Seltem İyigün, Haziran ayı enflasyonu için piyasadaki %0,98’lik genel beklentinin biraz üzerinde, %1 ile %1,3 arasında bir aylık artış öngörüyor. Bu öngörüsünü, Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) tarafında biriken maliyetlerin tüketici fiyatlarına kademeli olarak yansımaya devam etmesine dayandırdı. Özellikle geçmiş dönemde rafine edilmiş petrol ürünlerindeki %100’ü aşan artışların ve ham petrol fiyatlarındaki yükselişin etkilerinin süreceğini ifade eden İyigün, gıda fiyatlarında yaz mevsimi nedeniyle aşağı yönlü bir baskı oluşsa da hizmet grubundaki katılığın; enerji, gübre ve temel girdi maliyetleri nedeniyle devam etmesini beklediğini kaydetti.
Reel sektörde maliyet ve talep dengesi
Reel sektörün durumuna dair analizlerini paylaşan İyigün, şirketlerin tüm kalemlerinde ciddi bir maliyet artışıyla karşı karşıya olduğunu vurguladı. Ücret artışları, sabit giderler ve yükselen finansman maliyetlerinin yanı sıra üç yıldır süren sıkı para politikasının ciroları baskıladığını belirtti. İhracatçıların genellikle döviz kuruna odaklandığını ancak asıl sorunun yurt dışındaki talep durgunluğu olduğunu savunan İyigün, azalan talebin artan maliyetleri karşılayacak ciro artışını engellediğini ifade etti. Bu durumun, özellikle öz kaynakları zayıf olan KOBİ'lerin nakit akışlarında ve bilançolarında bozulma yarattığına dikkat çekti.
Merkez Bankası ve faiz indirimi senaryosu
Gelecek döneme ilişkin para politikası beklentilerini aktaran İyigün, yıl sonu enflasyon hedefini %28 olarak öngördü. Eğer manşet enflasyonda bu seviyelere doğru hızlı bir gerileme yaşanırsa, Merkez Bankası'nın politika faizini %32’ye kadar indirebileceğini değerlendirdi. Öte yandan İyigün, faiz indirimlerinin tek başına yeterli olmayacağını, kredi büyüme sınırı ve kısıtları esnetilmediği sürece reel sektörün finansman ve nakit akışı problemlerinin süreceğini vurguladı.