Ana içeriğe geç

Ankara'da Çin-Rusya Ortaklığının Değerlendirildiği Toplantıda Uzmanlar Çok Kutuplu Dünyanın Yükselişine Dikkat Çekti

Çin ile Rusya arasındaki İyi Komşuluk, Dostluk ve İşbirliği Anlaşması'nın 25. yılı dolayısıyla Ankara'da düzenlenen seminerde, iki ülke arasındaki stratejik ortaklık ve çok kutuplu dünya düzeni ele alındı.

Ankara'da Çin-Rusya Ortaklığının Değerlendirildiği Toplantıda Uzmanlar Çok Kutuplu Dünyanın Yükselişine Dikkat Çekti
Haberler.com
16

ANKARA, 19 Temmuz (Xinhua) -- Çin ile Rusya arasında 2001 yılında imzalanan İyi Komşuluk, Dostluk ve İşbirliği Anlaşması'nın 25. yılı dolayısıyla Ankara'da düzenlenen seminerde, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın gelişimi ve çok kutuplu dünya düzeninin geleceği masaya yatırıldı.

Perşembe günü Rusya'nın Ankara Büyükelçiliği'nde gerçekleştirilen programa Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Sergey Verşinin, diplomatlar, akademisyenler ve çok sayıda davetli katıldı.

Etkinlikte konuşma yapan Jiang, Çin ile Rusya arasındaki anlaşmanın iki ülke arasında kalıcı dostluk ve karşılıklı güvenin temelini oluşturduğunu belirterek, enerji, ulaştırma, sanayi, kültür ve bilim gibi alanlardaki işbirliğinin istikrarlı biçimde gelişmeye devam ettiğini ifade etti.

Sergey Verşinin de Çin ile Rusya'nın uluslararası platformlardaki yakın eşgüdümünün küresel istikrar açısından önem taşıdığını vurguladı.

Konuşmaların ardından düzenlenen panelde, Çin-Rusya ilişkilerinin uluslararası siyasette artan ağırlığı ve küresel güç dengelerindeki değişim ele alındı.

Panele katılan Başkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Ünal, Xinhua'ya yaptığı değerlendirmede, toplantının ana temasının çok kutuplu uluslararası düzen olduğunu belirterek, Çin ile Rusya'nın bu süreçte üstlendiği rolün giderek daha fazla önem kazandığını söyledi.

"Toplantıda neredeyse bütün konuşmalar çok kutupluluk üzerineydi. Türkiye'den katılan akademisyenler olarak bizler de uluslararası sistemin geleceğine ilişkin görüşlerimizi bu çerçevede paylaştık" diyen Ünal, son yıllarda küresel siyasette yaşanan gelişmelerin güç dağılımındaki değişimi hızlandırdığını ifade etti.

Ünal, uluslararası sistemin tek bir güç merkezi etrafında şekillenmesinin tarihsel gerçeklerle bağdaşmadığını belirterek, "Tek kutuplu dünya düzeni, dünya siyasi tarihinde istisnai bir dönemdir ve kalıcı olması mümkün değildir. Güç dengesi uluslararası ilişkilerin temelidir. Çok kutupluluk ise bunun doğal sonucudur" dedi.

Çin ve Rusya'nın bu dönüşümün başlıca aktörleri arasında yer aldığını kaydeden Ünal, iki ülkenin uluslararası sistemde daha dengeli bir yapı oluşturulmasını savunduğunu söyledi.

"Çin ve Rusya, ABD öncülüğünde oluşturulmaya çalışılan tek kutuplu dünya anlayışına itiraz eden iki büyük güç olarak öne çıkıyor. Bu yaklaşım, dünyanın daha istikrarlı ve daha sağlıklı bir geleceğe yönelmesine katkı sağlıyor" ifadelerini kullanan Ünal, yeni dönemin yalnızca güç dağılımındaki değişimle sınırlı olmadığını belirtti.

Ünal, "Bu süreç aynı zamanda Batı merkezli olmayan yeni bir uluslararası düzenin ortaya çıkmasına zemin hazırlıyor. Çin ve Rusya'nın bu konudaki işbirliği, uluslararası sistemde alternatif merkezlerin güç kazanmasına katkıda bulunuyor" diye konuştu.

Çin'in ekonomik büyüklüğü, teknolojik kapasitesi ve diplomatik etkisinin, küresel dengeleri değiştiren temel unsurlar arasında yer aldığını dile getiren Ünal, Beijing'in son yıllarda uluslararası platformlarda daha görünür rol üstlenmesinin çok kutuplu yapının güçlenmesine katkı sunduğunu söyledi.

Ünal, "Özellikle Çin ve Rusya'nın ABD liderliğinde ve kolektif Batı öncülüğünde oluşturulmak istenen tek kutuplu dünya düzenine karşı çıkmaları, dünyayı daha sağlıklı bir geleceğe doğru yönlendiriyor. Bu durum aynı zamanda Batı'nın parçası olmayan ülkelerin de içinde yer aldığı, Batı merkezli olmayan yeni bir çok kutuplu düzeni beraberinde getiriyor" ifadelerini kullandı.

Panelde söz alan akademisyenler, değişen küresel güç dengeleri, Avrasya'da gelişen işbirliği mekanizmaları ve çok taraflı diplomasinin geleceğini değerlendirirken, Çin ile Rusya arasındaki stratejik ortaklığın uluslararası sistemde giderek daha fazla önem kazandığı görüşünde birleşti.

Kaynağa Git

İlgili Haberler