Pakistan, ABD ile İran arasındaki teknik seviyedeki görüşmelerin yarın İsviçre'nin Bürgenstock kasabasında yapılacağını duyurdu. Pakistan Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, "İslamabad Mutabakatı'nın imzalanmasının ardından, 21 Haziran'da İsviçre'nin Bürgenstock kasabasında teknik düzeyde görüşmeler yapılacak" ifadesi kullanıldı. Açıklamada, görüşmelere ABD ve İran temsilcilerinin yanı sıra arabulucu sıfatıyla Pakistan ve Katar'dan da yetkililerin katılacağı bildirildi.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, mutabakat zaptının uygulanması ve İsrail’in Lübnan’a saldırılarının durdurulmasını ABD ile görüşmek üzere İran heyetinin İsviçre’ye hareket edeceğini açıkladı. Bekayi, nihai anlaşmaya yönelik müzakerelerin başlamasının mutabakat zaptının beş maddesinin yerine getirilmesine bağlı olduğunu belirterek, “Bu seyahat, karşı tarafın yükümlülüklerinin yerine getirilmesini talep etmek ve takip etmek amacıyla gerçekleştirilmektedir çünkü herhangi bir mutabakatın değerlendirilmesinde en önemli kriter, uygulama aşamasıdır” değerlendirmesinde bulundu.
Mutabakat zaptının 13. maddesine göre, nihai anlaşmaya yönelik müzakerelerin başlamasının, ABD’nin 1, 4, 5, 10 ve 11. maddelere dayalı yükümlülüklerinin yerine getirilmesine ve devam etmesine bağlı olduğunu söyleyen Bekayi, şöyle konuştu:
“Bu şartlar, karşı tarafça henüz yerine getirilmemiştir ve bu seyahat, bu yükümlülüklerin nasıl yerine getirileceğini açıklığa kavuşturmak amacıyla gerçekleştirilmektedir.”
Bekayi, mutabakat zaptının ilk maddesinin "Lübnan dahil olmak üzere tüm cephelerde savaşı sona erdirmek" olduğunu belirterek bunun “karşılıklı yükümlülüklerin temel direği” olduğunu ifade etti. İran’ın taahhütlerine bağlı kaldığının altını çizen Bekayi, ABD’nin İsrail’i “Lübnan'da ateşkes ilan etmeye zorlamakla yükümlü” olduğunu ancak bu konuda “başarısız olarak, mutabakat zaptını açıkça ihlal” ettiğini belirtti. Bekayi, deniz ablukasının sona erdirilmesi ve Hürmüz Boğazı'nın açılması konusunda adımlar atıldığını ancak imzalanan mutabakat zaptının ”bir bütün” olduğunu vurguladı. İlk maddenin ihlalinin tüm anlaşmanın “sorgulanması” anlamına geldiğini kaydeden Bekayi, “Diğer taraf gerekli önlemleri derhal almazsa, tüm mutabakat ciddi bir sorunla karşı karşıya kalacaktır” dedi.
İran heyetinde kimler var?
Mutabakat zaptının uygulanması ve İsrail’in Lübnan’a saldırılarının durdurulmasını ABD ile görüşmek üzere İsviçre’nin Zürih kentine giden İran heyetinde, İran Meclis ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ile Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin bulunduğu bildirildi. İran devlet televizyonu, İsviçre’ye giden “Minab 168” isimli İran heyetinde kimlerin yer aldığına ilişkin detayları paylaştı. Yayınlanan haberde, mutabakat zaptının uygulanması ve İsrail’in Lübnan’a saldırılarının durdurulmasını ABD ile görüşmek üzere Zürih kentine giden heyette İran Meclis ve Müzakere Heyeti Başkanı Kalibaf ile Dışişleri Bakanı Arakçi'nin yer aldığı belirtildi. Kalibaf ve Arakçi’ye, Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreter Yardımcısı Ali Bakıri, Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Merkez Bankası Başkanı Abdunnasır Himmeti ile İran Petrol Bakanlığı Yardımcısı ve Ulusal Petrol Şirketi Genel Müdürü Hamid Burd'un eşlik ettiği duyuruldu.
Vance: Ateşkesi sürdürebileceğimizden son derece eminim
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İsviçre'deki ABD-İran müzakerelerinin en erken yarın başlayabileceğini ve kendisinin de birkaç gün içinde bu ülkeye gideceğini söyledi. Amerikan Fox News kanalına konuşan ABD Başkan Yardımcısı Vance, İran'la müzakerelerin başlaması için son hazırlıkların yapıldığını belirtti.
Diplomatik süreçlerin her zaman biraz zorlu olduğunu ve birçok ön hazırlık gerektirdiğini anlatan Vance, İsviçre'ye İran, Katar ve Pakistanlı yetkililerin ulaşmalarını beklediklerini söyledi. Kendisinin de birkaç gün içinde yola çıkacağı bilgisini veren Vance, görüşmelerin ne zaman başlayacağı sorusuna "En erken yarın. İran hükümeti ile Katar ve Pakistan hükümetlerinden yetkililer geldiğinde görüşmeleri başlatacağız" yanıtını verdi.
Öte yandan Vance, "stratejik uygulamadaki olası farklılıklara rağmen" Washington'un mevcut ateşkesi sürdürebileceğinden "çok emin" olduğunu ifade etti. "Ateşkesi sürdürebileceğimizden son derece eminim. Hedefler konusunda bir ayrılık mı var, yoksa bazen sadece bu hedeflere nasıl ulaşılacağı konusunda bir görüş ayrılığı mı var, bunu bilmiyorum." diyen Vance, İsrail hükümeti içinde bazı görüş ayrılıkları olsa da ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'la müzakereler konusundaki tutumunun net olduğunu vurguladı.
Diğer yandan Vance, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı geçici olarak geçişlere kapattığı açıklamasından önce verdiği röportajda, Boğaz'a ilişkin haberler hakkında ellerinde net bir bilgi olmadığını kaydetti. Vance, "Son 24 saat içinde Hürmüz Boğazı’ndan 16 milyon varil petrol geçti. Bu rakam, savaş başlamadan önceki seviyeye neredeyse ulaşmış durumda ve bu da Boğaz'ın şu anda gerçekten açık olduğunu gösteriyor." yorumunu yaptı. ABD Başkan Yardımcısı, "İranlıların Hürmüz Boğazı'nı halen kapatmaya devam ettiklerine dair herhangi bir kanıt görmüyoruz" dedi.
İran'ın nihai anlaşmaya yönelik müzakerelerin başlaması için ABD'nin yükümlüklerini yerine getirmesini şart koştuğu maddeler şunlar:
- "1. ABD, İran İslam Cumhuriyeti ve mevcut savaştaki müttefikleri, bu Mutabakat Zaptı'nı imzalayarak Lübnan dahil tüm cephelerdeki askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirildiğini ilan ederek, bundan böyle birbirlerine karşı herhangi bir savaş veya askeri operasyon başlatmayacaklarını, birbirlerine karşı güç kullanmaktan veya güç kullanma tehdidinde bulunmaktan kaçınacaklarını ve Lübnan'ın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini güvence altına alacaklarını taahhüt eder. Nihai anlaşma, Lübnan dahil tüm cephelerdeki savaşın kalıcı olarak sona erdirilmesini ve bu paragrafın diğer hükümlerini teyit edecektir.
- 4. Bu mutabakat zaptının imzalanmasının hemen ardından ABD, İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik deniz ablukasını ve her türlü engellemeyi veya aksaklığı kaldırmaya başlayacak ve deniz ablukasını 30 gün içinde tamamen sona erdirecektir. Bu süre zarfında, gemilerin trafiği, İran İslam Cumhuriyeti tarafından yeniden tesis edilen savaş öncesi trafik hacmine orantılı olacaktır. ABD ayrıca, nihai anlaşmanın imzalanmasından sonraki 30 gün içinde İran İslam Cumhuriyeti sınırları yakınındaki kuvvetlerini geri çekmeyi taahhüt eder.
- 5. Bu mutabakat zaptının imzalanmasının ardından İran İslam Cumhuriyeti, ticari gemilerin Basra Körfezi'nden Umman Denizi'ne ve tersi yönde, yalnızca 60 gün süreyle, ücretsiz ve güvenli bir şekilde geçiş yapabilmeleri için elinden gelen tüm çabayı göstererek gerekli düzenlemeleri yapacaktır. Ticari gemilerin trafiği derhal başlayacak ve İran İslam Cumhuriyeti tarafından teknik ve askeri engellerin kaldırılması ve mayın temizliği gerekliliği göz önünde bulundurularak, bu düzenlemeler 30 gün içinde yürürlüğe girecektir. İran İslam Cumhuriyeti, geçerli uluslararası hukuk ve Hürmüz Boğazı kıyı devletlerinin egemenlik hakları çerçevesinde, diğer Basra Körfezi kıyı devletleriyle görüşerek Hürmüz Boğazı'ndaki gelecekteki idare ve denizcilik hizmetlerini belirlemek üzere Umman Sultanlığı ile diyalog kuracaktır.
- 10. ABD, bu mutabakat zaptının imzalanmasının hemen ardından ve yaptırımların sona ermesine kadar, ABD Hazine Bakanlığının İran ham petrolü, petrol ürünleri ve türevlerinin ihracatı ile bankacılık işlemleri, sigortacılık, nakliye vb. dahil olmak üzere tüm ilgili hizmetler için muafiyetler vereceğini taahhüt eder.
- 11. ABD, bu mutabakat zaptının yürürlüğe girmesiyle birlikte İran İslam Cumhuriyeti'ne ait dondurulmuş veya kısıtlanmış fon ve varlıkların kullanımına tam olarak açılmasını taahhüt eder. ABD ile İran İslam Cumhuriyeti, müzakereler sırasında bu fonların serbest bırakılmasına ilişkin usuller üzerinde karşılıklı olarak mutabık kalacaktır. Bu fonlar, ister asıl hesaptan ister havale yoluyla elde edilsin, İran İslam Cumhuriyeti Merkez Bankası tarafından belirlenen nihai lehtara yapılacak ödemeler için tam olarak kullanılabilir hale getirilecektir. ABD, buna uygun olarak gerekli tüm lisans ve izinleri vermeyi taahhüt eder."