Ana içeriğe geç

Uzmanlara göre bağımlılığın ilk işareti, günlük yaşam düzenindeki değişimler!

Güvenilirliğiyle bilinen kişi ve kurumlar hakkındaki iddialar yasadışı bahis sorununu yeniden gündeme getirdi.

Uzmanlara göre bağımlılığın ilk işareti, günlük yaşam düzenindeki değişimler!
Cumhuriyet
16

Son dönemde kamuoyunda geniş yankı uyandıran yasadışı bahis ve kumar soruşturmaları, kumar bağımlılığı tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Güvenilirliğiyle bilinen kişi ve kurumların isimlerinin de iddialarla anılması, bağımlılığın yalnızca belirli bir kesimi değil toplumun her katmanını etkileyebilen önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu ortaya koydu.

ERKEN BELİRTİLERE DİKKAT

Konuya ilişkin Cumhuriyet’e konuşan uzman çift ve aile danışmanı Elanur Buğçe Oral, bağımlılığın görünenden çok daha derin nedenlere dayandığını belirterek erken evredeki işaretlerin fark edilmesinin ve toplumsal yaklaşımın tedavi sürecinde belirleyici olduğunu söyledi.

Bağımlılığın ilk işaretlerinin günlük yaşam düzenindeki değişimlerle ortaya çıktığını ifade eden Oral, “Bir kişinin sorumluluklarını ikinci plana atması, aynı davranışı giderek daha sık yapma ihtiyacı hissetmesi, bırakmaya çalışmasına rağmen devam etmesi ve bunu bir kaçış yöntemi olarak kullanması önemli belirtiler. Bağımlılığı çoğu zaman ‘acıdan kaçma stratejisi’ olarak tanımlıyorum. İnsan iyi hissetmek için değil, kötü hissetmemek için bağımlı hale gelir” dedi.

Çocukluk döneminde yaşanan güvenli bağlanma eksikliği, duyguların ifade edilemediği aile ortamları ve koşullu sevgi deneyimlerinin de ilerleyen yaşlarda bağımlılık riskini artırdığına dikkat çeken Oral, ekonomik sıkıntılar, yalnızlık ve depresyon gibi etkenlerin de bağımlılığı tetikleyebileceğini kaydetti.

Bu faktörlerin tek başına bağımlılık oluşturmadığını belirten Oral, asıl belirleyici unsurun kişinin yaşadığı zorluklarla nasıl baş ettiği olduğunu vurguladı.

‘DİJİTAL BAĞIMLILIKLAR CEBİMİZDE’

Teknolojinin bağımlılık sürecini hızlandırdığını söyleyen Elanur Buğçe Oral, özellikle dijital bahis uygulamalarının beynin ödül sistemini hedef aldığı uyarısında bulundu. Anlık bildirimler, küçük ödüller ve “Bir kez daha dene” anlayışının dopamin sistemini sürekli uyardığını belirten Oral, benzer mekanizmanın sosyal medya platformlarında da beğeni, bildirim ve sonsuz kaydırma sistemiyle işlediğini ifade etti. Özellikle dürtü kontrolü henüz tam gelişmeyen ergenlerde riskin daha yüksek olduğuna dikkat çeken Oral, dijital bağımlılıkların yalnızca ekran süresi üzerinden değil, dikkat, duygu düzenleme ve öz denetim becerileri açısından da değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

‘DAMGALAYAN DİL’

Kamuoyunda ses getiren soruşturmaların bağımlı bireyler üzerindeki etkisinin haberlerin sunuluş biçimine bağlı olduğuna işaret eden Oral, suçlayıcı ve aşağılayıcı dilin kişileri yardım istemekten uzaklaştırabileceğini vurguladı. Tedavi sürecinde ailenin kritik rol oynadığını ifade eden Oral, sürekli denetleyen ve suçlayan yaklaşımın bağımlılığı gizleme eğilimini artırabileceğini belirtti. Oral, sağlıklı aile desteğinin empati kurabilen, sınır koyabilen ve sorumluluğu tamamen üstlenmeden kişinin yanında duran bir yaklaşım olduğu değerlendirmesinde bulundu.

Kaynağa Git

İlgili Haberler