Hürriyet yazarı Ahmet Hakan, komedyen Deniz Göktaş'ın tutuklanması üstünden DEM Partilileri hedef alarak iş insanı Rahmi Koç'un "Kürt kadın hasta fıkrasını" hatırlattı. Hakan, "Sınırsız mizah özgürlüğü, bizim toplumumuzda kocaman bir masaldır. Deniz Göktaş’ın yaptığı din şakasına sonsuz destek veren DEM’liler, daha dün Kürt kadını fıkrası anlatan 90 küsur yaşındaki iş insanını bir kaşık suda boğmaya kalkışıyorlardı" dedi.
İŞTE AHMET HAKAN'IN YAZISI
Emrah Safa Gürkan isimli tarihçimiz, “mizah özgür olmalı” konulu bir video çekmiş.
Dediği şu tarihçimizin:
“Mizahçının malzemesi dokunulmazlardır. Onun görevi dokunulmayana dokunmak, söylenmeyeni söylemek. Bu sayede de toplumlar bir ferahlama hissederler.”
Bir mizahçı, Atatürk’e dokunduğunda gözaltına alınmıştı.
Emrah Safa, “Ne var bunda? Mizah sınırsızdır” videosu çekmedi.
Bir mizahçı, Alevilere dokunduğunda büyük tepki almıştı.
Emrah Safa, “Tepki çok yanlış. Mizah sınırsızdır” videosu çekmedi.
Ne zaman ki sıra Kuran’a / Allah’a / Peygamber’e / dine / diyanete geldi.
Emrah Safa, tereddütsüz raconu kesiverdi:
“Mizahçının görevi dokunulmazlara dokunmaktır, söylenmeyeni söylemektir.”
Size bir şey söyleyeyim mi:
Sınırsız mizah özgürlüğü, bizim toplumumuzda kocaman bir masaldır.
Yesinler senin sınırsız mizah özgürlüğünü
Şuraya dikkat:
Deniz Göktaş’ın yaptığı din şakasına sonsuz destek veren DEM’liler, daha dün Kürt kadını fıkrası anlatan 90 küsur yaşındaki iş insanını bir kaşık suda boğmaya kalkışıyorlardı.
Ne yani?
Bizde sadece din / iman / Kuran / Allah mı dokunulmaz?
Atatürk de dokunulmaz. Alevilik de dokunulmaz. Etnik kimlikler de dokunulmaz.
Bizdeki esas sorun şurada:
- Başkasının dokunulmazına dokunulduğunda: Sınırsız mizah nutukları atıyoruz.
- Kendi dokunulmazımıza dokunulduğunda: Böyle mizah olmaz tavrı koyuyoruz.
Sonuç olarak...
Bizim toplumumuzda “sınırsız mizah özgürlüğü” masaldır ama “sınırsız ikiyüzlülük” buz gibi gerçektir.
YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ