CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde düzenlediği basın toplantısında siyasi gelişmeler, ekonomi ve Meclis gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Emir, özellikle CHP içerisindeki kurultay tartışmaları ve parti yönetimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
AK Parti'ye katılan İstanbul Milletvekili Nimet Özdemir'e ilişkin yöneltilen soruya da yanıt veren Emir, konuya ilişkin ayrıntılı bilgi sahibi olmadığını belirterek, şu ifadeleri kullandı:
"Arka planı hakkında somut bilgim olmadığı için değerlendirme yapmak istemem. Üzüntülerimi ifade ediyorum. Bununla yetinmiş olayım."
"CHP'DE PARALEL YÖNETİM YOKTUR"
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın partisinin grup toplantısında CHP'ye yönelik kullandığı "paralel yönetim modeli" eleştirilerine de yanıt veren Emir, CHP'de çift başlı ya da paralel bir yönetim yapısının bulunmadığını savundu.
Partinin meşru yönetiminin kurultay tarafından seçilen Genel Başkan Özgür Özel ve yönetim kadroları olduğunu ifade eden Emir, şunları söyledi:
"Bir defa CHP'de bir paralel yönetim yoktur. CHP yönetimi, CHP kurultayının seçtiği Genel Başkan Özgür Özel ve o günkü kadrolardır. Saray, Cumhurbaşkanı Sayın Tayyip Erdoğan yargısını talimatlandırarak adeta CHP'yi bölme, zayıflatma ve bu yolla kendi iktidarını sürdürebilme telaşına düşmüştür. Bu nedenle bu mesele, CHP'nin bir iç meselesi veya CHP'deki bir çelişki, çekişme değildir. CHP ile saray iktidarı arasındaki, milyonlarla bir kişi arasındaki bir meseledir. Burada çok başlılığı arzu eden, yaratan da Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın ta kendisidir. Yüce çatı altında CHP'liler tarafından herhangi bir olumsuzluk yaşanmadığı gibi saygınlığına da herhangi bir gölge düşürülmemiştir."
KURULTAY TARTIŞMALARI: "TÜZÜĞÜMÜZ AÇIKTIR"
Basın toplantısında CHP Sözcüsü Müslim Sarı'nın kurultay sürecinin eylül ayında başlayabileceğine ilişkin açıklamaları da gündeme geldi.
Emir, mevcut süreçte olağanüstü kurultayın geciktirilmek istendiğini öne sürerek, bunun parti içinde uzun süreli bir tartışma ortamı yaratacağını savundu.
Parti tüzüğünün açık hükümler içerdiğini belirten Emir, kurultay delegelerinin halen görevde olduğunu ve delegelerin kurultay talebinde bulunduğunu söyledi.
Emir, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Açıkça anlaşılmaktadır ki eğer son anda bir aklıselim, bir demokratik anlayış ve CHP ile ona umut bağlayan milyonlara kastetmeme sağduyusu gelişmezse derhal olağanüstü kurultay yapılması arzu edilmiyor. Bu süreçte bir taraftan sarayın arzu ettiği gibi partide bir çekişme görüntüsü verecekler, bir yıpratma sürecine girecekler ve diğer taraftan sarayın atadıkları CHP'nin öz evlatlarını, öz kadrolarını dağıtma görevi görecek. Bunun üzerinden yıllara yayılacak ve hatta 'Seçim zamanında kurultay mı olur?' noktasına kadar getirecekleri ve oradaki o süreci dilediklerince sürdürebilecekleri bir çaba içerisinde olduklarını görüyoruz."
"KILIÇDAROĞLU'NUN 45 GÜN İÇİNDE KURULTAYI TOPLAMASI GEREKİR"
Kurultay delegelerinin hukuki statüsüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Murat Emir, mahkemenin verdiği butlan kararında delegelerin görevlerine ilişkin herhangi bir tedbir kararı bulunmadığını ifade etti.
Bu nedenle delegelerin kurultay çağrısı yapma hakkını kullandığını belirten Emir, Kemal Kılıçdaroğlu'nun tüzük gereği kurultayı toplaması gerektiğini söyledi.
Emir açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Tüzüğümüz açıktır; kurultay delegelerimiz görevdedir. Butlan kararında kurultay delegelerimize dönük olarak herhangi bir tedbir kararı yoktur. Tam da bu nedenle bu kurultay delegelerimiz haklarını kullanıp, kurultay talep etmiştir. Bu durumda atanmış Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun 45 gün içerisinde kurultayı toplaması gerekmektedir."
"BÜTÜN SEÇENEKLER MASADA"
CHP'nin seçilmiş yönetiminin görevine devam ettiğini vurgulayan Emir, partiye sahip çıkma konusunda kararlı olduklarını belirterek, hukuki, siyasi ve demokratik tüm hakların kullanılacağını söyledi.
Açıklamasının sonunda Kılıçdaroğlu'na yeniden çağrıda bulunan Emir, şu ifadeleri kullandı:
"Beklenti budur, olması gereken budur ve biz kendisinden tekraren bu sağduyuyu göstermesini bekleriz. Defalarca söylediğimiz gibi bir kez daha söyleyelim; biz baba ocağımızdayız, CHP'nin seçilmiş kadrolarıyız, partimize sahip çıkma konusunda sonuna kadar sahip çıkma konusunda kararlıyız. Elimizdeki her türlü hukuki, siyasi ve demokratik hakları sonuna kadar kullanırız ve kullanacağız. Kimsenin şüphesi olmasın ama bunları yapıyoruz diye diğer bütün seçeneklerin de masada olmadığını söyleyemeyiz."