Ana içeriğe geç

Sanatçıların Kılıçdaroğlu'na şarkı yasağına Türkiye Sanatçılar Birliği'nden tepki

Mutlak butlan kararıyla CHP'deki görevine iade edilen Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetiminin eserlerini kullanmasına izin vermeyen sanatçılarla ilgili tartışma büyüyor. Türkiye Sanatçılar Birliği, yayımladığı açıklamada sanatçıların tutumuna tepki göstererek, "Sanat çürümeye siper olamaz" ifadelerini kullandı ve özellikle Selda Bağcan'a dikkat çeken sorular yöneltti.

Sanatçıların Kılıçdaroğlu'na şarkı yasağına Türkiye Sanatçılar Birliği'nden tepki
Haberler.com
16

Birçok sanatçı, mutlak butlan kararıyla CHP Genel başkanlığı görevine iade edilen Kemal Kılıçdaroğlu'na eserlerinin kullanılmasına izin vermeyerek tepki gösterdi. Zülfü Livaneli, Selda Bağcan, Sabahat Akkiraz, Onur Akın ve Suavi gibi sanatçılar Kılıçdaroğlu ve yönetiminin şarkılarını kullanmasına yasak koydu. Sanatçıların bu yasak kararına Türkiye Sanatçılar Birliği'nden tepki geldi.

"SANAT ÇÜRÜMEYE SİPER OLAMAZ"

TSB tarafından yapılan "Sanat Çürümeye Siper Olamaz" başlıklı yazılı açıklamada, "Üzülerek görüyoruz ki; eserlerini bir siyasi anlayıştan esirgemeyi 'demokratik bir duruş' olarak sunan sanatçılarımız, destek verdikleri diğer anlayışın içindeki derin rüşvet ve çürüme batağına gözlerini kapatmaktadırlar" ifadeleri kullanıldı.

"SİZİN MUHALİF CEPHENİZDE DİYE YUH'LARI RAFA MI KALDIRACAKSINIZ?"

Ayrıca açıklamada özellikle yer verilen Selda Bağcan'ın "Yuh Yuh" şarkısına ilişkin, "'Rüşveti hak bilenler', kapalı kapılar ardında pazarlıklar yapanlar, sırf sizin 'muhalif' cephenizde yer alıyor diye, 'yuh'ları rafa mı kaldıracaksınız? Mahzuni’nin o asil isyanını, halkın umutlarını kendi çıkarları ve Batı merkezli senaryolar için harcayanların üzerine dile getirmeye devam edebilecek misiniz?" denildi.

"BİZİ DÜŞÜNDÜREN BU TAVRIN ALTINDA YATAN GÖRÜNMEZ SAVRULMA"

Açıklamanın tamamı şöyle:

"Son günlerde Zülfü Livaneli, Selda Bağcan, Sabahat Akkiraz ve Onur Akın gibi değerli sanatçılarımızın, CHP içindeki yönetim değişimleri ve "mutlak butlan" tartışmaları bağlamında aldıkları tutumları dikkatle izliyoruz. Elbette her sanatçı, kendi eserinin nerede ve kimler tarafından kullanılacağı konusunda söz sahibidir. Ancak bizleri asıl düşündüren; bu tavrın ardında yatan görünmez savrulma ve sanatın asli görevinden uzaklaşılmasıdır.

"SANATÇI HAKİKATİN SARSILMAZ SAVUCUSUDUR"

Sanatçı; çağının tanığı, toplumun vicdanı ve hakikatin sarsılmaz savunucusudur. Gerçek sanat, popüler rüzgarlara kapılmayı veya salt belli bir kitlenin alkışını kaybetmeme kaygısını reddeder. Bugün "muhalif olma" refleksinin, aydınları nasıl kör edici bir tarafgirliğe sürüklediğini ve daha da acısı, derin bir yozlaşmaya nasıl bilmeyerek siper edildiğini görmekteyiz.

"DERİN RÜŞVET VE ÇÜRÜME BATAĞINA GÖZLERİNİ KAPATMAKTADIRLAR"

Üzülerek görüyoruz ki; eserlerini bir siyasi anlayıştan esirgemeyi "demokratik bir duruş" olarak sunan sanatçılarımız, destek verdikleri diğer anlayışın içindeki derin rüşvet ve çürüme batağına gözlerini kapatmaktadırlar.

Yıllarca meydanlarda, milyonların önünde bu dizelere nefes olan, haksızlığa ve talana karşı "Yuh Yuh" diyen Selda Bağcan'a en içten saygılarımızla sormak isteriz:

"Rüşveti hak bilenler", kapalı kapılar ardında pazarlıklar yapanlar, sırf sizin “muhalif” cephenizde yer alıyor diye, “yuh”ları rafa mı kaldıracaksınız? Mahzuni’nin o asil isyanını, halkın umutlarını kendi çıkarları ve Batı merkezli senaryolar için harcayanların üzerine dile getirmeye devam edebilecek misiniz?

Türkiye Sanatçılar Birliği olarak eserlerinizi kimin kullanıp kullanmayacağına karar verirken gösterdiğiniz hassasiyeti, o eserlerin ruhunu oluşturan "bağımsızlık, namus ve dürüstlük" kavramlarına sahip çıkarken de göstermenizi bekliyoruz."

Kaynağa Git

İlgili Haberler