CHP’de mutlak butlan kriziyle yaşanan ayrışmanın ardından kurulan Yeni Parti siyasetin gündemindeki yerini korurken Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum’dan dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Uçum, sosyal medya hesabından paylaştığı yazısında ayrışmanın dünya görüşü veya politika farklılığından kaynaklanmadığını savundu.

“KONU SİYASİ MAGAZİN OLARAK ELE ALINIYOR”
Uçum, "CHP VE YENİ PARTİ ÜZERİNE KISA BİR TESPİT!" başlıklı yazısında şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye’nin gündeminde CHP ve Yeni Parti ayrışması genel politikanın ihtiyaçları açısından son derece önemsizdir. Çünkü bu ayrılığın dünya görüşü farkıyla hiçbir ilgisi yoktur. Zaten aktüel gündemle ilgilenenler de konuyu siyasi magazin olarak ele alıyor. Bütün tartışmalar kalanların ve ayrışanların kişisel veya grupsal ajandalarına odaklanıyor.
Aslına bakılırsa konu, kaynak parti CHP’den 13. partinin çıkmasından başka bir sonuç ifade etmez.

“BU YENİ PARTİ DE BİR MANA ÜRETEMEZ”
Nasıl geçmişte ayrışanlardan Demokrat Parti ve Ecevit etkisiyle DSP hariç diğerleri bir anlam oluşturmadıysa bu Yeni Parti de bir mana üretemez. Çünkü ayrışma bir genel politika farklılığından değil, tamamen subjektif ajandalar üzerinden gerçekleşmiştir.
Özellikle parti kongre süreçlerindeki ve başta İstanbul olmak üzere yerel yönetimlerin pratiğindeki usulsüzlük ve yolsuzluk işlerine sahip çıkanların bu ayrışmanın öncülüğünü yapması ibretlik durumu ortaya koyuyor.
Malum genel kurulun geçersizliği kararı çıkmasaydı bu ayrılanlar CHP’de kalırdı. Geçersizlik kararına karşı hukuka direnme gibi abes bir tavrın sonuç almayacağı görülünce ayrı bir parti seçeneğine sarılmak tercih edilmiş oldu.
“ÖZGÜN BİR POLİTİKA ÜRETEMEZ”
Nerede politik perspektif farkı, nerede ideolojik ayrılık? Bu Yeni Parti özgün bir politika üretemez. Çünkü politik bir tutum üzerinden değil, kişisel ihtiyaçlar üzerinden kurulmuş bir parti oldu. O yüzden ülke siyasetinde sanki büyük bir olaymış gibi ele alınan Yeni Parti konusu, kişilerle ilgili siyasi magazin tartışmasından öteye gidemez.

“SEL GİDER, KUM KALIR”
CHP bu ayrışmayla esasında önlerine koydukları arınma perspektifine uygun bir temizlenme sürecine girmiş oldu. CHP sonuçta yine CHP’dir. Sel gider, kum kalır.
Bu söylediklerim sadece gözleme dayalı bir tespitten ibarettir. Başka manalar çıkarmak isteyenler olursa yanılırlar. Hiç uğraşmasınlar.”