Ana içeriğe geç

Kilitli dolaplardan TRT stüdyolarına! Türküleri bize miras bıraktı

Türk Halk Müziği sanatçısı, akademisyen, derlemeci ve koro şefi Yücel Paşmakçı 91 yaşında hayatını kaybetti. TRT arşivlerine kazandırdığı yüzlerce türküyle tanınan usta isim, vefatından önce Aydınlık gazetesine verdiği mülakatlarda halk müziğinin geleceğine dair tarihi uyarılar yapmıştı.

Kilitli dolaplardan TRT stüdyolarına! Türküleri bize miras bıraktı
Aydınlık
16

Türk Halk Müziği’nin büyük ustası, derlemeci ve koro şefi Yücel Paşmakçı, 91 yaşında hayata veda etti. Paşmakçı’nın vefat haberini sanatçı Bedia Akartürk, sosyal medya hesabından duyurdu. Akartürk paylaşımında, “Türk Halk Müziğimizin çok kıymetlisi, şefimiz, hocamız Yücel Paşmakçı’yı kaybetmenin derin üzüntüsü içerisindeyiz. Yıllarca birlikte çok çalışmalar yaptık, çok türküler derledik, düzenledik, çok albümler kaydettik. Kıymetli hocamıza Allah’tan rahmet, ailesi, yakınları, sevenleri ve camiamıza baş sağlığı ve sabır diliyorum.” ifadelerini kullandı.

24 Ağustos 1935’te İstanbul Kadıköy’de doğan Paşmakçı, 1954’te girdiği İstanbul Radyosu’nda uzun yıllar Yurttan Sesler Topluluğu’nun şefliğini yürüttü. 1975’te kurulan İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarının kurucuları arasında yer alan Paşmakçı, vefatından önce Aydınlık gazetesinden Emine Sağlam Akfırat’la söyleşi serisi yapmıştı. Paşmakçı, derleme çalışmalarının bilinmeyenlerini, TRT’ye yönelik eleştirilerini ve müzik yaşamına dair önemli anıları paylaşmıştı. Paşmakçı’nın o tarihi mülakatlarından öne çıkanlar şöyle:

‘ON BİN EZGİYİ İKİŞER DEFA DİNLEDİM’

- Ankara Devlet Konservatuarında Muzaffer Sarısözen ve Halil Bedii Yönetken’in derlemelerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

“1920’lerden 1950’lere kadar Anadolu’dan derlenen ve TRT arşivinde balmumu silindirler ve taş plaklarda duran 10 bin civarında ezginin ve eski plakların yeniden incelenmesi çalışmalarına katıldım. 1979 yılında beni uzman kadroya ayırdılar. Yani TRT’de pasif bir göreve kaydırıldım. Bu dönemde boş durmadım. Ben de on bin ezgiyi ikişer defa dinledim. Bana göre çok başarılı derlemelerdi. Sadece derleme değil bunların fişlerini tutmaları o kadar önemli ki. Muzaffer Sarısözen’in halkı iyi tanıması, niteliklerini bilerek sorular sorması ve seçici davranması bu malzemeyi kıymetli hale getiriyor bana göre. Muzaffer Bey’in katılmadığı derlemelerde bu titizliği görmüyoruz.”

‘TRT HALK MÜZİĞİNE SAHİP ÇIKMALI’

- Yurttan Sesler gereken ilgiyi gördü mü?

Evet. Halk müziği ayrılınca türküler bir ivme kazandı. Muzaffer Sarısözen derlediği, notaya aldığı bin beş yüz türküyü koroya öğretti. Derken onlardan bize intikal etti. Bugün TRT’de koro, solo kalkmış durumunda. Bir hainlik var bu işin içinde. Bu kültürü yok etme çabasıdır bu.

- Türkülerimizin unutulmaması için devletin, hükümetin rolü ne olmalıdır?

Devletin, hükümetin rolü maalesef şu an olumsuz. Hükümetin görevi Yurttan Sesler’i kaldırmak ya da zayıflatmak değildir. 1940’lı yıllarda bu çalışmalarla türkülerimiz halka sevdirilmişti. Hep bir ağızdan türkü söylemek ne demek? Bu temin edilmişti. Ama siz bütün bu emekleri rafa kaldırıyorsunuz! Eskiyi, yok ettiklerini taklit etsinler yeter. Yurttan Sesler’i tekrar kursunlar.

Kilitli dolaplardan TRT stüdyolarına! Türküleri bize miras bıraktı - Resim : 1

DOLABI KIRIP KURTARILAN PLAKLAR

- Silifke’den türkü derlemişsiniz. ‘A kızım sana potin alayım mı?’

Ben bunu Belediye Konservatuarı arşivinden buldum. Taş plaklardan. Rahmetli Halil Bedii Yönetken saklardı bunları kendi dolabında. Biz de Konservatuar’dayız o zaman. İstedik vermedi. Bir pazar günü teybi aldık gittik. Dolabı kırdık. Hepsini kopya ettik. Söylenmeyince dolaplarda kilitli unutuluyor. Toplum da türkülerini unutuyor. Toplumun hafızasını da güçlendirelim ve türkülerimizi yayalım.

‘DERLEME İÇİN DUYGULARI PAYLAŞMAN GEREKİR’

Yücel Paşmakçı, Şarköy yöresinden derlenen “Bağa girdim, bağ budanmış” türküsünün hikayesini anlatırken, sahada kaynak kişilerle kurulması gereken bağı şu sözlerle vurgulamıştı:

“Bir gün arabanın arkasına sazı koydum. Teybi de koydum, meyhaneye gittim. Yine bu ikisi çalıyor, söylüyorlar. Ayrı bir masaya oturdum. Biraz sonra ben de sazı çıkarttım. Onlarla beraber çalıyorum, söylüyorum. Hemen döndüler ve sandalyelerini çektiler yanıma. Tabi benim TRT’den olduğumu bilmiyorlardı. Hemen teybimi çalıştırdım. Küçücük meyhane bir doldu. Tıklım, tıklım. Elli altmış kişi. Ne oyunlar, neler, neler. Açtım teybi hepsini aldım. Bu türkü de onlardan biri. Türkü derlemede bu bir yaklaşım. Hadi bakayım söyle de alayım falan değil tabi. Onlarla o duyguları paylaşman gerekiyor. Bana ters bakanlarla sonradan can ciğer ahbap olduk.”

‘SAZINLA SARHOŞ EĞLENDİRME OĞUL’

- Babanız Kemal Paşmakçı’dan aldığınız en büyük nasihat nedir?

“Sazınla sarhoş eğlendirme oğul…”

Usta sanatçı, babasının bu derin nasihatini bir ömür boyu şiar edindi. Sazını hiçbir zaman popüler ve anlık bir eğlence aracı olarak görmedi; aksine, onu Anadolu insanının tarihini, acısını, sevdasını geleceğe aktaran bir kültür emaneti olarak baş tacı yaptı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler