İktidara yakınlığı ve Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'e sert muhalefetiyle bilinen Yeni Şafak gazetesi, Bakan Şimşek'i yine manşetine taşıdı. Ancak alışılagelmiş sert eleştirilerinin ötesine geçen Yeni Şafak, yöntem değiştirerek ekonomiyi nasıl düzelteceğini anlattı.
Ekonominin düzelmesi için "TL'nin değerinin korunması" gerektiğini vurgulayan gazete, daha önce de dile getirdiği "dövize vergi" önerisini hatırlattı.
ERDOĞAN MEHMET ŞİMŞEK'TEN VAZGEÇMEYİNCE YENİ ŞAFAK YÖNTEM DEĞİŞTİRDİ
Daha önce de Mehmet Şimşek’in uyguladığı ekonomi programını ve yüksek faiz politikasını hedef alan yayınlarıyla bilinen Yeni Şafak, son manşetiyle ekonomi yönetimine dönük iktidar çevrelerindeki tartışmaları yeni bir rotaya çekti.

Gazete manşetinde, şirketlerin döviz işlemlerinden doğan gelirlerini beyan edip vergi verirken, bireylerin döviz kazancından vergi alınmamasının Türk Lirası’nın değerini erittiğini savundu. Bu durumun enflasyonu yükselttiğini ve faizin düşürülmesinin yolunu kapattığını yazan gazete, ekonominin düzlüğe çıkmasının tek yolunun TL'nin değerini korumaktan geçtiğini vurguladı.
Haberde, Bakan Şimşek’in görselinin hemen yanında "Kanun vergi almayı emrediyor. Maliye neden vergi almıyor?" sorusuna yer verilmesi de dikkat çekti. Gelir Vergisi Kanunu’nun ilgili maddelerine göre döviz alım satım kazancından vergi alınması gerektiği savunulurken, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın bu hükmü uygulamada görmezden geldiği öne sürüldü.
YÜKSEK FAİZİN ANA SEBEBİ VERGİSİZ DÖVİZ DÜZENİ
Yöntemini değiştirerek doğrudan yıpratmak yerine çözüm reçetesi sunmaya çalışan gazete, "enflasyonun ve yüksek faizin ana sebebi vergisiz döviz düzeni" değerlendirmesinde bulundu.
Bireylerden döviz kazancı vergisi alınmamasının al-sat işlemlerini teşvik ettiğini, parayı üretimden dövize kaydırdığını, kurdaki oynaklığı artırdığını ve ciddi bir vergi kaybına neden olduğunu ileri sürdü.

Yeni Şafak, bireysel döviz kazançlarına vergi getirilmesindeki temel amacın bütçeye vergi toplamak değil, kuru stabil hale getirmek olduğunu belirtti. Gazetenin iddiasına göre bu uygulamanın hayata geçirilmesi durumunda, "yastık altındaki" dövizin hızla piyasaya sürüleceği ve yatırımlar aracılığıyla yeniden ekonomiye kazandırılabileceği savunuldu.