Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Bulgaristan'ın başkenti Sofya'da mevkidaşı Petrova-Chamova'yla yaptığı görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.
Stratejik müttefik ve komşu Bulgaristan'ı ziyaret etmekten memnuniyet duyduğunu belirten Fidan, Bulgaristan'la derinleşen stratejik ortaklığın bir sonucu olarak ikili ve çok taraflı gündemin yoğun olduğunu söyledi.
Fidan, sınır güvenliğinden enerjiye, ulaştırmadan ticarete kadar her alanda birbirini doğrudan tamamlayan iki komşu ve müttefik olarak hareket ettiklerini, Türkiye-Bulgaristan ortaklığı güçlendikçe bölgenin de kazançlı çıktığını vurgulayarak, dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın temsilen katıldığı, Bulgaristan'ın ev sahipliğinde Sofya'da tertiplenen Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci (GDAÜ) Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin bu kanaati güçlendirdiğine işaret etti.

Zirve vesilesiyle bölgenin geleceğine dair verimli toplantılar ve ikili görüşmeler gerçekleştirdiğini hatırlatan Fidan, kusursuz organizasyonu ve başarılı dönem başkanlığından ötürü Bulgaristan'ı tebrik etti.
Fidan, Türkiye'nin derin tarihi bağları ve köklü dostlukları bulunan Balkanlar coğrafyasında kalıcı istikrar ve refahın yolunun bölge ülkeleri arasındaki işbirliği ve diyaloğun güçlendirilmesinden geçtiğini dile getirerek, bu anlayışın öne çıktığı dünkü zirvede bölgesel konuların "bölgesel sahiplenme" anlayışıyla çözülmesinin gerekliliğini vurguladığını belirtti.
Bulgar mevkidaşı Petrova-Chamova ile ilişkileri tüm boyutlarıyla ele aldıkları aktaran Fidan, gün içerisinde Bulgaristan Cumhurbaşkanı İliyana Yotova ve Başbakan Rumen Radev tarafından kabul edileceğini söyledi.
Fidan, Bulgaristan'la karşılıklı ziyaretlerin artırılması ve mevcut işbirliğinin daha da derinleştirilmesi konusunda hemfikir olduklarının altını çizerek, "Bulgaristan'la ortak bir tarihimiz, güçlü ve beşeri bağlarımız mevcut. Bulgaristan Türkleri ve Müslümanları bu bağların pekiştirilmesinde müstesna bir rol oynamaktadır. Soydaşlarımızın Bulgaristan'ın siyasi, iktisadi, beşeri, kültürel, ilmi ve sanatsal hayatına yaptıkları katkılar bizleri gururlandırmaktadır." diye konuştu.

Bakan Fidan, tarihi ve kültürel mirasın korunması ve gelecek nesillere aktarılmasına yönelik karşılıklı adımların dostluk bağlarını daha da güçlendireceğini dile getirdi.
Mevkidaşıyla sınır güvenliği, ulaştırma ve lojistik alanlarında stratejik perspektif ortaya koyduklarını belirten Fidan, "Düzensiz göç başta olmak üzere sınır güvenliğimizi ilgilendiren ortak tehditlerle mücadeleye önümüzdeki dönemde de taviz vermeden devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.
Fidan, bağlantısallık ve ulaştırma alanındaki işbirliğinin önemine dikkati çekerek, bu alanlardaki altyapının iki ülkenin yanı sıra bölge, Orta Koridor ve Avrupa'nın tedarik zincirleri için de kritik önem taşıdığını vurguladı.
"Avrupa'nın en yoğun sınır kapısı olan (Bulgaristan ile) Kapıkule'nin kuzeyinde yeni bir sınır kapısı inşa etme yönündeki ortak irademizi teyit ettik. Sınır kapılarımızdaki kapasitenin artırılması ve bölgesel bağlantısallığı güçlendirecek kara yolu ve demir yolu projeleri üzerinde de görüş alışverişinde bulunduk." diyen Fidan, yaz aylarında Avrupa'dan Türkiye'ye seyahat edecek Türk vatandaşlarının sınır geçişlerinin sorunsuz şekilde sağlanabilmesi için Bulgaristan makamlarının verdiği desteğe müteşekkir olduklarını söyledi.
- '2025 YILINDA TİCARET HACMİMİZ 8,4 MİLYAR AVROYU AŞMIŞ DURUMDA'
Türkiye ile Bulgaristan arasında enerji alanında her geçen yıl genişleyen, çeşitlenen ve derinleşen ilişkilerin mevcut olduğunu belirten Fidan, "Türkiye Petrolleri, bu yıl Bulgaristan'ın münhasır ekonomik bölgesinde yer alan Han Tervel sahasında petrol ve doğal gaz arama çalışmalarına başlıyor." şeklinde konuştu.
Fidan, 2025'te Bakü'de, Azerbaycan ve Gürcistan'ın da katılımıyla imzalanan "Yeşil Elektrik İletimi ve Ticareti Alanında İşbirliğine Dair Mutabakat Zaptı'nın enerji arz güvenliği bakımından önem taşıdığını vurgulayarak, "Enerji ve ulaştırma alanlarında güçlenen işbirliğimiz ikili ticaretimize de doğrudan yansımakta. 2025 yılında ticaret hacmimiz 8,4 milyar avroyu aşmış durumda." dedi.
Yarın yapılacak "5. Balkan Forumu"nu hatırlatan Fidan, "Bu kıymetli forumun da ekonomik işbirliğimize katkı sunmasını temenni ediyoruz." diye konuştu.
Fidan, ekonomik kazanımların kalıcılığının ancak bölgesel güvenliğin tavizsiz biçimde tahkim edilmesiyle mümkün olduğunu söyleyerek, "Bu anlayışla, görüşmelerimizde başta Karadeniz güvenliği ve Orta Doğu'daki gelişmeler olmak üzere bölgesel meseleleri de kapsamlı biçimde değerlendirdik." ifadesini kullandı.
Bulgaristan'la askeri ilişkilerin NATO bünyesinde ve ikili düzeyde derinleştirilirken, bölgesel gelişimler bağlamında da somut adımlar atıldığına işaret eden Fidan, "Bulgaristan ve Romanya ile tesis ettiğimiz Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu, seyrüsefer emniyetinin tesisinde Karadeniz'de önemli bir misyon üstlenmektedir. Halihazırda komutasını üstlendiğimiz görev grubunun faaliyetlerini daha da ileri taşımakta kararlıyız." şeklinde konuştu.
- 'TÜRKİYE'NİN HAK ETTİĞİ YERİ ALMADIĞI BİR AVRUPA MİMARİSİNİN EKSİK KALACAĞI VE KRİZLERLE BAŞA ÇIKMA KAPASİTENİN ZAYIFLAYACAĞI AÇIKTIR'
Fidan, Karadeniz güvenliğinin uzun vadeli teminatının Rusya-Ukrayna Savaşı'nın sona erdirilmesi olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:
"Rusya ile Ukrayna arasında barışın test edilmesini bölgemizin huzuru için elzem görüyoruz. Türkiye olarak taraflara bu yönde etkin desteğimizi sunmaya devam edeceğiz. Beklentimiz en kısa sürede uluslararası hukuka dayanan kalıcı ve adil bir barışa ulaşılmasıdır."
Fidan, bölgeyi ve dünyayı sarsan çok boyutlu krizlerin, Türkiye-Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin stratejik ve vazgeçilmez doğasını tüm açıklığıyla gözler önüne serdiğini belirterek, şöyle devam etti:
'Türkiye'nin hak ettiği yeri almadığı bir Avrupa mimarisinin eksik kalacağı ve krizlerle başa çıkma kapasitesinin zayıflayacağı açıktır. AB'nin ekonomik geleceği, rekabet gücünü artırmasına, dayanıklılığını pekiştirmesine ve yakın coğrafyasında tedarik zincirlerini yeniden kurabilmesine bağlıdır. Bu çerçevede Türkiye ile ekonomik entegrasyonun derinleştirilmesi, AB için stratejik bir gerekliliktir.'Fidan, AB'nin savunma ve güvenlik girişimlerinin güçlü bir NATO müttefiki olan ve Avrupa'nın güvenliğine katkıda bulunan Türkiye'nin de dahil edildiği kapsayıcı bir anlayışla yürütülmesinin elzem olduğunu vurgulayarak, "Bu bağlamda Türkiye'nin AB üyelik sürecine Bulgaristan'ın sağladığı değerli desteği de takdirle karşılıyoruz." dedi.
(Sürecek)