Ana içeriğe geç

İstanbul Barosu’ndan “süresiz nafaka” kararı tepkisi: Nafaka hakkımızdan vazgeçmiyoruz

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) “süresiz nafaka” düzenlemesini oy çokluğuyla iptal etmesinin ardından tartışmalar sürerken, İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi karara tepki gösterdi. Yapılan açıklamada eşitlik ilkesine vurgu yapılarak nafaka hakkının geri alınmasına karşı çıkıldı.

İstanbul Barosu’ndan “süresiz nafaka” kararı tepkisi: Nafaka hakkımızdan vazgeçmiyoruz
Karar
16

Anayasa Mahkemesi’nin “süresiz nafaka” düzenlemesini oy çokluğuyla iptal etmesinin ardından kamuoyunda başlayan tartışmalar devam ediyor. Karara yönelik eleştiriler ve destek açıklamaları sürerken, İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi de konuya ilişkin bir değerlendirme yayımladı.

Baro tarafından sosyal medya üzerinden paylaşılan açıklamada, yoksulluk nafakasına ilişkin iptal kararının Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı olduğu ifade edildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"AYM’nin yoksulluk nafakasına ilişkin iptal kararı, Anayasa’nın 10. Maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesine aykırıdır. Nafaka hakkımızdan vazgeçmiyoruz"

İSTANBUL BAROSU KADIN HAKLARI MERKEZİ’NDEN SERT TEPKİ

İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi, yaptığı açıklamada kadınların yıllar içinde mücadele ederek elde ettiği hakların tartışmaya açılmasına karşı olduklarını belirtti.

Açıklamada, nafaka düzenlemesinin özellikle evlilik sürecinde ekonomik ve sosyal olarak dezavantajlı hale gelen kadınlar açısından koruyucu bir mekanizma olduğu vurgulandı.

"BU PLANA RAZI OLMAYACAĞIZ"

Baro açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

"Kadınların yüz yıldan fazla süren mücadelelerle kazandığı hakların, iktidarın siyasi hamleleriyle geri alınmasını kabul etmiyoruz. Nafaka düzenlemesi; evlilik içinde uğradığı haksızlıklar ve ailenin bakım yükü nedeniyle istihdamdan dışlanan, yoksullaşan ve şiddete uğrayan kadınların bu döngüden çıkabilmesinin güvencesidir. Yapılmak istenen; kadınların şiddet dolu ailelere mahkum edilmesi, yoksullaştırılarak devlet tarafından karşılanmayan tüm bakım yükünü üstlenmeye razı edilmesidir. Bu plana razı olmayacağız! Mahkemelerce hükmedilen nafakanın tamamen kaldırılması, miktarının indirilmesi gibi bir hukuki yol zaten mevcutken, 'süresiz nafakanın mağduriyet yarattığı' iddiası iktidar tarafından kurgulanmış gerçek dışı bir söylemdir.

AYM kararlarının iktidarın politikalarına göre bazen zorunlu, bazen zorunlu değilmiş gibi yorumlandığı bu hukuk dışı ortamda yerel mahkemeleri uyarıyoruz: Anaya-sa'nın 17. maddesinde yer alan, kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı kapsamında bulunan ve kadınların insanlık onurunu koruyan bu temel hükme aykırı bir düzenlemenin uygulanması, geri dönülmez sonuçlar doğuracaktır"

Kaynağa Git

İlgili Haberler