Ana içeriğe geç

Erbakan'dan 'yeni parti' açıklaması

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Erbakan, gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Erbakan, Özgür Özel'in kurulacağını duyurduğu yeni partiye dönük tutumlarının ne olacağını da söyledi.

Erbakan'dan 'yeni parti' açıklaması
Odatv
16

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan; gündemdeki tartışmalardan ekonomi politikalarına, Cumhur İttifakı ile ilişkilerden olası seçim ittifaklarına, adalet sisteminden dış politikaya kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu.

Gazeteci Hasan Basri Akdemir'e konuşan Erbakan, Cumhur İttifakı'na yeniden katılmayı düşünmediklerini belirtti. CHP'nin ve Özgür Özel’in yeni partisinin de içinde yer aldığı herhangi bir ittifakta da bulunmayacaklarını ifade eden Erbakan, Milli Görüş ekseninde yeni bir siyasi sinerji oluşturmayı hedeflediklerini söyledi.

AHBAP SORUŞTURMASI

Erbakan, Ahbap soruşturması hakkında şu değerlendirmede bulundu:

"Öncelikle soruşturmanın sonuçlanmasını beklemek gerekir. Ortaya atılan iddiaların doğru olup olmadığı netleşmeden kesin hüküm vermek doğru olmaz. Ancak iddialar doğruysa, insanların en acılı dönemlerinde toplanan yardımların amacı dışında kullanılması son derece vahim bir durumdur. Rahmetli Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hoca'mızın da ifade ettiği gibi, asıl mesele dürüst ve ahlaklı insan yetiştirmektir. Bunun yanında yardım kuruluşlarının çok daha sıkı şekilde denetlenmesi ve kamu kaynaklarının etkin kontrol altında tutulması gerekmektedir."

'GERÇEĞİ YANSITMIYOR'

"Yeniden Refah Partisi'nin sadece başka partilerden gelen isimlerle büyüdüğü yönündeki değerlendirmeler gerçeği yansıtmıyor" diyen Erbakan, partisinin ittifak dışında iken oy oranını yüzde yediye çıkarttıklarını hatırlatarak şu ifadelerle devam etti:

"Kendi teşkilatlarımızdan çıkan adaylarla Sakarya, Samsun, Konya, Kayseri, Düzce, Kahramanmaraş ve birçok ilde önemli oy oranlarına ulaştık. Yerel seçimlerde Cumhur İttifakı'nın dışında olmamıza rağmen oy oranımızı yüzde 2,89'dan yaklaşık yüzde yedi seviyesine çıkardık. Bu tablo milletimizin partimize duyduğu güvenin göstergesidir. Hiçbir siyasi parti tabanını uzaydan getirmez. Geçmişte AK Parti nasıl Milli Görüş tabanından destek alarak büyüdüyse, bugün de Yeniden Refah Partisi farklı partilerden gelen seçmenlerin desteğiyle kendi tabanını oluşturmaktadır. Bu siyasetin doğal bir sonucudur."

'YENİ PARTİ' AÇIKLAMASI

İttifak sorusuna ilişkin yaptığı değerlendirme ile Erbakan, Cumhur İttifakı’na, CHP’ye ve Özgür Özel’in kuracaklarını açıkladığı yeni partiye kapıları kapattı. Erbakan şu ifadelere yer verdi:

"Bugün itibarıyla Cumhur İttifakı'na yeniden katılmayı doğru bulmuyoruz. Milletimizden ve teşkilatlarımızdan aldığımız geri bildirimler de bu yöndedir. Daha önce bir protokol imzaladık ancak ekonomik, sosyal ve manevi alanlarda protokol hükümlerinin hayata geçirilmediğini gördük. Bu nedenle ayrılma kararı aldık ve bundan dolayı herhangi bir pişmanlık duymuyoruz. CHP'de dediğiniz gibi bir tane değil, şimdi iki tane oldu. Onun da uygun olmayacağını düşünüyorum. Ve bizim kendimizin seçimlere tek başına girecek şekilde hazırlanmamızda. Bu sebeple, yani her pazar günü bu pazar seçim olacakmış gibi gayretle çalışıyoruz. Son altı ayda üye sayımızı 50 binin üzerinde artırarak 652 binden 703 bine getirdik. Şu anda 705 bin oldu ve hızlı bir şekilde bunu 1 milyona ulaştırmak. Çünkü biz üye sayımızın 6 katı oy aldık. Hem genel seçimde hem yerel seçimde. Bu önemli bir formül ve şimdi 1 milyona ulaşırsak ve yine 6 katı oy alırsak diğer seçimlerde olduğu gibi bu 6 milyon oy yapar. 6 milyon oy da yüzde 12 seviyesinde neredeyse bir oy yapar, onu geçer. Bunun için gayret ediyoruz, çalışıyoruz. İnşallah hayırlı olur."

'ÖNEMLİ BİR SİNERJİ OLUŞTURACAKTIR'

Erbakan, "Milli Görüş çizgisini temsil ettiğini ifade eden partilerin bir araya gelmesi önemli bir sinerji oluşturacaktır. Öncelikle Yeniden Refah Partisi ile Saadet Partisi'nin birlikte hareket etmesi gerektiğini düşünüyoruz. Daha sonra aynı hassasiyetleri taşıyan muhafazakâr ve milli çizgideki diğer siyasi partilerle de ortak çalışmalar yapılabilir. Bugün bu yönde görüşmelerimiz devam ediyor. Ortak değerler etrafında oluşacak birlikteliklerin Türkiye siyasetine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz" ifadeleriyle devam etti.

"Türkiye uzun süredir iki kutuplu bir siyasi anlayışın içine sıkıştırılmış durumda. Bir tarafta iktidar, diğer tarafta ana muhalefet bulunuyor" değerlendirmesinde bulunan Erbakan, "Oysa toplumun önemli bir bölümü bu iki seçenek dışında yeni bir alternatif arıyor. Kararsız seçmen oranının yüzde 30'ların üzerine çıkması bunun en önemli göstergesidir. Biz, Milli Görüş ekseninde oluşacak güçlü bir birlikteliğin üçüncü bir siyasi yol oluşturabileceğine inanıyoruz. İnsanlarımızın önemli bir bölümü ne mevcut iktidardan memnun ne de CHP'yi tercih ediyor. Bu nedenle yeni bir siyasi alternatif ortaya koymak gerektiğini düşünüyoruz" dedi.

'ADAYLIK' ÇIKIŞI

Yeniden Refah Partisi olarak bir sonraki Cumhurbaşkanlığı seçiminde kendi adayları ile yarışacaklarını kaydeden Erbakan, şu ifadeleri kullandı:

"Genel Başkan olarak adayımız da biz olacağız. Bunu daha önce kamuoyuyla paylaştık. Teşkilatlarımızın ve milletimizin beklentisi de bu yöndedir. Siyasette hiçbir zaman yüzde yüz kesin ifadeler kullanılmaz. Ancak bugün itibarıyla önceliğimiz kendi adayımızla seçime girmek ve seçim yarışını bu şekilde sürdürmektir. Bir birliktelikte, bir ittifakta da bizim o ittifakın ortak adayı olmamız noktasında bir irade ortaya koymayı düşünüyoruz. Ama dediğim gibi yüzde bir her zaman siyasette bir açık kapı da bırakmak gerekir."

'ALIM GÜCÜNÜN YÜKSELMESİ MÜMKÜN'

"Türkiye'deki ekonomik sorunların temelinde faiz ekonomisi, israf ve kamu kaynaklarının adil kullanılmaması bulunmaktadır" ifadelerini kullanan Erbakan, "Faize, israfa ve belirli kesimlere aktarılan kaynakların üretime, istihdama ve ihracata yönlendirilmesi halinde enflasyonun düşmesi ve alım gücünün yükselmesi mümkündür. Asgari ücretlinin, emeklinin, memurun ve çiftçinin alım gücü artırılmalıdır. Kaynaklar doğru kullanılırsa denk bütçe oluşturmak mümkündür. Milli Görüş'ün ekonomi anlayışı da tam olarak bunu hedeflemektedir" dedi.

Erbakan, "Liyakat yerine adam kayırmanın ön plana çıktığı, mülakat sisteminin adalet duygusunu zedelediği bir yapı oluşmuştur. Yargının da herkes için eşit işlemesi gerekmektedir. Milli Görüş'ün temel hedeflerinden biri adaletin her alanda tesis edilmesidir. Adalet sağlanmadan yapılan diğer hizmetler eksik kalacaktır" ifadeleriyle devam etti.

'SOMUT SONUÇ ALINMADI'

Erbakan, NATO Zirvesi’ne ilişkin ise şu eleştirileri yöneltti:

"NATO Zirvesi sonrasında Türkiye'nin beklediği birçok konuda somut sonuç alınamadığını görüyoruz. F-35 programı, CAATSA yaptırımları ve savunma sanayi alanındaki beklentiler karşılanmadı. Bununla ilgili 'Efendim henüz net bir kararım yok ama olumlu düşünüyorum' gibi üstenci ve kibirli bir yaklaşımla Sayın Trump bir açıklama yaptı. Yani ‘bir bakarız’ demiş oldu. Kibirli bir şekilde Caatsa yaptırımlarının kaldırılmasıyla ilgili. Yine aynı şekilde ortada bir gelişme yok, bir taahhüt yok, ortada bir anlaşma yok, bir adım yok. F-16'ların modernizasyonu ile ilgili herhangi bir gelişme yok. Türkiye'nin F-16'ların Amerika tarafından modernize edilmesiyle ilgili bizim milli uçağımız Kaan Bunun motorlarının Amerika'dan verilmesi söz konusuydu. Bunlarla ilgili hiçbir gelişme yok. Yani Catsaa yaptırımları aynen olduğu gibi devam ediyor. Buna mukabil biz ne yapıyoruz? Biz Amerika'dan Boeing uçakları satın alma anlaşması yapıyoruz. Milyarlarca dolarlık, Amerika'dan milyarlarca dolarlık bir enerji anlaşması, doğalgaz alım anlaşması yapıyoruz ve NATO üyesi ülkelerin pek çoğuna da alamadığımız F-35'ler ortadayken, yeni silahlar alacağımızın taahhüdünü veriyoruz. Şimdi istediklerini bize bir bir yaptırıyorlar. Bizim istediklerimizi de vermiyorlar. Dolayısıyla biz herhangi bir şey almadan onların her istediğini yaparsak garson durumuna düşeriz ve şahsiyetli bir dış politika yürütüyor olmayız."

O ANLARI ANLATTI

İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in cenazesindeki görüntülerine ilişkin ise Erbakan, şu çarpıcı yanıtı verdi:

“Orada tabii böyle gözyaşlarına boğularak bir ağlama olmadı. Ama tabii gözlerimizin yaşanması ve duygulanma durumu oldu. Onu da doğrusunu söylemek lazım. Tabii bir kere çok güzel bir kıraatle bir Kur'an okunuyor, fonda o var. Son derece hüzünlü bir ortam. Çünkü orada 15 aylık Ali Hamaney'in torunu füzelerle paramparça edilmiş küçücük bir tabutu var bu sehpa kadar. Ve onun başında da o çocuğun, o kızcağızın işte gülerken, oynarken. Sağlığında bir fotoğrafını koymuşlar. 15 aylık bir çocuğun orada parçalanmış cesedi tabutun içinde Siyonistler tarafından katledilmiş. Bir yandan Kur'an okunuyor. Dolayısıyla orada duygulanmak tabii son derece doğal. Yani ben zaman zaman diyorum bizi orada duygulandık diye yadırgayanlar, asıl olarak Gazze'deki katliamın en büyük hamisi olan Trump'la Sayın Cumhurbaşkanı'nın kol kola girmesini niye yadırgamıyorlar? Yani bir de bu boyuttan bakmak lazım. Diğer taraftan biz bu kadar Gazze'de, İran'da Müslümanlar öldürülürken Müslümanlarla beraber ağlamayalım da Siyonistlerle beraber gülelim mi? Gülsek aslında böyle bir ortamda daha abes olması lazım. Dolayısıyla burada bir mezhep, çelik boyutuyla işi ele almamak ve insani boyutuyla işe olaya yaklaşmak son derece önemli diye ifade ediyorum.”

Odatv.com

Kaynağa Git

İlgili Haberler