Aladağlar ile Yedigöller arasında bir geçiş noktası oluşturan Hacer Ormanları, 2 bin 200 metre yükseklikte, dik kanyon duvarları arasına sıkışmış gizli ekosistemiyle dikkati çekiyor.
Bölge, yaban hayatı, temiz havası, kar suları, manzarası, dağları ve doğal yürüyüş rotalarıyla doğaseverler tarafından tercih ediliyor.
Toros göknarı, karaçam, sedir ve ardıç ağaçları ile yaban keçisi ve kaya kartalı gibi hayvanlara ev sahipliği yapan bölge, ziyaretçilere şehrin stresinden uzak, doğal bir ortamda güzel vakit geçirme imkanı sunuyor.
Dik yamaçların ortasında, ormanın içinde ve kuş sesleri eşliğinde yürüyüş, dağcılık ve kamp gibi faaliyetler yapan doğaseverler, burada fotoğraf çekmeyi de ihmal etmiyor.
Aladağlar Milli Parkı sınırlarında bulunan bölgede, Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü tarafından dağcılar için yaptırılan taş ve ağaç evlerde ziyaretçiler de dinlenme imkanı buluyor.
"TÜRKİYE'NİN KALBİ DİYEBİLİRİZ"
Ziyaretçilerden İbrahim Köse, insanı rahatlatan bu bölgeye sık geldiğini söyledi. Hacer Ormanları'nın eşsiz bir güzelliğe sahip olduğunu belirten Köse, şöyle konuştu:
"Dağcılık ve doğa yürüyüşü için çok uygun bir bölge. Bu seneden itibaren de özellikle motosikletliler burayı çok tercih etmeye başladı. Burası yıllardır bilinen bir bölge ve genel olarak Türkiye'nin kalbi diyebiliriz çünkü 57'den fazla zirvesi, trekking rotaları, kamp alanları, Kapuzbaşı Şelaleleri'ndeki görsellik insanları buraya çekiyor. Yürüyüşçüler, özellikle yabancılar yaz aylarında çok tercih ediyor. Hacer Ormanları, Ulupınar köyüne 11 kilometre, oradan da devam ederseniz Hacer Boğazı'na kadar 6 kilometre daha var. Bu harika bir trekking rotası. Her yaştan insanın bu parkuru yürüyebileceğini düşünüyorum. Görsellik olarak dağların ihtişamı, Aladağların, milli parkların güzelliği, tahta evin, taş evin güzelliği insanları buraya çekiyor. Hacer Ormanları filmlere konu olabilecek güzelliğe sahip."
Köse, doğa harikası bu yere gelen ziyaretçilerden bölgeyi temiz bırakmalarını istedi.
"OLAĞANÜSTÜ BİR COĞRAFYA"
Murat Yıldırım da ilk defa geldiği Hacer Ormanları'nı çok sevdiğini ifade etti. Doğada yürüyüş ve kamp yapmayı sevdiğini anlatan Yıldırım, "Bazen büyük ekipmanlarımızla, araçlarımızla, karavanlarımızla bazen de bir ateş, bir baltayla kamp yapıyoruz. Burası bambaşka bir yer, gerçekten hayran kaldık. Yol biraz engebeli ama aracı uygun olanlar gelebilir. Benim hayallerimin ötesinde bir yer, olağanüstü bir coğrafya. Sanki bir çanağın içi ve her tarafta duvar gibi dağlar var. Çanağın içinde sanki bir cennet. Çok beğendik ve sevdik." diye konuştu.
"BU TÜR ORTAMLARDA POZİTİF ENERJİ VAR"
Murat Karaarslan ise bölgeye motosikletli arkadaş grubuyla Kahramanmaraş'tan geldiklerini söyledi.
Motosikletlerle doğada gezmeyi sevdiklerini dile getiren Karaarslan, şunları kaydetti:
"Burasını birkaç arkadaşımız sosyal medyada paylaşınca biz de gelmeyi uygun gördük. İnşallah güzel bir gün geçirmeyi düşünüyoruz. Kalacak yer yaptıkları için de Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü'ne çok teşekkür ediyoruz. Gerçekten iyi bir hizmet ama kıymetini bilmemiz lazım. Manzarası ve bitki örtüsü çok güzel. Daha önce görmediğimiz katran ardıcını ilk defa burada gördüm. Bu tür ortamlarda pozitif enerji var, şehirdeki negatif enerji yok. Bu tür ortamlara insanların gelip stres atması lazım."

