Ana içeriğe geç

Ünlü ekonomistten bomba iddia: Alman Volkswagen Çinli mi oluyor?

Almanya’nın önde gelen ekonomistlerinden Moritz Schularick, kriz ve dönüşüm baskısı altındaki Volkswagen için dikkat çeken bir öngörüde bulundu. Schularick, uzun vadede Volkswagen’in bir Çinli otomobil üreticisi tarafından satın alınabileceğini belirterek, “VW muhtemelen bir Çinli otomobil üreticisi tarafından, örneğin BYD tarafından satın alınacak” dedi.

Ünlü ekonomistten bomba iddia: Alman Volkswagen Çinli mi oluyor?
Karar
16

Avrupa otomotiv sanayisinin sembol şirketlerinden Volkswagen için çarpıcı bir satın alma iddiası gündeme geldi. Almanya’nın önde gelen ekonomistlerinden, Kiel Dünya Ekonomisi Enstitüsü Başkanı Moritz Schularick, Volkswagen’in uzun vadede bir Çinli otomobil üreticisi tarafından satın alınabileceğini söyledi.

Schularick, Volkswagen’in geleceğine ilişkin değerlendirmesinde en güçlü aday olarak Çinli elektrikli araç devi BYD’yi işaret etti.

“VOLKSWAGEN’İ MUHTEMELEN BYD SATIN ALACAK”

Alman otomotiv basınında yer alan değerlendirmeye göre Schularick, Volkswagen’in mevcut iş modeliyle yoluna devam etmesinin giderek zorlaştığını belirtti.

Schularick, Volkswagen’in iflas edip etmeyeceği yönündeki soruya yanıt verirken şu ifadeyi kullandı:

“VW muhtemelen bir Çinli otomobil üreticisi tarafından satın alınacak. Örneğin BYD tarafından.”

Bu sözler, yalnızca Volkswagen açısından değil, Almanya’nın otomotiv sanayisindeki tarihsel üstünlüğü bakımından da çarpıcı bir uyarı olarak yorumlandı.

ALMAN OTOMOTİVİNİN SEMBOLÜ BASKI ALTINDA

Volkswagen, uzun yıllar boyunca Alman mühendisliğinin, ihracat gücünün ve küresel otomotiv liderliğinin en güçlü sembollerinden biri olarak görüldü.

Ancak elektrikli araç dönüşümü, Çinli üreticilerin yükselişi, Avrupa’da zayıflayan talep, ABD tarifeleri ve yüksek maliyetler şirket üzerinde ağır baskı yaratıyor.

Volkswagen yönetiminin de artık “Almanya’da geliştir, Avrupa’da üret, dünyaya sat” modelinin her marka için çalışmadığını kabul ettiği belirtiliyor.

Bu tablo, Schularick’in BYD iddiasını daha da dikkat çekici hale getirdi.

100 BİN KİŞİLİK KESİNTİ İDDİASI

Volkswagen cephesinde son günlerde gündeme gelen yeniden yapılanma planları da krizin boyutunu ortaya koyuyor.

İddialara göre şirket, 100 bine kadar istihdam kaybını gündemine aldı.

Bu sayı, Volkswagen’in küresel iş gücünün yaklaşık altıda birine karşılık geliyor.

Böyle bir kararın hayata geçmesi halinde, bu adım otomotiv sektörünün yakın tarihindeki en büyük yeniden yapılanmalardan biri olacak.

ALMANYA’DA 4 FABRİKA KAPANABİLİR

Yeniden yapılanma planlarında Almanya’daki dört büyük tesisin kapatılması da masada.

Kapatılması değerlendirilen tesisler arasında Hannover, Zwickau, Emden ve Audi’nin Neckarsulm tesisi yer alıyor.

Söz konusu fabrikaların kapatılması halinde yalnızca bu tesislerde on binlerce çalışanın etkilenebileceği belirtiliyor.

Alman sendikaları ve Aşağı Saksonya eyaleti ise bu planlara sert şekilde karşı çıkıyor.

ANA VOLKSWAGEN MARKASI AYRILABİLİR

Volkswagen yönetiminin masasında yalnızca işten çıkarma ve fabrika kapatma yok.

Şirketin ana Volkswagen markasının ayrı bir yapıya dönüştürülmesi de seçenekler arasında gösteriliyor.

Bu adım, grubun içindeki zarar baskısı yüksek birimlerin ayrıştırılması ve şirketin daha çevik bir yapıya kavuşturulması hedefiyle değerlendiriliyor.

Ayrıca Volkswagen’in parça operasyonlarının da ayrı bir yapıya dönüştürülmesi ihtimali konuşuluyor.

MODEL SAYISI AZALTILACAK

Volkswagen’in dönüşüm planlarında ürün gamının daraltılması da yer alıyor.

İddialara göre grubun model sayısının 150’den 100’ün altına düşürülmesi planlanıyor.

Bu adım, maliyetleri azaltmak, karmaşık üretim süreçlerini sadeleştirmek ve daha kârlı modellere odaklanmak amacıyla gündeme geldi.

Şirketin yatırım bütçesinde de ciddi kesintiler yapılabileceği belirtiliyor.

ÇİN REKABETİ VOLKSWAGEN’İ ZORLUYOR

Volkswagen’in yaşadığı baskının merkezinde Çinli otomobil üreticilerinin hızlı yükselişi var.

Özellikle BYD, elektrikli araç pazarındaki agresif büyümesiyle hem Çin’de hem de Avrupa’da Volkswagen’in en güçlü rakiplerinden biri haline geldi.

Volkswagen, uzun yıllar Çin pazarının en güçlü yabancı üreticilerinden biri olarak öne çıkmıştı. Ancak son yıllarda Çinli markalar hem fiyat hem teknoloji hem de elektrikli araç üretim hızı bakımından küresel dengeleri değiştirdi.

BYD, Çin’de Volkswagen’i geride bırakırken, Avrupa pazarında da büyümesini hızlandırdı.

“AVRUPA ÇOK YAKINDA ÇİNLİ OTOMOBİLLERE BİNEBİLİR”

Schularick’in değerlendirmesi, Avrupa sanayisi için daha geniş bir uyarı niteliği de taşıyor.

Alman ekonomiste göre Avrupa, Çin ve ABD arasında sıkışma riskiyle karşı karşıya.

Schularick, Avrupa’nın büyük pazarını pazarlık gücü olarak kullanması gerektiğini savunuyor. Ona göre Çinli üreticilerin Avrupa’da satış yapmasına izin verilecekse, bu üretimin de Avrupa’da yapılması şart koşulmalı.

Bu yaklaşım, Çin’in yıllarca Batılı şirketlere uyguladığı modeli tersine çevirmek anlamına geliyor.

SATIN ALMA KOLAY DEĞİL

Schularick’in BYD iddiası dikkat çekici olsa da Volkswagen’in bir Çinli üretici tarafından satın alınması kolay bir senaryo değil.

Volkswagen’in hissedar yapısı oldukça özel.

Porsche SE, Volkswagen’de oy haklarının çoğunluğunu elinde bulunduruyor. Aşağı Saksonya eyaleti ise yüzde 20 oy hakkıyla kritik kararları engelleyebilecek bir konumda bulunuyor. Katar da önemli hissedarlar arasında yer alıyor.

Ayrıca Volkswagen Yasası ve şirketin güçlü işçi temsil sistemi, fabrika kapatma, şirket bölme ya da büyük yapısal değişikliklerde yönetimin hareket alanını sınırlıyor.

Bu nedenle BYD gibi bir Çinli üreticinin Volkswagen’i satın alması, yalnızca finansal değil, siyasi ve hukuki olarak da son derece zor bir süreç anlamına gelir.

YİNE DE İDDİA AVRUPA’DA DEPREM ETKİSİ YARATTI

Buna rağmen Schularick’in sözleri, Alman otomotiv sanayisinin içine girdiği krizin boyutunu göstermesi açısından büyük yankı uyandırdı.

Çünkü tartışma artık yalnızca Volkswagen’in birkaç fabrikasında üretim düşüşü ya da maliyet kesintisiyle sınırlı değil.

Avrupa’nın en büyük otomotiv devlerinden birinin, uzun vadede Çinli bir rakibin hedefi haline gelebileceği ihtimali konuşuluyor.

Almanya için sembolik kırılma

Volkswagen’in BYD tarafından satın alınabileceği yönündeki iddia, Almanya açısından sembolik anlamı çok büyük bir tartışma başlattı.

Volkswagen, Almanya’nın savaş sonrası sanayi modelinin, ihracat ekonomisinin ve işçi-sermaye uzlaşmasının en önemli kurumlarından biri olarak görülüyor.

Bu nedenle şirketin Çinli bir üretici tarafından satın alınabileceği ihtimali, yalnızca otomotiv sektöründe değil, Avrupa’nın sanayi geleceği açısından da alarm zili olarak değerlendiriliyor.

AVRUPA SANAYİSİ İÇİN UYARI

Schularick’in sözleri, Avrupa’nın elektrikli araç, batarya teknolojisi, yazılım, yapay zeka ve otonom sürüş gibi alanlarda geri kalması halinde sanayi devlerinin bile el değiştirebileceği uyarısı olarak okunuyor.

Volkswagen’in geleceğiyle ilgili tartışma, bu yönüyle yalnızca bir şirket krizinden ibaret değil.

Asıl soru, Avrupa’nın Çin ve ABD arasındaki teknoloji ve üretim yarışında kendi sanayi omurgasını koruyup koruyamayacağı.

Schularick’in “Volkswagen’i muhtemelen BYD satın alacak” çıkışı da bu büyük kırılmanın en çarpıcı ifadesi olarak gündeme oturdu.

Kaynağa Git

İlgili Haberler