ADLİ Tıp Kurumu tarafından hazırlanan rapora göre, oyuncu Ece İrtem’in kanında 3.95, göz içi sıvısında ise 4.70 promil alkol saptandı. 2 promil üzeri, tıbbi sınırlar içinde “ölümcül” kabul ediliyor. 3.95 promil, net olmamakla birlikte (kişinin kilosu, cinsiyeti, karaciğer fonksiyonu, ne kadar sürede içtiği, yemek yiyip, yemediği ve kullandığı her ilaç sonucu etkileyebiliyor) 2 büyük şişe civarı ağır alkole (rakı, viski, votka vs.) denk gelebiliyor. Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Halis Dokgöz, “değerin yanlış ölçülmüş” olabileceği iddialarına ise karşı çıkıyor: “Kandaki 3.95 promil, göz içi sıvısında bulunan 4.70 promili doğruluyor. Ki göz içi sıvısındaki alkol oranı, gerçeği daha net yansıtan parametrelerden biridir.”
2 promil üstü seviyelerde kişide; bilinç bulanıklığı, görme ve denge bozukluğu, koordinasyon kaybı, konuşma güçlüğü gibi belirtiler görüldüğüne dikkat çeken Prof. Dokgöz, “3 promil üzerine çıkıldığında ise ‘komaya geçiş’ başlar. Bu vakadaki değerler de ‘öldürücü doz’ sınırında. Dolayısıyla rapordaki bulgular çok net. Kalp krizi ya da enfeksiyonu düşündürecek bir tablo yok. Zira yüksek dozda alkol alındığında kişinin refleksleri zayıflar. Aynı zamanda bulantı ve kusma gelişebilir. Fakat alkol sebebiyle bilinç baskılandığı için kusma olmayabilir. Bu durumda mide içeriği yemek borusu yerine soluk borusu ve akciğerlere kaçar. Bu vakada da ölüm, alkol zehirlenmesine bağlı solunum depresyonu ve aspirasyon sonucunda meydana gelmiş görünüyor” yorumunu yapıyor.
ASLA BERABER KULLANILMAMALI
Prof. Dokgöz, “yeşil reçeteli ilaçların promili yükseltme ihtimali var mı” soruma şu yanıtı verdi: “Antidepresan ve diazepam benzeri uyku ilaçları, alkolün merkezi sinir sistemi üzerindeki baskılayıcı etkisini artırır. Kandaki alkol miktarını yükseltmezler; fakat bilinç kaybını hızlandırır, komaya geçişi kolaylaştırır ve ölüm riskini artırır. Asla beraber kullanılmamalıdır.”
HASTANEYE GİTSE KURTULABİLİRDİ
Prof. Dokgöz, bu gibi durumlarda hastaneye gitmenin ‘hayati’ derecede önemli olduğunu belirterek şu uyarıyı yapıyor: “Son görüntülerinde güçlükle eve girerken görüyoruz. O aşamada hastaneye götürülmüş olsaydı kurtarılabilirdi. Hem alkolün toksik etkisi tedavi edilir hem de aspirasyon önlenirdi. Yüksek miktarda alkol alan birini “uyusun, ayılır” diye yalnız bırakmak son derece tehlikelidir. Bilinci kapanan, kusan ya da uyandırılamayan bir kişi, mutlaka sağlık kuruluşuna götürülmelidir. Altını çizelim: Antidepresan veya uyku ilacı kullanan kişilerde alkolün etkisi çok daha ağır olur, ölümcül dozda seyredebilir.”