Ana içeriğe geç

Uzmanlardan karne günü uyarısı... Kıyaslamayın suçlamayın

Yaklaşık 18 milyon öğrenci bugün son ders ziliyle birlikte 2025-2026 eğitim-öğretim yılını tamamlayacak. Uzmanlar ailelerin karne nasıl gelirse gelsin çocuklarını suçlamaması ve başkalarıyla kıyaslamaması gerektiğini söyledi.

Uzmanlardan karne günü uyarısı... Kıyaslamayın suçlamayın
Hürriyet
16

UZUN süren dersler, sınavlar, ödevler ve yoğun bir temponun ardından okullar kapanıyor. Bazı öğrenciler takdir ve teşekkür belgeleriyle emeklerinin karşılığını almanın mutluluğunu yaşarken, bazıları da yaz tatilini beklediği sonucu elde edememenin hayal kırıklığıyla karşılıyor. Ancak karne günü çocukların duygusal dünyalarının da en hassas olduğu zamanlardan biri. Yıldız Teknik Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi, Psikolog ve Aile Danışmanı Doç. Dr. Begüm Satıcı, çocukların karneye değil, öncelikle anne ve babalarının yüz ifadesine baktığını belirterek, “Çocuk için önemli olan sadece notları değil, o notlar karşısında ailesinin nasıl bir tutum aldığı ve ona göstereceği tepkidir. Unutmayın karne, çocuğunuzun zekâsını ya da değerini belirlemez” diyor.

‘KARŞILAŞTIRMA OLUMSUZ ETKİLER’

Karneyi bir sonuç belgesi olarak görmek yerine, çocuğun eğitim yolculuğunun bir fotoğrafı olarak değerlendirmek gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Satıcı, ailelere şöyle seslendi:

“Çocukların merakını, nezaketini, yaratıcılığını veya dayanıklılığını notlarla ölçemeyiz. Düşük notlar bir yetersizlik göstergesi değil, üzerinde konuşulması gereken bir durumdur. Karne gününde ebeveynlerin ilk tepkisi büyük önem taşıyor. Özellikle ‘Ben sana söylemiştim’, ‘Komşunun çocuğu senden daha başarılı’ gibi kıyaslayıcı ifadeler çocuklarda yetersizlik duygusuna neden olabilir. Bir çocuğa sürekli başkasını örnek göstermek, onun kendi potansiyeline odaklanmasını engeller. Kıyaslama, çocuğun hem kendisiyle hem de çevresiyle kurduğu ilişkiyi olumsuz etkiler.

‘KÖTÜ NOT ALAN ÇOCUĞUNUZU DİNLEYİN’

Düşük notlarla karşılaşıldığında suçlamak yerine çocuğun yaşadığı süreci anlamaya çalışmak önemli. ‘Neden böyle oldu?’ sorusundan önce ‘Bu yıl senin için nasıldı?’ sorusunun sorulması gerekiyor. Sadece düşük notlarda değil, yüksek notlarda da ebeveynlerin kullandığı dil önemli. ‘Ne kadar zekisin’ yerine ‘Bu başarı için çok emek verdin’ ifadesi tercih edilmeli. Böylece çocukların başarıyı değişmez bir yetenek yerine, emek ve çabayla ilişkilendirmesi sağlanır.”

Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Başkanı Prof. Dr. Erten Gökçe ise yaz tatilinde “LGS’den çıkan öğrenciler en az üç, YKS’den çıkan öğrenciler ise en az beş kitap okumalı” önerisinde bulundu.

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 2025-2026 eğitim öğretim yılının sona ermesi nedeniyle tüm öğrenci, öğretmen, okul yöneticisi ve velilere teşekkür ederek iyi tatiller diledi.

SINAV SİSTEMİ DEĞİŞMEYECEK

MİLLİ Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, hem lise hem de üniversiteye geçişte uygulanan merkezi sınav sistemlerinin değişmeyeceğini açıkladı. TRT Haber’de ‘Özel Röportaj’ canlı yayınına katılan Bakan Tekin, özetle şunları söyledi: “Dağıttığımız ders kitapları ve MEBİ uygulamaları dışında çocukların ek olarak herhangi bir şeye ihtiyaç duymayacağı eğitim ortamı oluşturmaya çalışıyoruz. Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğümüz tüm materyalleri hazırlıyor. Sınav sisteminde değişiklikle ilgili bir gündemimiz yok. Şu an 5 ve 6’ncı sınıflar, eylülden itibaren de 7’nci sınıflar Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile yetişecek. Sadece yeni müfredatla yeni sorular gelecek. Üniversite sınavında da bir değişiklik olmayacak. Orada da YÖK Başkanı’nın talimatıyla ÖSYM ile birlikte arkadaşlarımız yeni müfredata uygun yeni sorular oluşturuyor. İçişleri Bakanlığı ile birlikte okullarda güvenlik tedbirleriyle ilgili komisyon toplantıları yapılıyor. Tedbirleri sıkılaştıracak adımlar attık. Ayrıca okullarımızdaki kamera sistemini İçişleri Bakanlığı ile kent yönetim sistemine entegre ediyoruz. Hem biz hem emniyet çocuklarımıza rehberlik desteği verecek uygulamaları devreye alıyoruz.”

Kaynağa Git

İlgili Haberler