Adalet Bakanı Akın Gürlek'in talimatıyla kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinesinde, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı dosyayı tekrar inceledi. Olay gününe ait toplu ulaşım ve İstanbulkart hareketlerini geriye dönük inceleyen ekipler, şüphelinin Avcılar'dan metrobüse binerek Mecidiyeköy'e gelen Bülent G. olduğunu tespit etti. Takibe alınan şüphelinin, olay öncesi ve sonrasında telefonunu kapattığı, maktulün tehdit edildiği iddialarıyla daha önce HTS kayıtları incelenen diğer akrabalar F.K. S. K. ve Y.K. ile bağlantılı olduğu belirlendi.
"Kargocuyum diyerek kapıyı açtırdım"
Emniyetteki sorgusunda cinayeti tek başına işlediğini itiraf eden Bülent G., "Olay günü Avcılar'daki evimden çıkarak metrobüsle Mecidiyeköy'e geldim. Hava yağmurlu ve soğuk olduğu için kafamda şapka ve kapüşonlu mont vardı. Aynur Kanbur'un Fulya'daki ikametine gittim ve zile bastım. Megafondan 'Kim o?' diye sorunca 'Paketiniz var' diyerek kendimi kargocu olarak tanıttım. Beni kargocu sanıp binanın kapısını açtı. Kapı açılınca giriş kattaki daireye yöneldim, kapısı açıktı. Beni üzerimdeki kapüşon ve şapka sebebiyle ilk başta tanımadı. Kendisine geçmişteki tartışmamıza atıfta bulunarak, 'Ailemizin itibarını zedeledin, sen nasıl bir ailenin ferdi olduğunun farkında değilsin. Şevki dayımızın kemiklerini sızlatıyorsun, bizim ailemizin adını lekeledin' dedim. Ben onun dansözlük yapmasını aile ferdi olarak kabul edemiyordum. Aynur sesini yükseltip 'Sen ne karışıyorsun, kimse bana karışamaz' diyerek küfürlerle üzerime yürüyünce, belimdeki 9 mm el yapımı tabancayı çekerek gövdesine doğru 3-4 el ateş ettim" dedi.
"Cinayet silahını boğaza attım"
Zanlı, olayın ardından yaya olarak Beşiktaş Ihlamurdere Caddesi'ne, oradan da Barbaros Bulvarı üzerinden otobüse binerek çalıştığı Rumelihisarı'ndaki restorana gittiğini ifade etti. Zanlı, cinayette kullandığı ruhsatsız tabancayı ise birkaç gün sonra Emirgan-Kanlıca seferini yapan bir tekneye binerek İstanbul Boğazı'nın ortasında denize bıraktığını itiraf etti.
Bülent G., gözaltına alınan diğer akrabaları F.K, S.K. ve Y.K.'nin olayla bir ilgisi ya da azmettirmesi olmadığını, aralarındaki arazi konusunun bu olayla ilişkisi bulunmadığını iddia etti. Şüphelilerin emniyetteki işlemleri çok yönlü olarak devam ediyor.