İlki 2023 yılında Ankara'da "Büyük Dönüşüm Çağında Medeniyetlerin Birlikte Var Olması" ve ikincisi geçen yıl Şanghay’da "Belirsizlik Çağında Yön Arayışı: Türkiye ve Çin Perspektifleri" temasıyla tamamlanan forumun üçüncüsü bu yıl "Krizler Çağında Ortak Karar Alma ve İş Birliği İmkanları" ana temasıyla gerçekleştiriliyor.
Enstitü Sosyal Genel Koordinatörü Dr. İpek Coşkun Armağan, yaptığı açılış konuşmasında, küresel bilginin çağdaş üretiminin Doğu’nun ve Küresel Güney’in entelektüel geleneklerini dışarıda bırakacak şekilde belirli bölgelerde yoğunlaşmaya devam ettiğine dikkati çekerek, "Bu dengesizliği düzeltme yolunda çabalamak sembolik jestlerle değil insanlığın karşı karşıya bulunduğu sorunlara karşı gerçekten evrensel bir anlayış inşa edebilmekle mümkün olacak." dedi.
Enstitü Sosyal olarak iki ülke arasındaki işbirliği imkanlarını bu bağlamda değerli bulduklarını vurgulayan Armağan, "Ortak yayınlar, ortak araştırma projeleri, paylaşılan veri tabanları, öğretim üyesi değişimleri ve özellikle genç akademisyenlere yönelik fırsatlar yoluyla bu işbirlikleri daha da genişlemeli." ifadelerini kullandı.
Armağan, "Akademik hareketlilik, fikirlerin, yöntemlerin, kültürlerin ve perspektiflerin de hareketliliği ile sağlanır. Günümüz dünyası, üniversitelerden ve düşünce kuruluşlarından sadece bilgi üretmenin ötesinde şeyler bekliyor." değerlendirmesinde bulundu.
Şanghay Sosyal Bilimler Akademisi Tarih Enstitüsünden Profesör Guo Changgang da köklü geçmişe sahip iki büyük medeniyetin temsilcileri olarak, kriz dönemlerinde geliştirilecek ortak yolların küresel gelecek vizyonlarına sunacağı katkının altını çizdi.
Türkiye ile Çin’in Küresel Güney’in iki büyük ülkesi olduğuna dikkati çeken Guo, iki ülke arasındaki ilişkilerin sadece ekonomik ve siyasi olarak değil aynı zamanda teknik ve entelektüel açıdan da geliştirilmesinin gerekliliğine dikkati çekti.

Forumun ilk oturumu yapıldı
Açılış konuşmalarının ardından Enstitü Sosyal Toplum Araştırmaları Koordinatörü Dr. Selçuk Aydın'ın moderatörlüğünde "Parçalanan Bir Dünyada Entelektüel ve Akademik İşbirliği" temasıyla forumun ilk oturumu yapıldı.
Oturumda Şanghay Sosyal Bilimler Akademisi Bilgi Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Liu Wei, Enstitü Sosyal Genel Koordinatörü Armağan, Prof. Guo ve Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gürol Baba konuşmacı olarak yer aldı.
Oturumda Türkiye ile Çin arasındaki ilişkinin yalnızca ekonomik ve siyasi eksenle sınırlı tutulmaması gerektiği vurgulandı.
Benzer modernleşme deneyimleri ve Batı hegemonyasıyla yüzleşme süreçlerini paylaşan iki toplum arasındaki entelektüel etkileşimin bugüne dek sınırlı ve parçalanmış kaldığına işaret edilen oturumda, sürdürülebilir entelektüel ortaklık zemininin oluşturulması için akademisyenlerin, üniversitelerin ve düşünce kuruluşlarının rolünün önemi vurgulandı.
Oturumda konuşmacılar, ayrıca Batı merkezli paradigmaların eleştirel gözle sorgulanmasının ve yalnızca yapı sökümüyle yetinilmeyip alternatif modeller geliştirilmesinin gerekliliğine dikkati çekti.
Soru-cevap bölümünde de iki ülke arası ilişkilerdeki yapısal sorunlar, jeopolitik önceliklerin farklılığı ve ticaret açığı gibi eksenler üzerinden ele alındı.
Forum kapsamında "Yapay Zeka, Bilgi Sistemleri ve Küresel Gelecekler" başlıklı yuvarlak masa toplantısı, "Türkiye-Çin İşbirliği: Eğitim, Ticaret ve Diplomasi" ve "Türkiye-Çin İlişkileri: Tarihsel Gelişmeler ve Güncel Çalışmalar" başlıklı akademik oturumlar da gerçekleştirilecek.
Türkiye ve Çin'den önde gelen akademisyen ve uzmanların katılımıyla küresel yönetişimden yapay zekaya, ticaretten kamu diplomasisine kadar 11 temel tematik başlığın ele alınacağı programda politika yapıcılar ve üniversiteler için somut öneriler geliştirilmesi ile Türkiye-Çin akademik işbirliğinin daha geniş diyaloğun parçası olarak güçlendirilmesi amaçlanıyor.