Ana içeriğe geç

Sanayiyi merkeze alan politikaya geçmeliyiz

Sıkı para politikasının gecikmeli de olsa başarılı bir şekilde görevini yaptığını belirten MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir, yeni bir politika önerisi dile getirdi. Özdemir, atıl kapasite oluşturacak gevşek para politikası yerine devletin koordinasyonunda sanayinin merkezde olduğu bir politikaya geçilmesi gerektiğini söyledi.

Sanayiyi merkeze alan politikaya geçmeliyiz
Dünya Gazetesi
16

Recep ERÇİN

Türkiye’de Mayıs 2023’ten bu yana uygulanan sı­kı para politikası temelli dezenflasyon programının mey­velerini vermeye başlaması ile birlikte iş dünyasından, yeni dö­nemde hangi yönde politikalar uygulanması gerektiğine ilişkin öneriler de gelmeye başladı.

MÜSİAD Genel Başkanı Bur­han Özdemir, jeopolitik geliş­meler nedeniyle gecikmeler ya­şansa da mevcut sıkı para politi­kasının işlevini başarıyla yerine getirerek makro istikrarı sağ­ladığını ifade etti. Bundan son­ra yeni bir yaklaşımın devreye alınmasının zamanının geldiği­ni vurgulayan Özdemir, “Fakat bu daha önceki dönemlerde ol­duğu gibi bir düşük faiz, geniş­lemeci para politikası olmamalı. Bu kez 2021’de yaşadığımızdan daha ağır bir kapasite büyümesi sorunu ile karşı karşıya kalırız. Sanayinin merkezde olduğu bir politikaya geçmeliyiz” ifadeleri­ni kullandı.

Devletin koordinasyonu şart

Sanayinin merkezde olaca­ğı bu politika konusunda bir çerçeve de çizen MÜSİAD Ge­nel Başkanı Özdemir, düzenle­diği sohbet toplantısında şunla­rı aktardı: “Ucuz krediye, yaygın sübvansiyona, korumacı duvar­lara yönelik bir sanayi politika­sını terk etmeliyiz diye düşünü­yorum. Daha önce devletin piya­saya müdahale etmediği makro dengeleri gözettiği bir politika­yı savunan Dünya Bankası bile ‘Kalkınma için Sanayi Politikası: 21. Yüzyılda Yaklaşımlar’ adlı ra­porunda sektörlerin gelişiminin tek başına piyasaya bırakılama­yacağını dile getiriyor. Bir para­digma değişimi var. Özel sektö­rün kendi başına piyasayı opti­mal seviyeye taşıması mümkün değil. Ben bir tesis kuruyorum, bana göre optimal ama buna ül­kede ihtiyaç var mı? Buradan hareketle, bu strateji üzerinden hangi sektörün uygun faizle kre­diye ihtiyacı var veya hangisine verseniz atıl kapasite oluştura­cak bu düşünülmeli. Devletin ko­ordinasyonunda sanayi politika­larını merkeze oturttuğumuz bir politika gerekiyor.”

“Yaşayan sanayi envanteri” geliyor

Tam bu noktada Türkiye’nin bir “yaşayan sanayi envanteri­ne” ihtiyaç duyduğunu kaydeden MÜSİAD Genel Başkanı Özde­mir, MÜSİAD olarak 18 OSB ile yapacakları çalışma sonucun­da bir envanter çıkaracaklarını, bu sayede atıl kapasiteyi tespit edeceklerini açıkladı. Sıkı para politikası döneminde gelir dağı­lımında bir bozulma yaşandığı­nı bundan sanayicinin de hane­halkının da şikayetçi olduğunu ifade eden Özdemir, “Buradan çıkış stratejisini konuşmak ge­rektiğini ve paradigma değişimi gerektiğini düşünüyoruz.

Günü­müz dünyasında ülkemizin sa­nayi altyapısını da dikkate alır­sak problemlerimizi tek başına para politikasının çözme ihtima­li yok. Para politikası hedef de­ğil, araçtır. Ekonomiyi büyütme programı değildir. Para politika­sının içine sanayi politikasını, beklentileri ve kök sebepleri en­tegre etmezseniz; faiz indir, kal­dır olur. Bu program birçok test­ten geçti ve başarılı oldu. Bun­dan sonra milimetrik enflasyon oranlarına takılmamamız lazım. Bizim takılmamız gereken yer kurulu büyük bir atıl sanayi ka­pasitesi var” diye konuştu.

Staj ve meslek eğitiminde yeni yaklaşım gerekli

MÜSİAD Genel Başkanı Öz­demir, 12 yıllık kesintisiz eğiti­me karşı olduklarını açıkladık­larında tepkiyle karşılandığını ancak görüşün somut bir gerçek­liğe dayandığını dile getirdi. Öz­demir, şunları söyledi: “Her yıl 1 milyon lise mezunumuz var. Ör­gün öğretime kayıt yaptıran üni­versite öğrencisi sayısı 850 bin civarında yani bunun yüzde 80- 85’i.

Almanya’da, İsviçre’de ve İngiltere’de eğitim bakanları ile görüştük.. İngiltere ki artık eski­si kadar endüstriyel bir ülke ol­madığı halde bu oran yüzde 55’e geldiği için çıraklık modeline benzer bir model oluşturulmuş. Üniversite mezunu çocukların sadece yüzde 34’ü alanında iş bu­labiliyor. İstihdam verilerinde yüzde 65’i iş buluyor diye görü­nüyor ama matematik mezunu markette kasiyer, kimyager gü­venlik personeli... Üniversiteye gitme demek de yanlış. Biz bir şe­kilde meslek eğitimini ön plana çıkarmalıyız. Bir anket açtık; 81 ilde binden fazla firma yanıt ver­di.

Böylece 8 bin küsur meslek li­sesi mezunu çocuğa 2 yıllık iş ga­rantisi programı açıkladık. İlk yıl 5, ikinci yıl 5 olmak üzere toplam 10 bin meslek lisesi öğrencisi­ne iş garantisi vereceğiz. Meslek yüksekokullarının da meslek li­seleri ile birlikte hareket ediyor olması lazım. Staj konusunda İngiltere, yıllık 3 milyon sterlin maaş ödeyen şirketlerin katılımı zorunlu olan bir havuza binde 5 pay alıyor. Stajyer çocukların üc­retlerini buradan ödüyor. Staj­yer seçme özgürlüğü de tanımı­yor. Bizde devlet asgari ücretin 3’te biri gibi bir tutarı cebinden harcıyor ama kimseyi memnun edemiyor.”

Uluslararası yatırım atağı

Uluslararası yatırım bankası JP Morgan ile sanayi işletmelerini bir araya getirdiklerini kaydeden MÜSİAD Genel Başkanı Özdemir, bu sayede çeşitli sektörlerden 4 firmanın teminat ve finansman sağladığını bildirdi. Bu yöndeki çalışmaları sürdüreceklerini anlatan Özdemir, 27 Kasım’da HSBC ile benzer etkinlik yapacaklarını, reel sektörü alıp önce İngiltere, ardından Singapur veya Hong Kong’a gideceklerini ifade etti. Asya’daki finansal olanaklara dokunmak istediklerini belirten Özdemir, ayrıca Suudi Arabistan varlık fonu PIF ile de görüşeceklerini açıkladı.

Evlenen ve çocuk sahibi olan çalışana prim verdi

MÜSİAD’ın “Değer temelli kalkınma vizyon belgesi”ne dikkat çeken Burhan Özdemir, “MÜSİAD ülkemizin açık ara en büyük iş dünyası sivil toplum kuruluşu; 14 bin üyeyi geçti. Bünyesinde 60 bin şirket var. Milli gelirin yüzde 35’ine yakınını yapıyor. İlk 500 de 200’e yakın şirket var. En yaygın yurt dışı yapılanmasına sahip organizasyon olarak da öne çıkıyoruz” dedi. MÜSİAD olarak üye işletmelerde çalışanlara yönelik hayata geçirdikleri projeden söz eden Özdemir, “Evlenenlere ve çocuk sahibi olanlara prim uygulaması başlattık” dedi.

İşletmelere faizsiz nefes desteği

İşletmelere katılım finansmanı kapsamında destek olmak için Ziraat Katılım ve Kredi Garanti Fonu ile bir katılım fonu oluşturduklarını anlatan MÜSİAD Genel Başkanı Özdemir, “Garantili tutar 15 milyar TL olmak üzere toplam 19 milyar TL katılım esaslı finansman olanağı sağlandı ve mayıs ayı itibarıyla bu tamamlandı. Katılım esaslı bir nefes kredisi gibi oldu” diye konuştu.

Kaynağa Git

İlgili Haberler