Ana içeriğe geç

Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davasının görülmesine devam edildi

Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin öldüğü, 6 kişinin yaralandığı kozmetik fabrikasındaki yangına ilişkin, aralarında şirket yetkililerinin de bulunduğu 5’i tutuklu, 1'i firari 16 sanığın yargılandığı davanın üçüncü duruşması yapıldı.

Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davasının görülmesine devam edildi
Hürriyet
16

Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'ndeki salonda yapılan duruşmaya, tutuklu sanıklar, tutuksuz sanıklardan G.D, müştekiler ve taraf avukatları katıldı.

Duruşma, dosyaya gelen belgelerin okunmasıyla başladı.

Dijital materyallerin incelenmesi konusunda söz alan tutuklu sanıklar İsmail ve Altay Ali Oransal, özel yazışma ve fotoğraflarının medyaya sızmasından endişe ettikleri için telefon ve bilgisayarlarının şifrelerini paylaşmaktan vazgeçtiklerini söyledi.

Tutuklu sanık Ali Osman Akat ise şifrelerini daha önce söylediğini, yüz tanıma ve parmak izi doğrulama işlemini de yaptırmak istediğini belirtti. Bunun üzerine duruşma salonunda hazır bulunan bilirkişi gerekli işlemleri yaparak Akat'a ait cep telefonunun kilidini açtı. Telefon, dijital inceleme yapılması için heyete teslim edildi.

Başka bir suçtan Bursa'da tutuklu bulunan tanık S.Y, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden duruşmaya katıldı.

S.Y, sanıklardan hiçbirini tanımadığını ve yangının yaşandığı firmayla herhangi bir alışverişinin bulunmadığını öne sürerek, vergi kayıtlarında görülen ticari ilişkilerin, kendisini sıkıntıya sokan muhasebecisinin yaptığı işlemlerden kaynaklanmış olabileceğini söyledi.

Duruşmada daha sonra yangında yakınlarını kaybeden ailelere söz verildi.

Esma Gikan'ın eşi Aytekin Gikan, aileler olarak çok mağdur olduklarını belirterek, "Dün eşimin doğum günüydü. Mezarı başında çocuklarımla beraber doğum gününü kutladım." dedi.

Diğer aileler de kaybettikleri yakınlarının acısını her gün yaşadıklarını dile getirerek, sanıkların en ağır cezaya çarptırılmasını talep etti.

Duruşma, müşteki avukatlarının dosyaya eklenen belgeler ve tanık ifadelerine ilişkin beyanda bulunmasıyla devam etti.

Ardından söz verilen Cumhuriyet savcısı, tutuklu sanıkların mevcut halinin devamını ve eksik hususların giderilmesini istedi.

Cumhuriyet savcısının mütalaasına ilişkin söz verilen tutuklu sanık Ali Osman Akat, yaklaşık 9 aydır tutuklu bulunduğunu belirterek, kendisine isnat edilen "suçluyu kayırma" suçunu işlemiş olsa dahi tutuklu kalması gereken süreden daha uzun süre cezaevinde kaldığını öne sürdü. İş insanı olduğunu ve tutukluluk halinin işlerini olumsuz etkilediğini ifade eden Akat, beraatini ve tahliyesini talep etti.

Tutuklu sanık Abdurrahman Bayat, korktuğu için ilk duruşmaya gelmediğini, ikinci duruşmaya kendi rızasıyla geldiğini dile getirerek, tahliyesini istedi.

Tutuklu sanık Altay Ali Oransal, hiçbir zaman Ali Osman Akat’ın firmasının kartvizitini taşımadığını savundu.

Olayın yaşandığı fabrikanın fiili yöneticisinin babası Kurtuluş Oransal olduğunu ileri süren Oransal, "Maalesef babam hayatını kaybetti. Burada olsaydı muhtemelen ilk duruşmada serbest kalacaktım. Keşke gerçek failler yaşasaydı, gerçek ortaya çıksaydı." ifadelerini kullandı.

Tutuklu sanık İsmail Oransal da sık sık fabrikaya gittiği yönündeki iddiaların asılsız olduğunu belirterek, fabrikanın fiili yöneticisinin babası Kurtuluş Oransal olduğunu iddia etti.

Tutuklu sanık Gökberk Güngör, fabrikada yönetsel bir sorumluluğunun bulunmadığını, olayla ilgisinin olmadığını savunarak beraatini ve tahliyesini istedi.

Yangının meydana geldiği fabrika binasının eski sahibi tutuksuz sanık G.D. ise hakkındaki suçlamaları reddederek beraatini istedi.

Sanık avukatları, müvekkillerinin tahliye edilmesi talebinde bulundu.

Mahkeme heyeti, Adli Tıp Kurumu ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'ndan istenen belgelerin beklenmesine, tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

OLAY VE CEZA İSTEMLERİ

Dilovası ilçesi Mimar Sinan Mahallesi'ndeki bir kozmetik fabrikasında 8 Kasım 2025'te çıkan yangında Tuğba Taşdemir (17) ile kuzeni Nisanur Taşdemir (15), Cansu Esetoğlu (15), Hanım Gülek (52), Esma Gikan (31) ve Şengül Yılmaz (59) hayatını kaybetmiş, 7 kişi yaralanmıştı. Kocaeli Şehir Hastanesi'ne kaldırılan Tuncay Yıldız da 15 Kasım'da yaşamını yitirmişti.

Soruşturma kapsamında, aralarında iş yeri sahiplerinin de bulunduğu 7 kişi tutuklanmış, fabrika sahiplerinden olan ve tutuklu bulunduğu cezaevinde kalp krizi geçiren Kurtuluş Oransal, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti.

Bilirkişi raporunda, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini sahada etkin şekilde yerine getirmediği belirlenen Küresel Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi (OSGB) sorumlu müdürü Ü.A. 3 Aralık'ta, yapıyı yangın güvenliği açısından eksik ve tehlikeli durumda kiraya verdiği ve bu nedenle "tali ağır kusurlu" olduğu değerlendirilen fabrika binasının eski sahibi G.D. de 4 Aralık'ta tutuklanmıştı.

Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen 97 sayfalık iddianamede, tutuklu kozmetik firması yetkilileri Altay Ali ve kardeşi İsmail Oransal ile ortak üretim yaptığı değerlendirilen kozmetik firmasının yetkilileri Aleyna Oransal ve tutuklu sanık Gökberk Güngör hakkında "olası kastla öldürme" suçundan 7'şer kez müebbet, "olası kastla mala zarar verme" suçundan ise 3'er kez 5 ay 10 günden 3 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Olayın yaşandığı fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren Küresel OSGB firmasının işletmecisi firari Ü.Ç, sorumlu müdürü Ü.A. ile iş güvenliği uzmanları M.D. ve S.Ç, fabrika binasının eski sahibi G.D, binayı satın alan şirketin yetkilileri C.Ö.Y, Ö.Y. ve Ö.Y'nin "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6'şar aya kadar hapisle cezalandırılması istenilen iddianamede, kozmetik firması yetkililerinin kaçmasına yardım ettikleri gerekçesiyle tutuklu şüpheliler Ali Osman Akat ve Abdurrahman Bayat ile tutuksuz Ö.A. ve Ö.Y. için "suçluyu kayırma" suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler