Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, Türkiye’nin siyasi tarihinin başarılı ve başarısız darbe örnekleriyle dolu olduğunu, 15 Temmuz’un özü itibarıyla, uzun yıllardır iktidarda bulunan ve ABD emperyalizmi ile çeşitli düzeylerde bağımlılık ilişkileri bulunan iki sermaye kliğinin iktidar kavgası temelinde yaşanan bir darbe girişimi olduğunu anlattı.
Darbecilerin halktan, siyasilerden ve de sendikalardan bekledikleri desteği görmediklerini bu sebeple başarılı olamadıklarını ifade eden Bayhan, “Erdoğan ve AKP Hükümeti başta olmak üzere ülkeyi yöneten egemen güçler 15 Temmuz darbe girişimi öncesinde uzun zaman ‘darbe dönemlerinin kapandığı’ propagandası yapıyorlardı. 12 Eylül cuntasının anayasasına yaptıkları yamaları bunun teminatı olarak gösteriyorlardı. Ama bir kez daha yaşayarak görüldü ki bu gerçek değildi” dedi.
"Darbeler sermaye kliklerinin, kapitalistlerin iktidar kavgalarının bir yansıması olarak ortaya çıkar"
Darbelerin esas olarak egemen kapitalist sistemin, onun devlet ve toplum düzeninin iç çelişkileri, çatışmaları içerisinde yattığını ifade eden Bayhan, “Kapitalist devlet düzeni esas olarak burjuvazinin sınıf egemenliğini sağlamak, korumak ve sürdürmek için çalışan sivil, resmi polis ve askeri bürokrasiden oluşan bir örgüttür. Bunun için darbeler bu devlet örgütlenmesi içerisinde çeşitli sermaye kliklerinin, kapitalistlerin iktidar kavgalarının bir yansıması olarak ortaya çıkarlar. Türkiye’de mevcut devlet düzeni ve siyasal sistem açısından bu çok daha belirgindir. Çünkü mevcut devlet düzeni ve siyasal sisteme egemen olan, baskın olan ya da yön veren sermaye güçleri-klikleri, ellerinde tuttukları yetki ile bir kaç günde bir kapitalist yaratabildikleri gibi, bir kapitalisti birkaç günde yok edebilirler. Bunun bir abartı olmadığını, son yıllarda yaşanan birçok örnekle gördük. En güncel ve çarpıcı örneği ise Erdoğan-AKP Hükümeti ile Gülen Cemaati arasındaki ‘dünün can ciğer ortaklığı, darbe döneminin ise kanlı bıçaklı düşmanlığı’ ilişkisinde görülmüştür” dedi.
"En büyük zararı işçiler, emekçiler, gençler, kadınlar, emek, barış ve demokrasiden yana güçler görmekte"
Saray oligarşisi ve Erdoğan’ın bugünki iktidarının kapsamlı somut ve yasal temellerinin o zaman atıldığını belirten Bayhan, “Erdoğan bu darbe girişiminin ‘Allah’ın bir lütfu’ olduğunu söyledi. Bunu, tek adam yönetimi temelinde gerici, faşist bir devlet örgütlenmesinin dayanağı yaptı. Bu amaçla 2017’de, hileli olduğu sonradan daha açık görülen bir anayasa referandumuyla rejim değişikliği yapıldı. Bundan en büyük zararı da bütün milliyetlerden ve inançlardan işçiler, emekçiler, gençler, kadınlar, emek, barış ve demokrasiden yana güçler görmektedir. Memleketi gerçek anlamda düzlüğe çıkaracak olan da bu güçlerin acil ekonomik ve politik talepler etrafında birleşmesi ve genel eylem, genel direniş hattında mücadeleyi yükseltmesidir” diye konuştu.