Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:
7 -8 Temmuz'da Ankara'da yapılacak NATO zirvesi hazırlıklarını, dış politikada son günlerde yaşanan hadiseleri, İran krizinde varılan mutabakatı ve bölgemiz için sonuçlarını, dış ticaret cephesindeki güncel gelişmeleri etraflıca değerlendirdik.
Kabine toplantımızda aldığımız kararların ülkemiz, milletimiz ve devletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bir defa şunu tüm vatandaşlarımızın bilmesini istiyorum. Dünyamız ve bölgemiz tarihi bir dönemden geçerken bizim ufkumuzda sadece büyük Türkiye var.
Bizim idealimizde Türk milletini hayalleriyle buluşturmak var. Bizim hedefimizde bu çağa milletimizin mührünü vurmak var. Menzilinde güçlü, müreffeh, muteber ve muzaffer bir Türkiye 'nin olduğu bu yolda durmadan, dinlenmeden yürüyoruz.
Burada şu hususu samimiyetle ifade etmek istiyorum. Bu yolculukta elbette zaman zaman sıkıntılarla karşılaşıyoruz. Bu yolculukta tabii ki engellerle, zorluklarla muhatap oluyoruz. Kimi zaman içeriden, kimi zaman dışarıdan önümüzü kesmeye, hızımızı yavaşlatmaya dönük operasyonlara maruz kalıyoruz.
Yaklaşık iki asırlık yönetim sistemi arayışına son veren Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi hem bu yolculukta hem de içinden geçtiğimiz sancılı dönemde Türkiye'nin en büyük avantajına dönüşmüştür.
Ülkemizin yumuşak karnı olan yönetimde istikrar sorununu çözen sistem sayesinde bugün devletimizin tüm kurumları uyum ve koordinasyon içinde çalışıyor, Türkiye 'yi geleceğe taşımanın mücadelesini veriyor. İşte en son İran'ı ve Körfez bölgesini etkileyen çatışmalarda olduğu gibi, Türkiye en zor krizleri bile son derece başarılı bir şekilde yönetiyor.
Ortadoğu'daki savaş
İsrail 'in tertip ve tahrikleriyle 28 Şubat'ta başlayan savaşta dün gece çok önemli bir adım atıldı. Amerika ve İran arasındaki çatışmaları sonlandırmaya dönük mutabakata varıldığı açıklandı. Böylece aylardır diken üstünde olan bölgemiz rahat bir nefes almış oldu. Biliyorsunuz Türkiye olarak İran'a saldırıların ilk gününden itibaren daima sağduyulu, serinkanlı ve diplomasiyi önceleyen bir tutum içinde olduk. Provokasyonlara gelmedik Hakka niyeti elden bırakmadık Komşuluk ve kardeşlik hukukumuzun Zedelenmesine izin vermedik. Müttefiklerimiz ve Körfez'deki kardeşlerimizle İş birliği içinde hareket ediyoruz ettik. Savaşa benzin dökenlerden değil, barışın sesini yükseltenlerden olduk.
Savaş defteri kapandı
Binlerce sivilin hayatına mal olan bu anlamsız savaş defterinin artık kapandığına inanıyoruz. Bizim de katkılarımızla varılan mutabakattan bölgemiz ve tüm insanlık adına büyük memnuniyet duyuyoruz.
Türkiye bu süreçte de üzerine düşeni yapacaktır. Mutabakatın hayırlı olmasını diliyorum.
Muhalefete sert tepki: "Gidin salon kapmaca oynayın"
İran krizinin ilk gününden itibaren hükümetimizin politikalarına destek vermek yerine köstek olmaya çalışanları ise bugün bir kez daha Allah 'a ve aziz milletimizin tertemiz vicdanına havale ediyorum.
Gözleri şahsi ikballeri dışında hiçbir şey görmeyenler bilsinler ki biz sizin Türkiye 'ye hiçbir faydası olmayan polemik siyasetinizden yüz çevirdik. Siz dış politika gibi tecrübe gerektiren bir birikim gerektiren, omurga gerektiren, yerli ve milli duruş gerektiren alanlarda ahkam kesmekten vazgeçin. Bunun yerine gidin, koltuk peşinde koşun, salon kapmaca oynayın.
NATO zirvesi
2026 yılında Türkiye olarak birbirinden önemli uluslararası zirvelere ev sahipliği yapmaya hazırlanıyoruz. Hiç şüphesiz bunların en başında 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilecek olan NATO liderler toplantısı vardır. Bildiğiniz üzere Türkiye 1952 yılında Demokrat Parti iktidarında katıldığı NATO ittifakının 'nın en önemli aktörlerinden biridir. Geçmişte bazı görüş ayrılıkları yaşansa da on yıllardır NATO'nun Güneydoğu kanadının güvenliği büyük ölçüde ülkemize emanet edildi.
Biz de ittifak bünyesindeki görevlerini her zaman layıkıyla yerine getiren bu uğurda gerektiğinde elini taşın altına koyan bir müttefik olduk. Hali hazırda NATO'nun ikinci büyük kara ordusunu sevk ve idam ediyoruz."