Ana içeriğe geç

Her gün işe gidip yıllarca aynı yerde sayanlar aynı tuzağa düşüyor

Burning Glass Institute ve New York Üniversitesi araştırması, beyaz yakalı personel gruplarında yaşanan kariyer tıkanmasını inceliyor. Gilda&Partners Consulting Kurucusu Jilda Bal, hatalı insan kaynakları yönetimi politikalarının çalışanları durdurduğunu belirtiyor. Doğru kariyer planlama yapılmaması, çalışanların maaş zammı alamamasına ve terfi şartları oluşmadan aynı rolde kalmasına neden oluyor.

Her gün işe gidip yıllarca aynı yerde sayanlar aynı tuzağa düşüyor
Karar
16

Kurumsal hayatta 'career stall' olarak tanımlanan kariyer tıkanıklığı, ofis çalışanları açısından günden güne büyüyen bir tehdide dönüşüyor.

İş dünyasında uzmanlaşan profesyonellerin, özellikle hayatlarının olgunluk dönemlerinde unvan değişimi ya da gelir artışı elde edemeden yıllarca aynı görevde çakılı kalması, kariyer yollarındaki yapısal bir yavaşlamayı gözler önüne seriyor.

BEYAZ YAKALILARIN YÜZDE 25'İ 40 YAŞINDAN ÖNCE DURAKSIYOR

Burning Glass Institute ve New York Üniversitesi (NYU) School of Professional Studies tarafından ortaklaşa yürütülen bir araştırma, iş gücündeki durağanlığın boyutlarını ortaya koyuyor.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) genelinde 1 milyon 300 bin profesyonelin çalışma geçmişini inceleyen bu kapsamlı analiz, beyaz yakalı çalışanların yaklaşık yüzde 25'inin 40 yaşından önce en az beş yıl boyunca kayda değer bir unvan yükselişi ya da maaş artışı yaşamadığını gösteriyor.

Araştırma ekibi, bu tıkanmanın yalnızca kişisel performansla açıklanamayacağını, doğrudan şirketlerin kurumsal kariyer yapılarıyla ilgili olduğunu belirtiyor.

İŞSİZLİK KADAR GÖRÜNÜR OLMAYAN SİNSİ BİR TEHLİKE

Söz konusu kariyer tıkanması, işten çıkarılma ya da işsiz kalma gibi radikal ve görünür bir durum yaratmadığı için çoğu zaman fark edilmiyor.

Çalışanlar mevcut rollerinde istihdam edilmeye devam ederken, gelir artışlarının çok sınırlı kalması, terfi yollarının belirsizleşmesi ve üstlenilen görev tanımının genişlememesi, zaman içinde sinsi bir kariyer riskine dönüşüyor.

İŞ HAYATININ İLK 10 YILINDAKİ GELİŞİM GELECEĞİ ETKİLİYOR

The Wall Street Journal tarafından yapılan detaylı analizler, kariyer duraksamasının ilk sinyallerinin genellikle çalışma hayatının ilk 10 yılında ortaya çıktığını gösteriyor.

Bu dönemde bireysel beceri gelişiminin kısıtlı kalması, görev çeşitliliğinin artmaması ve doğru dönemde doğru kariyer geçişlerinin yapılamaması, ilerleyen yıllardaki terfi ile gelir potansiyelini doğrudan baltalıyor.

Bu çerçevede modern kariyer gelişimi artık yalnızca dikey yönlü bir yükselişle değil; yatay geçişler, proje bazlı deneyimler, kurum içi mobilite ve sürekli beceri güncellemeleriyle tanımlanıyor.

TÜRKİYE'DE ORTA KADEME YÖNETİCİLER BÜYÜK RİSK ALTINDA

Mesele Türkiye iş dünyası açısından incelendiğinde, bu durağanlık eğiliminin özellikle orta kademe yöneticiler ve deneyimli uzmanlar için çok daha belirgin bir risk taşıdığı görülüyor.

Makroekonomik belirsizlikler, organizasyonlardaki kısıtlı terfi alanları ve ücret artışları üzerindeki baskılar, nitelikli iş gücünün mevcut pozisyonlarında tahmin edilenden çok daha uzun süre kalmasına yol açıyor.

ŞİRKETLERİN YETENEK YÖNETİMİ YETERSİZ KALIYOR

İnsan kaynakları danışmanlığı alanında faaliyet gösteren Gilda&Partners Consulting Kurucusu Jilda Bal, yaşanan bu kariyer kilitlenmesinin sadece kişisel bir performans sorunu olmadığını vurguluyor.

Problemin doğrudan şirketlerin yetenek yönetimi stratejileriyle bağlantılı olduğunu ifade ediyor.

Kurumsal yapıların çalışanlara yalnızca dikey unvan odaklı bir rota çizmek yerine daha esnek ve şeffaf gelişim yolları sunması gerektiğini belirten Jilda Bal, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Kurumların çalışanlara yalnızca terfi odaklı değil, daha esnek ve görünür gelişim yolları sunması gerekiyor.

Yatay geçişler, farklı projelerde görev alma imkanları, mentorluk programları ve beceri geliştirme süreçleri, kariyer ilerlemesini destekleyen temel araçlar arasında yer alıyor."

GELECEĞİN LİDERLERİNİ DIŞARIDA ARAMAK BÜYÜK HATA

Orta kademe yönetim kademelerinde gözlenen bu kronik duraksamanın kurumsal liderlik hattı açısından da ciddi riskler barındırdığına dikkat çeken Jilda Bal, stratejik bir uyarıda bulundu.

Organizasyonların gelecekteki yönetici kadrolarını dış kaynaklarda aramaya koyulmadan önce, kendi bünyelerindeki mevcut yeteneklerin nasıl bir seyir izlediğini ve hangi yeni yetkinlikler vasıtasıyla yeniden dinamizm kazanabileceğini titizlikle incelemesi gerektiğini dile getirdi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler