Ana içeriğe geç

Diyarbakır Barosu'ndan Deniz Göktaş tepkisi: Gözaltı tedbiri ölçüsüz, ters kelepçe kötü muamele

Diyarbakır Barosu, komedyen Deniz Göktaş hakkında uygulanan gözaltı işlemi ve ters kelepçe görüntülerine tepki gösterdi. Baro, ifade özgürlüğünün korunması gerektiğini belirterek ceza muhakemesi tedbirlerinin 'cezalandırma ve sindirme aracına dönüştürüldüğünü' vurguladı

Diyarbakır Barosu'ndan Deniz Göktaş tepkisi: Gözaltı tedbiri ölçüsüz, ters kelepçe kötü muamele
Artı Gerçek
16

Artı Gerçek - Diyarbakır Barosu, komedyen Deniz Göktaş hakkında yürütülen soruşturma kapsamında uygulanan gözaltı işlemi ve emniyette ters kelepçeyle görüntülenmesine ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Baro, Göktaş'ın hakkında soruşturma yürütüldüğünü bilmesine rağmen kendi iradesiyle Türkiye'ye döndüğünü hatırlatarak, bu durumda gözaltı tedbirine başvurulmasının ölçülülük ve son çare olma ilkeleri açısından hukuken tartışmalı olduğunu belirtti.

'TERS KELEPÇE GÖRÜNTÜLERİNİN SERVİS EDİLMESİ KİŞİ ONURUNU HEDEF ALIYOR'

Açıklamada, Göktaş'ın emniyet binasında ters kelepçeli şekilde görüntülenmesi ve bu görüntülerin kamuoyuyla paylaşılmasının kişi onurunu hedef alan aşağılayıcı bir muamele olduğu ifade edildi.

Baro açıklamasında şu değerlendirmeye yer verildi:

"Gözaltı görüntülerinin kamuoyuyla paylaşılması, yargısal süreci teşhir mekanizmasına dönüştüren, kişiyi yargı kararı olmaksızın kamuoyu nezdinde suçlu ilan eden ve hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayan ağır bir uygulamadır."

'İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ RAHATSIZ EDEN DÜŞÜNCELERİ DE KORUR'

Diyarbakır Barosu, ifade özgürlüğünün yalnızca toplum tarafından kabul gören düşünceleri değil, siyasal iktidarı ve kamu makamlarını eleştiren, rahatsız eden ve sarsan ifadeleri de koruma altına aldığını vurguladı.

Açıklamada, siyasal hiciv ve mizahın Deniz Göktaş'ın mesleğinin bir parçası olduğu belirtilerek, kamu gücünü kullananların çok daha geniş bir eleştiri sınırına katlanmakla yükümlü olduğu kaydedildi.

'CEZA HUKUKU BASKI ARACINA DÖNÜŞTÜRÜLMEMELİ'

Şiddeti teşvik etmeyen ya da nefret söylemi içermeyen mizahi ifadelerin ceza soruşturmasına konu edilmesinin, ceza hukukunun ifade özgürlüğü üzerinde baskı ve sindirme aracına dönüşmesine yol açtığı belirtilen açıklamada, bunun demokratik toplum düzeni ve hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığı ifade edildi.

Baro açıklaması şu çağrıyla sona erdi:

"Diyarbakır Barosu olarak; ifade özgürlüğünü, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkını, işkence ile kötü muamele yasağını ihlal eden ve bu haklar üzerinde caydırıcı etki yaratan her türlü uygulamanın karşısında olduğumuzu belirtiyor, yetkili makamları bu hakları ölçüsüz biçimde sınırlayan uygulamalara son vermeye, ceza muhakemesi tedbirlerini cezalandırma ve sindirme aracına dönüştüren hukuka aykırı pratiklerden derhal vazgeçmeye davet ediyoruz." (HABER MERKEZİ)

Kaynağa Git

İlgili Haberler