Ana içeriğe geç

Adalar’da imar ve ruhsat çarkının ayrıntıları ortaya çıktı! İzinlerde ‘belli bir tarife’ usulü…

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Adalar Belediyesi’ne yönelik yürüttüğü yolsuzluk soruşturmasında; ruhsat, iskân, tadilat ve kaçak yapılar üzerinden rüşvet karşılığı işlem yapıldığı iddiaları yer alıyor. Delillendirilen dosyada çok sayıda şüpheli eylem bulunuyor.

Adalar’da imar ve ruhsat çarkının ayrıntıları ortaya çıktı! İzinlerde ‘belli bir tarife’ usulü…
Aydınlık
16

İstanbul’un tarihi ve doğal dokusuyla öne çıkan turistik merkezi Adalar ilçesi, yolsuzluk iddialarıyla çalkalanıyor. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen CHP’li Adalar Belediyesi’ne yönelik yürüttüğü kapsamlı soruşturma, kurumların güvenilirliğini zedeleyen iddiaları ve yapısal usulsüzlük şüphelerini gözler önüne seriyor. Belediye bünyesindeki ruhsat, iskân, tadilat izinleri, kaçak yapı denetimleri ve idari cezaların düşürülmesi gibi temel işlemlerin maddi menfaat odaklı birer pazarlık unsuru haline getirildiği ileri sürülüyor.

KAÇAK YAPILAR VE İMAR CEZALARINDA PAZARLIK İDDİASI

Soruşturma dosyasında yer alan somut iddiaların en önemli ayağını, sit alanı statüsündeki koruma bölgelerinde yapılan kaçak inşaat ve tadilat işlemlerine rüşvet karşılığında göz yumulması oluşturuyor. Büyükada Maden Mahallesi Kıvılcım Sokak’taki bir taşınmazda yaz boyunca gizlice yürütülen tadilata ilişkin iddialar, bu durumun ilk örneği olarak dosyada yer alıyor. Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu (KUDEB) tarafından söz konusu yapıya 1 milyon 100 bin TL idari para cezası kesilmesinin ardından; cezanın düşürülmesi, yıkımın engellenmesi ve inşaatın devamı için belediye yönetimine 150 bin TL rüşvet teklif edildiği ve bu sürecin kabul gördüğü öne sürülüyor. Aynı taşınmaz için daha önce de zabıta araçlarının tamiri bahanesiyle 300 bin TL tutarında usulsüz bir ödeme yapıldığı belirtiliyor.

HEYBELİADA’DA OTELE 150 BİN AVRO

Benzer şekilde, Heybeliada’da ormanlık alan sınırları içerisinde yer alan lüks bir taşınmazın iskân ve otel ruhsatı alabilmesi için aracı isimler üzerinden mülk sahibinden tam 150 bin avro talep edildiği kayıtlara geçiyor. Dosyadaki değerlendirmelere göre, istenen bu yüksek ödemeyi yapmayan şahıslara karşı imar aykırılıkları birer baskı unsuru olarak kullanılırken, ödemeyi kabul edenlerin usulsüz işlemlerinin kolaylaştırılması hedefleniyor. Doğal sit alanlarının bu yolla ranta açılması şüphesi, idari yozlaşmanın boyutunu gösteren iddialar arasında yer alıyor.

RUHSAT VE İZİN İŞLEMLERİNDE ‘BELLİ BİR TARİFE’

Belediyenin asli görevleri arasında yer alan iş yeri açma ve çalışma ruhsatları ile ticari faaliyet izinlerinin de kayıt dışı bir rüşvet tarifesine bağlandığı iddia ediliyor. Maden Mahallesi Kumsal Sokak’ta faaliyet gösteren bir restoranın ruhsatlandırılması sürecinde, işletme sahibinin belediye başkanının makam odasında yaptığı görüşmede 200 bin TL nakit parayı elden teslim ettiği ve kanun dışı ödemenin ardından ruhsat sürecinin ilerletildiği iddialar arasında bulunuyor. Bir diğer eylemde ise Maden Mahallesi Çınar Caddesi’ndeki ruhsatsız bir işletmeye resmi olarak 250 bin TL harç tahakkuk etmesine rağmen, işlemlerin tamamlanması için işletme sahibinden gayriresmi olarak 500-550 bin TL arasında ek bir ödeme talep edildiği tapelerle dosyaya giriyor.

Usulsüzlük iddiaları sadece binalarla sınırlı kalmayıp, ilçedeki ulaşım ve ticari faaliyetleri de kapsıyor. Adalar ilçesinde adabüs ve ticari bisiklet kullanımı için resmi başvuruda bulunan bir girişimciden, onay belgelerinin verilmesi karşılığında ilk etapta 500 bin TL istendiği, yapılan pazarlıklar neticesinde bu tutarın 300 bin TL’ye düşürülerek belediye yönetimine menfaat sağlandığı öne sürülüyor. Ruhsatsız çalışan hediyelik dükkanları ve astroloji merkezleri gibi işletmelerin denetimlerden muaf tutulması ya da mühürlerinin usulsüzce kaldırılması için de doğrudan üst yönetimin devreye girdiği iddia ediliyor.

‘EMANET’ ADI ALTINDA PARA TRAFİĞİ

Soruşturma dosyasının kurumsal işleyişi en çok zedeleyen bölümlerinden birini, rüşvet paralarının transfer edilme ve dağıtılma yöntemleri oluşturuyor. Şüphelilerin teknik takibe takılmamak adına nakit paraları "emanet", "paket" veya "misafirlerin bırakacağı ödeme" şeklinde şifreli kelimelerle tanımladıkları görülüyor. Bu doğrultuda, belediye başkanının makam şoförünün maaşının belediye bütçesinden değil, belediyede usulsüz işi olan müteahhitler, iş takipçileri ve işletmecilerden elden toplanan rüşvet paralarıyla karşılandığı iddia ediliyor. Teknik incelemelere göre, şoförün maaşını alması için rüşvete aracılık eden personel tarafından belirli iş sahiplerine yönlendirildiği, bu kişilerin de şoföre "başkanın emaneti" diyerek elden nakit para teslim ettikleri iddialar arasında yer alıyor.

Ayrıca, belediyenin resmi ihtiyaçları için kiralanan depoların kira bedellerinin dahi, belediyede usulsüz inşaat işleri bulunan kişilere zorla ödettirildiği dosyada yer alan bulgular arasında bulunuyor. Burgazada’da imara aykırı inşaatı nedeniyle hakkında yasal işlem yapılması gereken bir şahıstan 80 bin TL temin edilerek deponun mülk sahibine kira olarak yatırıldığı, bu ödemenin ardından inşaat izinlerinde kolaylık sağlandığı öne sürülüyor. Başka bir olayda ise iskân belgesi almak isteyen bir inşaat sahibinin, belediyenin kiraladığı deponun iki aylık borcuna karşılık gelen yaklaşık 60 bin TL'yi çanta içerisinde belediye binasına getirerek teslim ettiği, bu anların kamera kayıtları ve tanık beyanlarıyla desteklendiği belirtiliyor. Kamu hizmetlerinin finansmanının rüşvet fonlarıyla sağlanması, belediyedeki yönetim anlayışının yasallıktan ne denli uzaklaştığını açıkça belgeliyor.

BELİRLİ MİMARLARA YÖNLENDİRME İDDİASI

Soruşturmada deşifre edilen bir diğer iddia edilen yöntem ise belediye yönetiminin, iş yaptırmak isteyen vatandaşları zorunlu olarak kendileriyle iş birliği içinde çalışan belirli mimarlık ofislerine yönlendirmesi olarak kayıtlara geçti. Nizam Mahallesi’nde dükkan projesi çizdirmek isteyen bir vatandaşın yardım talep etmesi üzerine, belediye üst yönetimi tarafından belirli bir mimara yönlendirildiği iddia ediliyor. Bu sistemde, mimarın projeyi ilk etapta "ücretsiz" olarak çizeceği, projenin belediyedeki onay süreçleri sorunsuz şekilde tamamlandıktan sonra ise belediye başkanı tarafından belirlenecek bir rüşvet bedelinin elden belediye yönetimine aktarılacağı ileri sürülüyor. Kamu gücünün haksız kazanç ve ticari bir tekel yaratmak amacıyla kullanılması, yolsuzluğun yapısal bir nitelik kazandığı şüphesini doğuruyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler