükümet değildir"
“Arnavutluk Komünist Partisi, Edi Rama’nın burjuva hükümetinin gerici, halk düşmanı ve ulus düşmanı politikasına karşı bu ilerici demokratik halk hareketini, halkın çıkarlarını ve Arnavutluk’un ulusal çıkarlarını savunmak amacıyla desteklemektedir. Arnavutluk Komünist Partisi, protestoculara ve halka şunu bildirir: Bu halk düşmanı ve ulus düşmanı politikanın kaynağının sadece Edi Rama’nın burjuva hükümeti ve Sali Berisha’nın burjuva muhalefeti değil, aynı zamanda, proleter devrimle devrilmesi gereken çok eski, baskıcı ve sömürücü kapitalist sistemin kendisidir.
Edi Rama, gerici bir burjuva otokratın kibiriyle ve Amerikan emperyalizmine bağlı bir vasalın dalkavukluğuyla, kamuoyuna şu açıklamaları yaptı: 'Kushner’in ve onun tekelci şirketinin yatırımını güçlü bir şekilde destekliyorum. Ben burada olduğum sürece, yatırımı durdurma şansı yok.'
Amerikan emperyalizminin yardımıyla iktidarda kalmak için bunu yapmaktadır. Arnavutluk’un burjuva Başbakanı Edi Rama, tarihin de gösterdiği gibi, yerli ve yabancı kapitalistlerin ve oligarşilerin bu uşağı, bir toprak ağası ve hain gibi düşünüyor ve davranıyor; Arnavut halkının ve Arnavutluk’un ulusal servetini ‘piyasa yağması’na, yabancı emperyalist devletlere ve onların tekelci şirketlerine satıyor; bir gün bu ulusal ihanetin hesabını halkın ve tarihin önünde vermek zorunda kalacağını unutuyor. Arnavutluk’un varlıklarının meşru sahibi Arnavut halkıdır, başkası değildir. Tarihin de gösterdiği gibi, Arnavutluk’un burjuva Başbakanı Edi Rama, halk ve Arnavutluk aleyhine birçok suç işlemiştir ve bu suçların hesabını halk ve tarih önünde vermek zorunda kalacaktır.”
"Arnavutluk emperyalizmin bir kolonisine dönüştürüldü"
“Arnavutluk’ta sosyalizmin yıkılıp kapitalizmin yeniden kurulmasının üzerinden neredeyse 40 yıl geçti; tarih de gösterdiği gibi, Arnavut burjuva devleti, halk ve ulus düşmanı bir politika izlemiş ve Arnavutluk’u Avrupa-Amerika emperyalizminin bir kolonisine dönüştürmüştür.
Emperyalist devletler ve yabancı tekelci şirketler Arnavutluk’ta yatırımlar yaptılar ve yapmaya devam ediyorlar; başka bir deyişle, Arnavutluk’taki işçi sınıfını ve emekçi kitleleri acımasızca sömürerek, azami kâr elde etmek ve sermayelerini artırmak amacıyla sermayelerini Arnavutluk’a ihraç ettiler ve etmeye devam ediyorlar. Bunu, Arnavutluk’taki işçi sınıfını ve emekçi kitleleri acımasızca sömürerek maksimum kâr elde etmek ve sermayelerini artırmak amacıyla yapmaktadırlar.
Arnavutluk’taki bu yabancı yatırımların sonuçları, yaklaşık 40 yıl boyunca, bir yandan yabancı kapitalistlerin ve oligarşilerin maksimum kârlarının ve servetlerinin artmasına, diğer yandan ise, artan kapitalist sömürünün bir sonucu olarak işçi sınıfı ve emekçi kitleler, yani halk arasında yoksulluk ve sefaletin artmasına, toplumsal kutuplaşmanın büyümesine, mal ve hizmet fiyatlarının yükselmesine, yolsuzluğun artmasına neden oldu.
Arnavutluk Komünist Partisi, arazilerin, yeraltı kaynaklarının ve stratejik sektörlerin yabancılara satılmasını kınamakta ve bunu tanımamaktadır. Parti, emperyalizmin çıkarları doğrultusunda Edi Rama yönetimindeki Arnavut burjuva devletinin gerici, halk düşmanı ve ulus düşmanı politikasına karşı Zvërnec’i savunmak için yapılan halk protestosunu desteklemektedir.”