Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler: “SAMP/T ve Patriot alımı değerlendiriliyor.”
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, kritik NATO Zirvesi öncesinde Türkiye’nin hava savunma stratejilerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin savunma sistemlerini güçlendirme kararlılığının altını çizen Bakan Güler, bu doğrultuda Fransız-İtalyan ortak yapımı SAMP/T ve ABD menşeli Patriot sistemlerinin tedarik edilmesi de dahil olmak üzere masadaki tüm seçeneklerin titizlikle değerlendirildiğini vurguladı. Ayrıca Güler, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi kapsamında savunma harcamalarının da konuşulacağını açıkladı.
İtalya/Fransa ortaklığındaki SAMP/T NG’nin merkezinde, Thales Ground Fire 300 veya Leonardo Kronos Grand Mobile High Power radarı etrafında inşa edilmiş, tamamen dijital bir AESA radar mimarisi yer almaktadır. Bu sistemler, mekanik olarak yeniden konumlandırmaya gerek kalmadan doğal 360 derece kapsama alanı sağlar ki bu, birden fazla yönden gelen saldırıları içeren senaryolarda önemli bir avantajdır. Tespit menzilleri, standart hava hedefleri için yaklaşık 350 km veya daha fazla olarak değerlendirilirken, düşük görünürlüklü veya çok küçük tehditlere karşı bu performans bir miktar düşmektedir. Sistem, aynı anda 100’ün üzerinde hedefi takip etmek ve paralel olarak çok sayıda hava savunma füzesini yönlendirmek üzere tasarlanmıştır. Bu da sistemi satürasyon (doygunluk) saldırılarına karşı etkinliğini korumasını sağlar.
Karşılaştırmak gerekirse, ABD yapımı Patriot hava savunma füze sistemi, AN MPQ 65 gibi daha eski sektör taramalı sistemlerin yerini alan LTAMDS radarının kullanıma sunulmasıyla büyük bir radar evrimi geçirmiştir. LTAMDS de tam 360 derece kapsama alanı sunar ve irtifa ile radar kesit alanına (RKA) bağlı olarak 400 km’nin ötesindeki hedefleri tespit edebileceği değerlendirilmektedir; ayrıca 100’ü aşan bir hedef takip kapasitesine sahiptir. Bununla birlikte, halihazırda hizmette olan birçok Patriot sistemi hala eski sektör taramalı radarlara bağımlıdır. Army Recognition tarafından aktarıldığı üzere bu durum, optimize edilmiş konfigürasyonlarda konuşlandırılmadıkları sürece koordineli çok eksenli saldırılara karşı etkinliği azaltabilmektedir.
SAMP/T NG, hem aerodinamik hem de balistik tehditlerle başa çıkmak üzere tasarlanmış tek bir önleyici füzeye, Aster 30 B1NT’ye dayanmaktadır. Uçaklara ve seyir füzelerine karşı angajman menzili tipik olarak 120 ila 150 km civarındadır. Balistik füzelere karşı etkili önleme menzili daha kısadır. Bu genellikle 25 ila 35 km arasında tahmin edilmekte olup, önleme irtifası 20 km’nin üzerindedir. Füze, aktif bir Ka-bant arayıcı başlığı yüksek çeviklikle birleştirerek süpersonik seyir füzeleri ile kısa ve orta menzilli balistik füzeler dahil olmak üzere manevra yapan hedeflere angaje olabilmeyi sağlar.
Patriot ise çift füze yaklaşımı kullanır. PAC 2 GEM T, uçaklara karşı yaklaşık 160 km’ye varan uzun menzilli angajman sağlar ancak modern balistik tehditlere karşı sınırlı bir yeteneğe sahiptir. PAC-3 MSE hava savunma füzesi ise balistik füze savunması için optimize edilmiştir. PAC-3 füze ailesi, gelen tehditlere karşı hedef üzerinde patlama-parçalama mekanizmalarıyla elde edilebilecek olandan daha fazla kinetik enerji sağlayan doğrudan teması kullanarak hedefini imha etmektedir. PAC-3 MSE füzelerinin bu “hit-to-kill” prensibi, özellikle balistik füzeler ve diğer yüksek hızlı tehditlere karşı etkili bir savunma sağlar.
Bu teknoloji, geleneksel patlayıcı başlıkların yerine kinetik enerjiyi kullanarak hedefleri imha etmeyi amaçlar. Muharebede kendini kanıtlamış PAC-3, çift darbeli katı roket motoru ile daha yüksek irtifa ve menzil performansı sağlayarak etkili muharebe alanını genişletmektedir. Angajman menzili, angajman geometrisine bağlı olarak tipik olarak 60 ila 100 km arasındadır ve önleme irtifalarının 30-40 km olduğu tahmin edilmektedir. Bu durum, Patriot’a daha yüksek irtifadaki ve daha zorlu balistik yörüngelere karşı daha güçlü bir yetenek kazandırmaktadır.
Tehdit kapsamı ve muharebe tecrübesi
Tehdit kapsamı açısından her iki sistem de uçaklara, İHA’lara, seyir füzelerine ve kısa ile orta menzilli balistik füzelere angaje olabilme kapasitesine sahiptir. Patriot, gerçek operasyonel ortamlarda taktik balistik ve seyir füzelerini önleme de dahil olmak üzere bu yeteneğini muharebe ortamında kapsamlı bir şekilde kanıtlamıştır. SAMP/T de yakın zamanda Ukrayna’daki kullanımı dahil olmak üzere operasyonel olarak konuşlandırılmıştır; ancak B1NT hava savunma füzesi ve yeni radara sahip NG (Yeni Nesil) konfigürasyonu henüz savaş koşullarında test edilip doğrulanmamıştır.
Hareketlilik ve konuşlandırma konseptleri
Hareketlilik ve konuşlandırma konseptleri ise sistemleri birbirinden daha da farklılaştırmaktadır. SAMP/T NG, esnek konumlandırma ve hızlı yeniden konuşlandırma sağlayan; hızlı kurulum, azaltılmış mürettebat gereksinimi ve yüksek hareket kabiliyeti için tasarlanmıştır. Bu durum, onu özellikle sistemlerin tespit edilmekten ve hedef alınmaktan kaçınmak için sık sık yer değiştirmesi gereken “dağıtılmış savunma” konseptleri için son derece uygun hale getirmektedir.
Army Recognition’a göre Patriot ise genellikle daha ağırdır ve daha fazla lojistik destek gerektirir. Ancak, son derece olgunlaşmış bir konuşlandırma doktrininden ve dünya çapında geniş kapsamlı bir idame/destek altyapısından faydalanmaktadır.
Operasyonel yaklaşım ve etkinlik
Operasyonel açıdan SAMP/T NG, esneklik ve basitleştirilmiş bir kuvvet yapısı arayan uluslar için güçlü bir çözüm sunmaktadır. Tek bir hava savunma füzesi tipinin kullanılması, operatörlerin füze tahsisini önceden planlamaya gerek kalmadan herhangi bir hedefe angaje olmalarına olanak tanır. Bu, karma tehditler içeren ve hızla gelişen sürü saldırılarında kritik bir avantajdır. Ayrıca temel bir yetenek olarak sunduğu tam 360 derecelik radar kapsama alanı, çoklu radar yönlendirmesine gerek kalmadan tutarlı bir koruma sağlayarak karmaşık saldırı profillerine karşı beka kabiliyetini artırır.
Öte yandan Patriot, balistik füze savunmasında daha yüksek düzeyde bir uzmanlaşma ve derinlik sunar. PAC 3 MSE önleyici füzesi, daha yüksek bir önleme irtifası ve doğrudan vurarak yok etme (hit-to-kill) mekanizması sağlar. Bu da özellikle daha yüksek hızlara veya daha karmaşık yörüngelere sahip balistik tehditlere karşı imha oranını önemli ölçüde artırır. Bu durum Patriot’ı, yarı balistik veya manevra yapan sistemler de dahil olmak üzere gelişmiş füze tehditlerine karşı yüksek değerli hedefleri korumada özellikle etkili kılmaktadır.
Muharebe doğrulaması ve ağ entegrasyonu
Bir diğer belirleyici faktör ise muharebe sahasında kanıtlanmışlık ve ağ entegrasyonudur. Patriot, onlarca yıllık operasyonel kullanıma, ABD ve müttefik kuvvetleri içinde geniş bir birlikte çalışabilirliğe ve “entegre hava ve füze savunma ağları” gibi daha geniş mimarilere entegre edilmiş sürekli güncellemelere sahiptir. Bu durum ona güvenilirlik, doktrin olgunluğu ve anında harbe hazırlık açısından net bir avantaj sağlar. Teknolojik olarak çok gelişmiş olsa da SAMP/T NG, henüz aynı seviyede bir operasyonel güvenilirlik inşa etme sürecindedir.
İlgili Olarak
SİPER hava savunma sistemlerinden test atışları
Adana’ya ilave Patriot hava savunma sistemi