Ana içeriğe geç

Cumartesi Anneleri’nin 1112’nci hafta eylemi: '33 yıldır Ferhat Tepe için adalet bekliyoruz'

Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen gazeteci Ferhat Tepe'nin akıbetinin açıklanması ve sorumluların yargılanması talebiyle 1112'nci haftada bir kez daha buluştu. Açıklamada, "33 yıldır Ferhat Tepe için adalet bekliyoruz" denildi.

Cumartesi Anneleri’nin 1112’nci hafta eylemi: '33 yıldır Ferhat Tepe için adalet bekliyoruz'
Evrensel
16

İstanbul — Cumartesi Anneleri/İnsanları, 1112’nci hafta buluşmasında 1993 yılında gözaltında kaybedilen gazeteci Ferhat Tepe’yi andı. Galatasaray Meydanı’nda yapılan eylemde, 33 yıldır sürdürülen hakikat ve adalet mücadelesinin devam edeceği vurgulandı.

Bu haftaki basın açıklamasını İkbal Eren okudu. Açıklamada, uzun yıllar Ferhat Tepe için adalet mücadelesi veren babası İshak Tepe’nin vefatının ardından ilk kez onun yokluğunda bir anma gerçekleştirildiğine dikkat çekildi.

Eren, Türkiye’de gözaltında kaybedilenlerin ailelerinin yıllardır hakikate ve adalete ulaşamadığını belirterek, “Cezasızlık yalnızca failleri korumuyor; yıllardır evlatlarını arayan anne ve babaların ömürlerini de tüketiyor. İshak Amcamızın bıraktığı yerden sesleniyoruz; 33 yıl önce gözaltında kaybedilen Ferhat Tepe için hakikati açıklayın, adaleti sağlayın” dedi.

Eren, Özgür Gündem gazetesi Bitlis muhabiri olan 19 yaşındaki Ferhat Tepe’nin, 28 Temmuz 1993’te Bitlis kent merkezinde silahlı ve telsizli üç kişi tarafından kaçırıldığını hatırlattı. Ailesinin tüm başvurularına rağmen resmi makamların gözaltı iddiasını reddettiği belirten Eren, kaçırılmasının ardından aileyi arayan bir kişinin Türk İntikam Tugayı adına konuştuklarını öne sürerek fidye ve siyasi koşullar ileri sürdüğü aktarıldı.

Eren, Ferhat Tepe’nin ağır işkence görmüş cenazesine 13 gün sonra Elazığ Kimsesizler Mezarlığı’nda “meçhul kişi” olarak gömülmüş halde ulaşıldığını ifade etti. Eren, olaya ilişkin tanıklar ve Diyarbakır Jandarma Alay Komutanlığı’nda Tepe’yi gördüğünü söyleyen çok sayıda kişinin bulunmasına rağmen etkili bir soruşturma yürütülmediğini kaydetti.

Eren, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin soruşturmadaki “şaşırtıcı eksikliklere” dikkat çekerek Türkiye’yi yaşam hakkının usul boyutu ve etkili başvuru hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle mahkûm ettiğini hatırlattı. Eren ayrıca Anayasa Mahkemesi’nin de 2016 yılında etkili soruşturma yürütülmediğine hükmettiği ancak zamanaşımı gerekçesiyle dosyanın yeniden açılmasının önünü kapattığını belirtti.

"Adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz"

Eren son olarak şunları söyledi; “Ferhat Tepe’nin gözaltında kaybedilişinin 33'üncü yılında bir kez daha yargı makamlarına sesleniyoruz: Uluslararası hukukun emredici kurallarına uyun. Ferhat Tepe dosyasını insanlığa karşı işlenmiş suç kapsamında değerlendirin. Zamanaşımını işletmeyin. Hakikati ortaya çıkaracak, sorumluları yargı önüne çıkaracak etkili bir soruşturma ve kovuşturma yürütün. Bugün bir kez daha söylüyoruz: Evlatlarına, hakikate ve adalete ulaşamadan aramızdan ayrılan bütün anne -babaların bıraktığı yerden mücadelemizi sürdüreceğiz. Kaç yıl geçerse geçsin Ferhat Tepe için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten, devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz.”

Basın açıklamasının ardından konuşan Ferhat Tepe’nin annesi Zübeyde Tepe ise şunları söyledi; “İshak Tepe, yol arkadaşım vefat etti. Bir isteği vardı, sağlıklı iken buraya gelmek, mücadele vermek. Ferhat’ın resmi burada, bizimle. Üzgünüz ama buradayız, unutmuyoruz. Bu davanın takipçisiyiz. Biz sağ oldukça buradayız.”

Kaynağa Git

İlgili Haberler