Mutlak butlan kararı sonrası genel başkanlık görevinden alınan Özgür Özel CHP grup toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulunuyor. Özel’in konuşmasında öne çıkan noktalar şu şekilde:
"Geçen hafta 74 il başkanımız 81 ilden gelen delege imzalarımızı, CHP'nin şu an butlan yönetimindeki genel merkeze götürdüler. Büyük bir özenle görevlerini yerine getirdiler. 1004 delegemizden 833'ünün resmiyet kazandığını söyledikleri imzalar teslim edildi. 'Bu kurultayı yapamayız, normalini yaparız' şeklinde bir sürü zorluk çıkarmak, samimi olmadıklarını gösteriyor. 'Sorduk, kurultay yapamıyoruz' gibi söylemlerle karşı karşıyayız. Verdiğimiz koca dosyada 34 profesör ve doçentin imzasının bulunduğu bir metin yayınlandı. Bu metinde tedbir kararının hızlı bir kurultayı gerektiği söylendi. Bunun üzerine özel hukuk alanında çalışan, kanun yapılırken katkı veren hocalarımız, hakemli bir dergiye bu konuda yayın yolladılar, resmi bir mütalaa verdiler. Oraya tedbir lafını yazanlar diyorlar ki 'Tedbir kurultaya engel değildir, aksine derhal kurultay yapılmalıdır' diyorlar. Türkiye'de aksini savunan tek bir hukukçu yok. İbretle takip ediyoruz. Seçimleri yok sayarak partiyi bir atamayla yönetmeye çalışmanın izah edilebilir bir yanı yok."
"O gün Kemal Bey'e oy vermiş arkadaşlardan yaklaşık 520 tanesi kurultay yapılsın diye imza vermiş durumdalar. Biz bu arkadaşları 6 Niasn günü çağırdık. O gün 1171'i geçerli oyların tamamını vererek iradelerini ortaya koydular, Kemal Bey salonda oturuyordu. O kurultayın kapanışında bütün salonla birlikte Kemal Bey ayakta alkışlıyordu. Bu kongrelerin delegelerinin seçildiği il başkanları görevde, şimdi onlar hedefte. 2025 yılında seçilmiş olan yönetimler hedefte. Kadın kollarını sadece kadın üyeler seçiyor. Gençlik kollarını 30 yaş altı üyeler seçiyor. Seçilmiş başkanlıklara erkekler atama yapıyor. 'Kadınların seçtiği değil, bizim seçtiğimiz yönetecek' diyorlar. 30 yaş altının seçtiklerini, tamamı 30 yaşın üstündekiler görevden alıyor. Bu ayıptan derhal kurtulmaları lazım. Kemal Bey'i bugün bu tarihi kararı almaya davet ediyorum."
"Umudu gözlerinizde görüyorum ama umut artık salonlarda değil, sokakta. O ışığı sokaklarda gördüm. Emeklinin öfkesinde esnafın sabrında gördük. Kimse unutmasın, atanmışlar kendilerini atayanlardan alırlar ama seçilmişler, görevi milletten alırlar. Ben bu kürsüye milletden aldığım yetkiyle geldim."
"Yeşilova'da bir bankın üzerine çıkarak seslendim. Söz veriyorum. Yeşilova'ya gideceğim, o bankın üstüne çıkıp iktidar partisinin genel başkanı olarak sesleneceğim. Denizli'de Burdur'da gördüğümüz şudur: Millet ağır bir ekonomik krizin altında sürükleniyor. İşçi ay sonunu getiremiyor, emekli geçinemiyor, pazarcı sattığıyla evini geçindiremiyor. Millet AK Partinin kötü yönetiminin sonucunda oluşan kara düzene sıkışmış durumda. Biz CHP olarak ilan edilmiş programlarla önümüzdeki aylarda iktidar programlarımızı vaatlerimizi, sorunlarımızı nasıl çözeceğimizi anlatmak üzere şehir şehir, masa masa, 81 ilde bu ülkeyi nasıl düze çıkaracağımızı konuşurken, son 60 gün sorulan sandık görevlisi sorusuna 186 bin sandık görevlisi yazmışken, tek tek aramışken, seçime kadar en az 6 kez sandığı gezeceksin demişken, eylülde seçim varmış gibi tatbikat yapacakken bu partiye bu yapılır mı? Kararlılıkla, hem yazın hem devamında bu ülkeyi nasıl yöneteceğimizi anlatma mecburiyetimiz var."
"Açlık sınırının 35 bin liraya çıktığı, yoksulluk sınırının 114 bin 500 lira olduğu ve bu şartlarda işçiye 28 bin lira asgari ücret verildiğini kim söyleyecek biz sahada olmazsak. Eğer enflasyon yüzde 10 ve üzerindeyse yılda 4 ayarlama yapılabilir deyip milletten oy istediğini kim dile getirecek. Bu ülkede zenginin payına yüksek gelir, vergi muafiyeti düşerken, işçinin payına sefalet düşmektedir."
Güncelleniyor...