Yaz sezonunun başlamasıyla birlikte Bodrum, Çeşme ve Antalya gibi turizm merkezlerindeki restoran fiyatları yeniden gündem oldu. Bazı işletmelerde lahmacun fiyatlarının 1.600 TL’ye kadar çıkması kamuoyunda tartışma yaratırken, Ziya Şark Sofrası Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve CEO’su Nihat Bingöl, yüksek fiyatların nedenlerine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Bingöl, "Ben burada açıkça şunu söylemek isterim: Bir lahmacun 1.600 TL eder diyemem. Kusura bakmasın satan işletmeci dostlarımız; çünkü ben kendi işletmelerimde sattığım fiyatları da biliyorum, tercih ettiğim farklı işletmelerdeki fiyatları da görüyorum. Bu nedenle müşteri gözüyle baktığımda, bu fiyat bana da oldukça yüksek geliyor." dedi.

Mynet Muhabiri Çiğdem Sevinç’e konuşan Bingöl, turistik bölgelerdeki fiyat artışlarının en önemli nedenlerinden birinin sezonluk çalışma baskısı olduğunu belirtti. Bingöl, birçok işletmenin yılın yalnızca 3-4 ayında yoğun çalıştığını ve tüm yılın gelirini bu kısa döneme yaymaya çalıştığını söyledi.
“HER YÜKSEK FİYATI MAKUL GÖRMEK DOĞRU DEĞİL”
Turistik bölgelerde kira, personel, enerji ve tedarik zinciri maliyetlerinin fiyatlara doğrudan yansıdığını ifade eden Bingöl, buna rağmen her yüksek fiyatın makul kabul edilemeyeceğini vurguladı.
Bingöl, “Ürün maliyetlerine baktığımızda zaman zaman gerçekten çok yüksek, hatta fahiş diyebileceğimiz fiyatlarla karşılaşabiliyoruz. Ancak bunu tüm esnaf için genellemek de doğru olmaz. Bu fiyatlar tek elden ya da ortak bir kararla belirlenen fiyatlar değildir. Her işletme kendi maliyet yapısına ve hedef kitlesine göre fiyatını oluşturur. Ancak bu domino etkisi yaratabilir” dedi.

“LAHMACUN ENFLASYONU SEKTÖRE ZARAR VERİYOR”
Her yaz döneminde restoran fiyatlarının “lahmacun enflasyonu” üzerinden tartışılmasının sektör üzerinde ciddi algı baskısı oluşturduğunu belirten Bingöl, bu durumun işletmelerin emeğine gölge düşürdüğünü söyledi.
Bingöl, restoran sektörünün yalnızca fiyatlardan ibaret olmadığını belirterek, “Bu tartışmaların haklı gerekçeleri olsa da sektörümüzün sürekli fiyat ve fahiş fiyat başlıklarıyla anılması beni derinden üzüyor” ifadelerini kullandı.
“BİR LAHMACUN 1.600 TL EDER DİYEMEM”
Bazı işletmelerde lahmacun fiyatlarının 1.600 TL’ye kadar çıkmasına da değinen Bingöl, bu fiyatlamanın yalnızca ürün maliyetiyle açıklanamayacağını belirtti.
Bingöl, “Burada mesele yalnızca lahmacunun maliyeti değil; işletmenin fiyatlandırma stratejisidir. O işletme, gelen her misafirin belirli bir seviyenin altında harcama yapmasını istemiyor. Bir lahmacunun 1.600 TL gibi bir fiyatla sunulması, aslında ‘buraya gelen kişi yemek yediğinde kişi başı en az bu seviyelerde ödeme yapsın’ yaklaşımının sonucudur” dedi.
Fiyatın tüketicide “fahiş” algısı yaratması halinde sektörün genel algısına da zarar verdiğini vurgulayan Bingöl, “Ben burada açıkça şunu söylemek isterim: Bir lahmacun 1.600 TL eder diyemem. Kusura bakmasın satan işletmeci dostlarımız; çünkü ben kendi işletmelerimde sattığım fiyatları da biliyorum, tercih ettiğim farklı işletmelerdeki fiyatları da görüyorum. Müşteri gözüyle baktığımda bu fiyat bana da oldukça yüksek geliyor” diye konuştu.

“KISA SEZONDA MAKSİMUM KÂR ANLAYIŞI TURİZME ZARAR VEREBİLİR”
Turistik bölgelerdeki fiyat meselesinin yalnızca birkaç restoranın fiyat politikası olarak görülmemesi gerektiğini belirten Bingöl, konunun ülke turizmine bakışla doğrudan ilgili olduğunu söyledi.
Bingöl, “Üç-dört aylık kısa sezonda maksimum kâr elde etme anlayışı, kısa vadede bazı işletmelere kazanç sağlıyor gibi görünse de uzun vadede ülke turizmine zarar verebilir. Turizm yalnızca doğal güzelliklerden ibaret değildir. Turizm; konaklama, yeme-içme, eğlence, ulaşım, hizmet kalitesi, güven duygusu ve misafir memnuniyetinin toplamıdır” dedi.

TAVUK FİYATLARI MENÜLERE NASIL YANSIYOR?
Son dönemde tavuk üreticilerine yönelik soruşturma ve operasyonların restoran maliyetlerine etkisine de değinen Bingöl, sürecin yalnızca soruşturma boyutuyla değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.
Bingöl, beyaz et fiyatlarının ve gıda enflasyonunun son iki yıldır bakanlıklar tarafından yakından takip edildiğini belirterek, “Dileriz ki bu süreç hem üretici firmalar hem restoran işletmeleri hem de tüketiciler adına en sağlıklı şekilde sonuçlanır. Burada nihai amaç, piyasada adil rekabetin korunması, maliyetlerin makul seviyelerde kalması ve tüketicinin güvenle ürüne ulaşabilmesidir” dedi.
Tavuk fiyatlarındaki gelişmelerin menü fiyatlarına hemen indirim olarak yansımasının gerçekçi olmadığını söyleyen Bingöl, “Bu sürecin asıl avantajı, mevcut menü fiyatlarını hemen aşağı çekmesinden ziyade, gelecek zamların ya da yeni fiyat artışlarının önüne geçebilmesidir. Menü fiyatlarının ciddi şekilde düşmesi için enflasyonun tek haneli rakamlara inmesi, maliyetlerin öngörülebilir ve kontrol edilebilir hale gelmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.