Ana içeriğe geç

Hüsrev Özkara: 129 bin hektar orman kaybolacak

Ormanları hedef alan torba kanun teklifini değerlendiren Türkiye Ormancılar Derneği Genel Başkanı Hüsrev Özkara, ormanların özel sektöre tahsisinin kabul edilemeyeceğini vurguladı.

Hüsrev Özkara: 129 bin hektar orman kaybolacak
Evrensel
16

İzmir-Türkiye'de ormanların, "yasal kılıflar" ve yönetmelik değişiklikleriyle madencilik, turizm, enerji ve yapılaşma gibi amaçlarla statüsünün değiştirilerek yağmalanması süreci devam ediyor. Geçtiğimiz Mart ayında bir gecede 4 milyon 800 bin metrekarelik ormanlık alan arsa vasfına dönüştürüldü.

Ülkenin ormanlarını arsa olarak gören AKP iktidarının, TBMM’ne sunduğu Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonunda görüşülmesi tamamlanan “Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, gündemdeki yerini korumaya devam ediyor.

Teklifin yasallaşması halinde telafisi mümkün olmayan tahribatlara neden olacağını belirten, Türkiye Ormancılar Derneği Genel Başkanı Hüsrev Özkara ile ormanları bekleyen tehlikeleri konuştuk.

“Yasal değişiklik ormanların idam fermanıdır”

6831 sayılı Orman Kanunu’na eklenmesi öngörülen maddelerin kendilerinde ciddi kaygılar uyandırdığını belirten Özkara, düzenlemeleri bir bütün olarak yaşam kalitesine darbe olarak değerlendirdi.

"Karbon Yutak Ormanı" düzenlemesine karşı olduklarını belirten Özkara, “Devlet ormanlarının özel şirketlere tahsis edilmesi kamusal alanların metalaşmasına yol açacaktır. Ormanların iklim kriziyle mücadele bahanesiyle ticari kazanç ve rant aracına dönüştürülmesi amaçlanmaktadır. İlk bakışta yeni orman alanları oluşturulması gibi görünen bu düzenleme, gerçekte mevcut verimli ormanların özel şirketlere devredilmesinin önünü açmaktadır. Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü de karbon yutak potansiyeli olan yaklaşık 8.000 hektarlık alan belirlemiş durumdadır. Çevre Bakanlığı’nın karbon piyasasına ilişkin yürürlükte mevzuatı bulunmaktadır. Dolayısıyla karbon yutak alanı oluşturmak için yeni bir yasal düzenlemeye ihtiyaç yoktur” dedi.

'Ormanların düşük bedellerle özel sektöre devredilmesidir'

Yasal düzenlemeyle birlikte, özel şirketlerin vergiden kurtulacaklarını iddia eden Özkara, “Kendi arazilerinde kuracakları karbon yutak ormanları da karbon piyasası açısından anlamlı değil. Bu düzenleme; ormancılık bilimine aykırıdır, karbon ticareti mantığıyla bağdaşmıyor. Kamuya ait ekolojik değerleri piyasa aracına dönüştürdüğü gibi ‘devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz’ hükmünün ihlalidir. Bu yaklaşım, ülkemizin en değerli doğal ormanlarının düşük bedellerle özel sektöre devredilmesi anlamına gelmektedir” diye konuştu.

'Ormanların dokunulmazlığını ortadan kaldıracak'

Teklifin yargı kararlarını etkisizleştirmek olarak tanımlayan Özkara, “Bu düzenleme; hukuk devleti ilkesini, yargı kararlarının bağlayıcılığını, ormanların dokunulmazlığını ortadan kaldırmaktadır. Hukuk Kurulumuzun tespitine göre 129 bin hektar orman alanı bu maddeyle gözden çıkarılmaktadır. Bu, Türkiye ormancılık tarihinde eşi görülmemiş bir geri gidiştir.

Bu büyüklükte bir kayıp, yalnızca bugünü değil, gelecek kuşakların yaşam hakkını da tehdit eder. Ülke genelinde yeniden 2/B uygulamasının önü açacaktır. Teklif, geçmişte 2/B kapsamına alınmamış veya yargı kararıyla iptal edilmiş alanlarda, Orman Genel Müdürlüğü’nün yeniden 2/B uygulaması yapabilmesini, bu işlemlerin ‘ikinci kadastro sayılmamasını’ öngörmektedir. ” ifadesini kullandı.

Teklif kamu yararını tehdit ediyor

Kanun teklifinin kamu yararı taşımadığının altını çizen Özkara, “Orman alanlarını sermayeye devretmek amacı taşımaktadır. Hukuki güvenliği, kamu yararını, ekosistem bütünlüğünü ve Anayasal korumayı ortadan kaldırmaktadır. Ormanlarımızın geleceği, kısa vadeli ekonomik çıkarların konusu yapılamaz. TBMM’deki tüm milletvekillerini, sivil toplum kuruluşlarını, bilim insanlarını, doğaya duyarlı tüm yurttaşları; bu teklifin ormanlarımızı yok edecek maddelerine karşı durmaya çağırıyoruz” çağrısı yaptı.

Kanun teklifinin geri çekilmesi gerektiğini belirten Özkara’nın değerlendirmeleri:

  • Orman Vasfı Yitirilecek: Orman sınırları dışına çıkarılacak alanların (2/B) yapılaşmaya açılması, rant odaklı bir talana kapı aralayacağı için ülkenin mevcut orman varlığını ciddi ölçüde daraltacak.
  • Tarım Arazilerinin Yapılaşması: Mera ve marjinal tarım arazilerinin çeşitli muafiyetlerle tarım dışı kullanıma (örneğin sanayi, enerji veya turizm yatırımları) açılmasının, hem tarımsal üretimi düşürecek hem de doğal dengeyi bozacak.
  • Denetim Eksikliği: Getirilen düzenlemelerle birlikte koruyucu kurullardaki demokratik ve bilimsel denetim zayıflatılarak, orman ve mera alanlarının korunmasında yerel yönetimler ve sivil inisiyatifler devre dışı bırakılacak.
  • Ekolojik Tahribat Riski: Korunması gereken hassas orman ekosistemlerinin ekonomik yatırımlara ve farklı kullanım amaçlarına açılması, geri dönüşü olmayan doğal yıkımlara neden olacak.
Kaynağa Git

İlgili Haberler